Kendimi sürekli tekrarlıyorum; başarı için en önemli şeyin istikrar olduğu konusunda. Çünkü sorun ülke futbolunun bir türlü bitmeyen sorunu; kulüp yönetimlerinde istikrarsızlık, teknik kadroda istikrarsızlık, futbolcularda istikrarsızlık… Sürekli yapılan anlamsız transferler, katlanarak artan borçlar...
Bu konuda Beşiktaş maalesef en ön sıralarda yer alıyor. Üstelik geçmişine, kültürüne ihanet ederek. Her sezon hesapsız yapılan transferler, daha takım oturmadan değişen teknik direktörler, başarı gelmediği için değişen yönetimler...
Oysa ki bir takım yaratmanın birinci kuralı takımda uyum sağlamak. Yani takım sözcüğünün gereğini yerine getirmek. Bunun için de en azından bir süre birlikte çalışmak. Yeni transferler gelmeden önce oynadığı Konya ve Kayseri maçlarında onca eksiğe gediğe rağmen Beşiktaş’ın en iyi futbolunu izlemiştik. Ama şimdi 7 futbolcu daha geldi ve takımın en az yarısı yeniden ilk maçlarına çıkıyor. Yani bundan sonraki maçlar bir nevi sezon başı hazırlık maçlarına dönecek.
Buna karşın ardı ardına şampiyonluklar yaşayan Galatasaray’a bakarsak orada tam tersine istikrar görüyoruz. Hiç de ünlü bir teknik direktör olmamasına rağmen Okan Buruk’ta ısrar hem Buruk’un hem de takımın giderek daha iyi bir noktaya taşınmasını sağladı. Önce takımın iskeletini kurdular sonra birkaç takviye ile takımı güçlendirdiler. Ara transferle de 11’i ve yedek kulübesini zenginleştirdiler. Çünkü takım oturmuş olursa eksikler net olarak gözükür ve transfer sadece takviye için yapılır.
Tamam Galatasaray’ın ülke dışında şanslı fikstür çekmesi, ülke içinde ise şanslı bir konumda olması ve de hakemlerin mağduriyetine pek uğramaması bu yolda ilerlemelerine yardımcı oldu ama esas olarak şu istikrarı sağlamak meselesi çok önemliydi. Yoksa Avrupa’da başarı hayal olurdu. Yani gelen şansları değerlendirmeye hazır olmak da önemli...
Cim-Bom’da takım ve oyun o kadar oturdu ki artık Okan Buruk rakibe göre varyasyonlar yapabiliyor. İşte Juventus maçında Barış Alper’i sağ kanatta oynatıp Lang’ı sol kanada ve içe atarak tarihi yengiye gitmesi gibi.
Yalnız buradan Galatasaray her hamlesini doğru yapıyor, herkese de örnek teşkil ediyor gibi bir sonuç da çıkarılmamalı. Ama en azından istikrarda gösterilen ısrarla bile ne kadar fark yaratılabildiğine güzel bir örnek olabilirler. Yıllardır yazdıklarımın kanıtı gibi Cim-Bom. Haydi Avrupa’da bir tur daha.