Tarih yeniden yaşanırken
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Tarih yeniden yaşanırken

31.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

TÖB-DER, TÖS’ten aldığı birikimle öğretmenleri toplumsal muhalefet içinde hakkıyla temsil eden bir örgütlenmeydi.

12 Eylül 1980 sonrasında gözaltına alınanlar arasında 220 bin üyesi, 670 şubesiyle ülkemizin büyük kitle örgütlerinden biri olan TÖB-DER yöneticileri de vardı.

İki yıldan fazla süren tutukluluktan sonra sıkıyönetim koşullarında, cezaevine kitabın giremediği bir ortamda, Mamak’taki askeri birliğin içinde kurulan mahkeme salonunda hukuk hiçe sayılarak ve savunma olanaklarından yoksun bir biçimde yargılandık.

TÖB-DER yöneticilerine daha önceki mahkeme kararları yok sayılarak hapis cezaları verildi.

İnsanın, onurun, vicdanın yaralandığı bu davanın sanıkları mesleklerinden oldu, işsiz kaldı, hepsinin yaşamı zehir edildi, geleceği karartıldı.

O dönemde yakalanamayan yöneticilerin yargılandığı sivil mahkemede beraat etmesi, adaletin 12 Eylül döneminde hukuku nasıl yok etmiş olduğunun kanıtıydı.

GELDİK 2000’LERE

Yıllar geçti, tarih yeniden yaşandı sanki.

21 Ekim 2008 günü, bir cezaevi yerleşkesinin içinde resmi olarak başlayan Ergenekon ve ardından 2010’da açılan Balyoz davalarıyla tarih ve adaletsizlik bu kez subaylarla yinelendi.

Gözü kararmış siyasetçilerin düzenlerini sürdürmek için nelere nasıl başvurabildiklerini gördük.

Yargılama, bin yıllar öncesinin Agarta efsanesiyle Ergenekon destanı müthiş bir kurnazlıkla birleştirilerek korku toplumu yaratma yolunda atılan bir adıma dönüştürüldü.

Dalga dalga sürdürülen operasyonların doğurduğu iddianameyle asıl olanın siyasal sonuçlara ulaşmak olduğu açıkça görüldü.

Aylarca süren tutukluluğun cezaya dönüşmesi bir yana, hukukun siyasal intikama araç edildiği duygusu insanı ve vicdanı incitti.

Adaletin yerini korku salan bir barbarlık aldı ve davalar bir başka tehlikeye dikkat çekti:

Anayasa mahkemesi kararıyla “laikliğe karşı odak” olduğu belirlenen bir siyasal iktidarın bu hukuksuzluğu gerçekleştirmesi, insanım diyenler için çanların çalmasıydı.

Daha tehlikeli olansa düşünmesini bilen birtakım insanların tuzağa düşmesi ve bu yargılamaları ülkemize demokrasi ve insan hakları getireceği yanılsamasıyla alkışlamasıydı:

“Yetmez ama evet!”

Tarihin yeniden yaşanmasına, bu adaletsizliklere tepki olarak doğan Gezi direnişi davaları eklendi (2013).

TARİH DEVAM EDİYOR

Şimdi yaşatılan 19 Mart 2025 yerel yönetimler ağırlıklı operasyonlar, işte bu tarihin yeniden yaşanmasının günümüzdeki görüntüsüdür.

Bu davaların asıl amacı BOP’un gerçekleştirilmesi, bağımsız ve laik Cumhuriyetin yok edilmesine yönelik saldırıların gözlerden ırak tutulması, bunun önündeki engellerin temizlenmesiydi.

Ürpertiyor bu gerçeklik ve Nazileri getiriyor aklımıza, çünkü Nazilerin hukuku kullanarak hukuku ve demokrasiyi nasıl katlettiklerini unutamaz insanlık.

