‘Gerçekçi ol, olanaksızı iste!’
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

‘Gerçekçi ol, olanaksızı iste!’

07.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Küba delegesi olarak 11 Aralık 1964 günü, emperyalizme direnen dünya halklarına umut ve güç veren ve adını tüm dünyaya duyurduğu tarihi konuşmasında:

“Sömürgeciliğin vadesi doldu. Afrika, Asya ve Latin Amerika halkları yeni düzen kuruyor, tavizsiz, kendi geleceklerini belirleme ve ülkelerini özgürce geliştirme haklarını istiyor (...) Bugün, özgür insanlar olarak dünyaya daha farklı bakıyor, sömürge köleleriyken göremediklerimizi fark ediyoruz: ‘Batı uygarlığı’ zarif kürkünün altında bir sırtlan ve çakal sürüsünden başka bir şey değil. (...)

Birleşik Devletler hükümetinin özgürlük abidesi olmadığı, sadece dünya halklarına ve büyük ölçüde de kendi halkına karşı sömürü ve baskıyı sürdürmeyi amaçlayan bir ülke olduğu apaçık bir şekilde söylenmelidir” diyen Ernesto Che Guevara sözlerini şöyle bitirdi:

“Ya vatan ya ölüm!”

‘SONSUZA DEK, KOMUTAN’ 

Gitarist Manuel Puebla’nın “Sonsuza dek, komutan” (Hasta Siempre, Comandante) şarkısı, Joan Baez başta olmak üzere 200’den fazla kişi veya grup tarafından yorumlandı:

“Seni sevmeyi öğrendik/ Tarihin derinliklerinden/ Cesaretinin güneşiyle/ Sen ölümü yendin.- Rüzgârı tutuşturarak geliyorsun/ Bahar güneşleriyle/ Bayrağı dikmek için/ Gülüşünün ışığıyla.- Senin devrim aşkın/ Yeni bir mücadeleye itiyor seni/ Orada bekliyorlar gücünü/ Özgürleştiren yumruğunun.- İlerlemeye devam edeceğiz/ Senin yanında ilerlediğimiz gibi/ Ve Fidel’le birlikte diyeceğiz sana/ Sonsuza kadar, komutan”.

Şarkının nakaratı şöyleydi:

“Burada aydınlığı/ Eşsiz güzelliği duruyor/ Sevgili varlığının/ Komutan Che Guevara”.

CHE İÇİN 

Jean Paul Sartre’ın “Çağımızın eksiksiz insanı... Devrim davasını ileriye götürebilmiş bir kuramcı ve kuramlarını sahada uygulayan bir savaşçı”; Jose Saramago’nun “Che Guevara, deyim yerindeyse doğumundan önce de vardı. Che Guevara, deyim yerindeyse ölümünden sonra da var olmaya devam etti. Çünkü Che Guevara insan ruhunda onurlu ve adil olan ne varsa onun adından başkası değildir” dediği Che için “Onun ölümü bugün ve tüm gelecek için bir suçlamadır” diyen Eduardo Galeano; genç bir gazeteciyken 1964 Ağustos’unun bir akşamında Havana’da Che ile söyleşir ve şunları yazar:

“O, kendine devrimin ilk ateş hattında bir yer seçti ve bu yeri kendine kararsızlığa düşme fırsatı ve geri dönme hakkı tanımaksızın sonuna dek seçti. Bu, bir yenisinde başı çekmek için daha önce bir avuç çılgınla birlikte gerçekleştirilmiş olduğu bir devrimi terk eden bir adamın akıl almaz olgusudur. O zafer için değil, mücadele için, hiç sonu gelmeyen bir savaş için yaşıyordu. O, ardında yaktığı köprülerin görkemli ateşini izlemek için geri dönüp bakma sevincini bile kendinden esirgiyordu: Che’nin boşa harcanacak zamanı yoktu.”

‘VAZGEÇTİĞİNDE YENİLİRSİN’ 

Ondan insanlığa kalan mirastan bir demet:

“Emperyalizmin bir dünya sistemi olduğunu, kapitalizmin son aşaması olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız ve o, dünya çapında yenilgiye uğratılmak zorundadır...

Bize, bu dünyanın sömürülenlerine ve az gelişmişlerine düşen pay, emperyalizmin temellerini ortadan kaldırmaktır: Biz ezilen uluslar, onlara sermaye, hammadde, teknisyen ve ucuz emek vererek ve onlardan yeni egemenlik araçları olan yeni sermaye, silah ve her çeşit materyal alarak mutlak bir bağımlılık içine sürüklenmekteyiz...

Bizim her eylemimiz emperyalizme karşı bir savaş çağrısı ve insanlığın en büyük düşmanı ABD’ye karşı halkların birliği için bir savaş marşıdır...

Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin...

Hadi gidelim dostum/ Öcünü almak için haksızlıkların/ Asi yıldızlar parlasın alnımızda/ Yenemezsek ölürüz ne çıkar...

Peşinden gidecek cesaretin varsa tüm hayaller gerçek olabilir...

Yepyeni bir dünya kuracağız ve dört bir yana yazacağız; gerçekçi ol, olanaksızı iste!...”

Yazarın Son Yazıları

Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026
Öğretmen yetiştirme

Profesyonel kamu görevi niteliğindeki öğretmenlik mesleğinin Fransız Devrimi’nin ürünü olduğunu söyleyen Dr. Niyazi Altunya, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Deneyimi 1848-2018 (Öğretmen Dünyası) adlı yapıtının girişinde şöyle diyor: “Öğretmenlik mesleği ile öğretme sanatı aynı şey değildir.

Devamını Oku
16.05.2026