Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

12.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi. Küçücük çocuklar birbirlerine kıymaya başladı. Yüreğine ateş düşen acılı analar, babalar isyanda. Hepimiz şaşkın, üzgünüz. Nasıl oldu da bu duruma geldik, getirildik? Geleceğimiz olan çocuklar spor, müzik, resim ya da sevdiği bir alanda yoğunlaşacağı yerde, bilgisayar oyunlarının bağımlısı oldular, çetelere bulaştılar, birbirini öldürür duruma geldiler. Şiddetle ilgili raporlar yazılıyor, ancak önlem alınmadığı için şiddet artarak sürüyor.

Raporlar yazıldı

TBMM’de Aralık 2006’da çocuklarda, gençlerde artan şiddet eğilimini araştırmak için bu konuda verilen önergeleri birleştirerek Meclis araştırma komisyonu kuruldu.

O zaman İstanbul milletvekili olan Halide İncekara’nın başkanlığında bizim de üyesi olduğumuz komisyon, 19 ildeki kapalı çocuk ve gençlik ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerinde ve çocuk eğitim evlerinde incelemeler yaptı. Buralarda bulunan iki bin 115 çocuktan 1545’ine anket uygulandı; yerli, yabancı uzmanlar dinlendi; toplantılar düzenlendi.

Komisyon, 8 Mayıs 2007’de altı ana başlık altında hazırladığı kapsamlı raporu o zamanki TBMM Başkanı Bülent Arınç’a teslim etti. “Türkiye’de Ortaöğretime Devam Eden Öğrencilerde ve Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Tutuklu ve Hükümlü Çocuklarda Şiddet ve Bunu Etkileyen Etkenlerin Saptanması” adlı araştırma raporunu, kitap olarak TBMM yayımladı.

“Şiddet ülkemizde ve dünyada sadece şiddeti uygulayan ve şiddet ile karşılaşanları değil toplumun her bireyini dolaylı ya da doğrudan etkileyen çağımızın en önemli toplumsal sorunlarından biri” olarak gören rapor, 2007’deki durumu şöyle saptıyor:

“Son üç ayda, ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin yüzde 22'si fiziksel, yüzde 53'ü sözel, yüzde 36.3'ü duygusal, yüzde 15.8'i ise cinsel şiddetle karşılaştı.

Aynı dönemde, öğrencilerin yüzde 35.5'i fiziksel, yüzde 48.7'si sözel, yüzde 27.6'sı duygusal, yüzde 11.7'si cinsel şiddet uyguladı.

Ceza ve infaz kurumlarındaki çocukların, bu kurumlara girmeden önceki son 3 ayda fiziksel şiddet ile karşılaşma sıklığı yüzde 69.2, fiziksel şiddet uygulama sıklığı ise yüzde 69.3 olarak belirlendi.”

OLAYLAR AZALACAĞINA ARTTI 

Aradan yaklaşık 20 yıl geçti. Raporda belirtilen eksiklikler giderilmedi, çözüm önerileri yerine getirilmedi. Sonraki yıllarda da komisyonlar kuruldu, uzmanlar konuştu. Üç aşağı beş yukarı benzer çözüm önerileri sıralandı. Ancak sorumlular, yönetenler tarafından somut adımlar atılmadığı için olaylar arttı:

“Suça sürüklenen çocuk içeriğiyle ceza mahkemelerinde açılan dosya sayısı 2023’te 124 bin 686’ya ulaşırken 2024 özelinde açılan dava sayısı 134 bini geçti. (…) Suça sürüklenen çocuk kapsamında açılan soruşturma sayısı 2023’te 188 bin, 2024’te ise 188 bine ulaştı. (Cumhuriyet, 23.01.2026)

ARTIK GEREĞİ YAPILSIN

Yaslı ana babalar, kadınlar şiddete karşı isyanda. Çocukların ölmemesi için sorumlulara ivedi çağrıda bulunuyorlar.

Ailelere destek veren bir yurttaş, “Nasıl koruyalım biz çocuklarımızı? Atlas’ın anası ağladı, Ahmet Minguzi’nin anası ağladı, Velinin anası ağladı, sırada kimin anası var? Ben çocuğumu evimin yanındaki fırına ekmek almaya gönderemiyorum artık” diye isyan etti. (Cumhuriyet, 26.01.2026)

Eğer bu çığlıklara kulak verilmez, 1990’da devlet olarak imzaladığımız Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin gereği yapılmaz, Meclis’in, uzmanların, ilgili kuruluşların hazırladıkları raporlar uygulanmaz, okullar, sokak şiddetten kurtarılmazsa ağlayan, isyan eden ana-babaların sayısı artacaktır.

Olaya yalnızca güvenlik olarak bakmak, suça sürüklenenlerin cezalarını artırmak, hapislere atmak, yeni yeni yasaklar getirmek sorunu çözmüyor. Bataklıklar kurutulmadan, çocuğa, gence, okulöncesinden başlayarak nitelikli bir eğitim ortamı hazırlamadan, okul bitirenleri işe, üretime sokmadan sorunların çözülmediği ortada.

Bu yüzden ivedi olarak raporlar uygulanmalı, geleceğimiz olan çocuklar şiddet sarmalından kurtarılmalıdır.

MUSTAFA GAZALCI

16., 22. DÖNEM DENİZLİ MİLLETVEKİLİ, EĞİTİMCİ

Yazarın Son Yazıları

Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026