Cumhuriyetin değerlerini savunanlar, Cumhuriyeti yok etmeyi temel amaç belleyenlerin politikalarını doğru anlamak durumundadır.

“Dışardan Gazel” adlı şiirinde, “Siz Ali Bey, Veli Beyefendi busunuz,/ Gelecekler önünde suçlusunuz./ Yöneteceksiniz de ulaşacak ha,/ Çağdaş Uygarlığa ulusunuz./ Ön karanlık, art karanlık, Sağ karanlık, sol karanlık/ Kara toprak içine mi gömülüyoruz./ Bir ülke, yarısı çırılçıplak,/ Yarısının yediği ekmek tuz./ Uyur itleri, inekleri, ayıları,/ Bütün aydınları uykusuz./ Milyonu trahom toplumun, milyonu sıtma,/ Milyonu verem, bilmiyor muyuz?/ Ne olmuşuz, ne yapmışlar bize,/ Nasıl bağlanmış elimiz, kolumuz./ Böyle giderse biline hep./ Mustafa Kemal’le bile yokuz./ De, yüreğin nice yanarsa yansın,/ Efendilerin yüreği buz” diyen Dağlarca, “Savcıya” adlı şiirinin son dizeleriyle hâlâ uyarıyor:

“Savcı, nedir düşündün mü?/ Yazıları suçlu kılan?/ Usla, yürekle büyümüş, gündüzler geceye karşı,/ Ama nedir çağlar üzre,/ Beni senden güçlü kılan”

Tarihi yazacak olan ve düşünen insan güçlüdür.

Yazarın Son Yazıları

Tarih yeniden yaşanırken

TÖB-DER, TÖS’ten aldığı birikimle öğretmenleri toplumsal muhalefet içinde hakkıyla temsil eden bir örgütlenmeydi.

Devamını Oku
31.01.2026
Dünyanın ve insanlığın vicdanı

Edebiyatın büyülü gerçekliğini yüklenerek çıktığı yolda dünyanın kötülüğüne karşı tüm zamanların ezilen, sömürülen, dışlanan insanların yaşam anlarının çağdaş destancısı, insanlığın vicdanı bir gazeteciydi Eduardo Galeano (1940-13 Nisan 2015).

Devamını Oku
24.01.2026
İnsan olmanın ölçütü: Kitap

İnsan olmanın ölçütü: Kitap

Devamını Oku
17.01.2026
İnsanlığın hasreti

Deprem, sel, tsunami, yanardağ, çığ, kasırga gibi doğal felaketler, salgınlar, yangınlar, kıtlıklarla boğuşmak ve bunları alt etmek zorunda kalan insanlık, kendi yarattığı kölelik, savaş, işgal, sömürü, egemenlik belalarını bir türlü yok edemedi yeryüzünden.

Devamını Oku
10.01.2026
Kurtuluşun başkentinde yurttaşın duruşu

Kurtuluş savaşçılarının 19 Mayıs’ta Samsun’dan başladığı büyük yolculuğun Havza, Amasya, Erzurum, Sivas, Hacıbektaş’tan sonraki durağıydı Ankara.

Devamını Oku
03.01.2026
Yıl biterken

Doğal olarak önceki yıllardan devredilen sorunlarla girmiştik 2025’e.

Devamını Oku
27.12.2025
Tarihten bugüne

Doğan Kuban (1926-22 Eylül 2021) 90. yaşına yaklaşırken “kendi varlığına güvenmesini sağlayan bir ulusal kimliği tanımlamak için” yazdığı “Neden Türk’üm? Nasıl Türk’üm? Niçin Türk’üm?” başlıklı yazısına...

Devamını Oku
20.12.2025
Aydınlık ormanı

İnsanlığın özgürlük arayışında yüz akımız olan, dünyaya kattıklarıyla geleceğimizi güzelleştiren, örnek yaşamlarıyla namuslu olmanın ve namuslu kalmanın erdemini öğreten, ömürlerince doludizgin bir uzun koşuya çıkan değerlerimiz var.

Devamını Oku
13.12.2025
Yurtseverlik ya da uşaklık

“Barut dolu silahlarıyla geldiler/ Ateş buyruğu verdiler acımadan/ Şarkı söyleyen bir halkla karşılaştılar/ Sevgiyle ve görev aşkıyla birleşmiş bir halk...”

Devamını Oku
06.12.2025
Değerbilir olmak

Devrimci bir insandı.

Devamını Oku
29.11.2025
Görev insanın

İnsan ömrünün bir kısmı olan on yıllar, toplum yaşamının duraklarıdır.

Devamını Oku
22.11.2025
Yaşamöykülerinden öğrenmek

Bilim, eğitim, siyaset, ekonomi, basın, spor, kısacası yaşamın her alanındaki yaşanmışlıklar birbiriyle iç içedir.

Devamını Oku
15.11.2025
Atatürk kitapları...

“Bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri” olarak tanımlanan Atatürk için Fransız tarihçi Jean Paul Roux şöyle diyor:

Devamını Oku
08.11.2025
Cumhuriyet: İnsan olmanın yolu

Cumhuriyet’in 102. Yılında Anılarımız (Haz. Gülseren Ünsün Engin, İzan Yay.) adlı kitapta yer alan “Cumhuriyet insan olmanın yolunu yordamını öğretti” başlıklı yazımdan aktarıyorum:

Devamını Oku
01.11.2025
‘Cumhuriyet imecesi’


1963’ten, ilkokul beşinci sınıftan beri Cumhuriyet’i okuyan şanslı kişilerdenim.


Devamını Oku
25.10.2025
İnsan ve insanlık bildirgesi

TV programları, reklamlar, okullarda derslerin işleniş biçimlerinden örneklerle sistemin sürekliliğini sağlayan burjuva eğitim sistemine yönelik eleştirilerle dolu Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur? (Gözlem Y., 1976) adlı kitap uzun süre elimden düşmemişti.

Devamını Oku
18.10.2025
Eğitimle güzelleşmek

Eğitimle güzelleşmek

Devamını Oku
11.10.2025
İnsanşair Metin Demirtaş

Papatyaların kırlardaki, çocuklarımızın uykularındaki gülümseyişi çiğnenirken yalnız ve yaralı çocuklarını bağrına basan sağır ve büyük okyanus halka, umudun türkülerini çığırdı, günlerine güller serpti Metin Demirtaş (17 Mart 1938- 27 Eylül 2014).

Devamını Oku
04.10.2025
Toplumsal muhalefet ayakta

Toplumsal muhalefet ayakta

Devamını Oku
27.09.2025
Umutsuzluk yasak

Ahmed Arif’in deyişiyle Nuh’a beşikler veren, Havva Ana’yı dünkü çocuk sayan, fukaralıktan utanan, çıplaklıktan fideleri üşüyen, harmanı kesatlaştırılan, binlerce yıl sağılan...

Devamını Oku
20.09.2025
45. yılında 12 Eylül

Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla Sevr dayatmasını tarihin çöplüğüne gömerek emperyalist paylaşımın tasarılarını kursaklarında bırakan Cumhuriyetimize saldırılar, kuruluşundan beri durmadı.

Devamını Oku
13.09.2025
‘Sis’

3 Eylül 1971’de kurulan TÖB-DER’in kapatılmasıyla örgütsüz bırakılan devrimci öğretmen hareketinin 12 Eylül sonrası ayağa kalkarken attığı ilk adımı olan abece dergisinin ilk sayısında (Ocak 1989) çıkan yazım geldi aklıma.

Devamını Oku
06.09.2025
Ateşlenmiş sevda

"Eğer bir ulus iktidarda bulunan kişilerin onursuzluğunu, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasal görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o ulus erdemini yitirmiştir."

Devamını Oku
30.08.2025
‘Ol sevda’ yaralı

Düşünmek, düşünmeyi sağlayacak birikimi edinmek, bu birikimin verdiği dünyaya bakışla gördüğünü, öğrendiğini, duyumsadığını sergilemek yaşamın insana yüklediği bir görevdir.

Devamını Oku
23.08.2025
Tevfik Fikret’in aynasında gençlik

Ömrün anlam kazanmaya başlaması, yaşamın öznesi olma yolunda atılan adımlara bağlıdır.

Devamını Oku
16.08.2025
Çıkış yolu

“Ne yapılabilir?” diye düşünürken duyguyu bilginin süzgecinden geçirerek bilince dönüştüren...

Devamını Oku
09.08.2025
Gençlik ve gerçeği aramak

“Başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl karşı koyduğumuz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uyarak ve onun yardımıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ibret ve uyanıklığı gerektirmelidir...

Devamını Oku
02.08.2025
Cehalete karşı öğretmenlik

Doğumlardan ölümlere kendi yolunda yürüyor yaşam.

Devamını Oku
26.07.2025
Toplumsal cehalet

Sokak röportajında “Hükümete oy verip muhalefetten hesap soran bir toplum” olduğumuzu söylüyor biri.

Devamını Oku
19.07.2025
‘Kurtulma iradesi’ ve ‘bilgelik’

Bir üniversite amfisinde kürsüdeki hocanın sırada oturan bir öğrenciye, “Sen, ikinci sıradaki mavi ceketli, adın nedir” sorusuyla başlıyor video.

Devamını Oku
12.07.2025
Edebiyatçının sorumluluğu

Doğa ve yaşamla bütünleşen edebiyat, zamanla yarışır ve zamanı dünden yarına taşır.

Devamını Oku
05.07.2025
İnsanlığın sınavı

Dünyaya egemen olmaya çalışan günümüz imparatorluğunun tek kutuplu bir gelecek hülyasının yarattığı vahşi bir gerçeklik var insanlığın aynasında...

Devamını Oku
28.06.2025
Emperyalizmin bugünü: Faşizm ve Siyonizm

“Evangelist Hıristiyanlık”la “Siyonizm”in “Arap Müslümanları”yla birlikte “Şii İslamlığı”nı hedefine aldığını söylersek İsrail’in İran’a saldırısını açıklamak çok kolay olur ama gerçek bu değil.

Devamını Oku
21.06.2025
Yurt yürektedir, yürektir

Yurt ana kucağıdır, baba ocağıdır; insanın doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı, sevdiği insanların olduğu, dilini konuştuğu yerdir.

Devamını Oku
14.06.2025
Direnmek kazanmaktır

1969’da öğretmen okulundaki duvar gazetemiz Gerçek’te, “Vietnam direniyor, çünkü Mustafa Kemal’in direnerek kazandığını biliyor” yazmışım.

Devamını Oku
07.06.2025
Coşku seli

Türkülerimiz bağrında toplumsal eleştiriyi taşır, dönemlerini, zamanı aşarak, yaşamı zenginleştirerek geleceğe akar.

Devamını Oku
31.05.2025
Cumhuriyete adanan yaşam

…Eğitirler seni olanaksızlıklar ortasında… Her yer eğitim alanı, her an eğitim anıdır. Dünyayı sevmeyi öğrenirsin...

Devamını Oku
24.05.2025
Lozan’ın anlamı

Birinci Dünya Savaşı Mondros Ateşkes Antlaşması’yla sona erdiğinde Türk süngülerinin bulunduğu yerlerin “vatan toprağı” olarak kabul edilmesiydi Misakı Milli.

Devamını Oku
17.05.2025
'Dil yurttaşlığı'

Esenlikler

Devamını Oku
10.05.2025
Yaşasın Cumhuriyet

Yaşasın Cumhuriyet

Devamını Oku
03.05.2025