Özel statü...

Özel statü...

28.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hayretiniz büyük olunca içinizden bir “Haydaaa...” demek gelir ya, önceki gün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türk halkından -çocuklar, kadınlar ve ihtiyar köylüler dahil- en az 40 bin kişinin ölümünden sorumlu bir kriminalin “yasal bir statü”ye ihtiyacı olduğunu söylediğini okuyunca -sanıyorum herkes gibi- ben de bir “Haydaaa!” çekmişim.

Neyse ki Bahçeli yalnız değildi. Onun neredeyse “hık deyicisi” konumuna gelen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da “Öcalan’ın özel bir siyasal çerçeveye kavuşturulması gerekiyor” dedi.

Geride kalan 20. asırda İngiltere’de IRA, İspanya’da Bask (ETA) isimli terör örgütleri vardı. Bunlar da temsil ettiklerini iddia ettikleri etnik kesimler adına “bağımsız bir devlet kurma” iddiasındaydılar. IRA 2005 yılında, BASK ise 2011’de silahlı mücadeleyi bıraktıklarını açıkladı. IRA silahlarını da “Bağımsız Uluslararası Silahsızlandırma Komisyonu”na teslim etti.

Ne onlardan ne de silahlarını bırakıp örgütü fesheden başka gruplardan bugüne kadar, “silahlarını herkes yönünden güvenilir şekilde bırakma” dışında, “isyan ettikleri devletten” “özel statü” talep edildiğine tanık olduk. Çok çok silahını bırakan teröristler için “belli ölçüde” af sağlayan yasalar çıkarıldı. Ki bu anlaşılabilir bir çıkış yoludur.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin resmen kurulduğu 1923’ten beri hiç kimseye “özel bir statü” tanınmamıştır. Bunun tek istisnası 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinden sonra kurulan TBMM’nin üst kanadı Cumhuriyet Senatosu’na, 27 Mayıs’ı gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi’nin 38 üyesinden 23’üne Cumhuriyet Senato’sunda “tabii üye”lik statüsü verilmesi halidir.

O nedenle Abdullah Öcalan’a -üstelik yasayla- “özel statü” talep edilmesi akla tuhaf şeyler getiriyor. Birkaçını paylaşayım:

Biliyorsunuz “özel statü” cumhuriyet rejimlerine değil, monarşilere ve meşruti rejimlere yakışır. Ama onların da vatanına, insanlığa, devlete veya bilime büyük hizmet vermiş kişiler arasından seçilmesi gerekir.

Üyesi olduğu toplum içinden en az 40 bin kişinin ölümünden sorumlu kişiye böyle bir ayrıcalık (imtiyaz) tanınması akla dahi gelmez.

Ama konuyu şakaya vurup Öcalan’a, İngiliz kraliyet ailesinden uzaklaştırılan, Kral Charles’ın, küçük kardeşi Andrew’ün artık kullanamadığı “prens”lik statüsü verilebilir. O takdirde Öcalan’a da artık Devlet Bahçeli’nin bol keseden verdiği “kurucu önder” statüsü yerine “your highness” diye hitap etmek gerekir.

Bir özel statü söz konusu olacağına göre belki de TBMM ile Cumhurbaşkanlığı makamı arasında özel yetkili bir makam yaratılır ve Abdullah Öcalan’a TBMM’nin kabul ettiği yasaları cumhurbaşkanı imzalamadan önce inceleyerek tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye iade etme hakkı tanınır. Ya da “temsil ettiğini” varsaydığı insanlar adına “kanun hükmünde kararname çıkarma” hakkı ve yetkisi verilir.

Ama bana sorarsanız Türkiye “terörsüz” bir ortama kavuştuğu zaman Abdullah Öcalan’ın da yasalara uyan Cumhuriyete bağlı, bir vatandaş olarak yaşamasıdır. Ne bir fazla ne de bir eksik...

Yazarın Son Yazıları

Özel statü...

Hayretiniz büyük olunca içinizden bir “Haydaaa...” demek gelir ya, önceki gün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türk halkından -çocuklar, kadınlar ve ihtiyar köylüler dahil- en az 40 bin kişinin ölümünden sorumlu bir kriminalin “yasal bir statü”ye ihtiyacı olduğunu söylediğini okuyunca -sanıyorum herkes gibi- ben de bir “Haydaaa!” çekmişim.

Devamını Oku
28.02.2026
Yusuf Tekin’e mektup

Sayın DİNİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Bey, size konuyu çok basitleştirerek, kolayca anlayabileceğiniz basit bir dille anlatmaya dikkat edeceğim.

Devamını Oku
21.02.2026
Zor günler önümüzde...

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 18 üyeli “cumhurbaşkanlığı kabinesine”, -1982 Anayasası’nın son değişikliği ile “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” denen “acayip” düzene geçtiğimiz tarihten beri- “en stratejik” tayinler yapıldı ve adalet bakanlığı makamına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, içişleri bakanlığına da Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.

Devamını Oku
14.02.2026
Jeffrey Epstein

Ahlaksızlık belli ki ne “inançla” ne “statüyle”, ne “zenginlikle” ne “yoksullukla” ne de “ırkla” veya “milliyetle” bağlantılı bir durum.

Devamını Oku
07.02.2026
Nereden nereye?

Her yıl 23 Nisan günü kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı töreninde biz -o zamanki- çocuklar “10 yılda 15 milyon genç yarattık her yaştan!” derken ve “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan!” diye haykırırken yeri göğü inletir, Türk ulusunun bir bireyi olduğumuz için göğsümüz kabarır ve “çağdaş uyarlığı yakalayıp geçme” azmimizi iliklerimize kadar hissederdik.

Devamını Oku
31.01.2026
Bu gidiş iyi (!) gidiş...

Bolu/Kartalkaya’da o facianın yaşandığı günü unutmak mümkün mü?

Devamını Oku
24.01.2026
Gün ola harman ola!

Sanıyorum dört veya beş hafta önceydi.

Devamını Oku
10.01.2026
Andımız’a ne oldu?

Hadi iktidardan beklemiyorduk ama son “açılım süreci” başlayalı beri bir buçuk sene geçti, muhalefet partileri dahil tek bir kişiden 2013 yılından bu yana “And”la başı hoş olmayanları memnun etmek adına ilkokullarda her sabah okunan “Andımız”ın kaldırılmasına itiraz duymadık.

Devamını Oku
03.01.2026
Bir kahramana...

Daha önceki yıllarda yapılan törenlere eğer Ankara’daysam ben de katılırdım.

Devamını Oku
27.12.2025
Muhasebe...

AKP dışındaki bütün partiler düne kadar “süreç komisyonu” bağlamında hazırladıkları raporları TBMM Başkanlığı’na sundu.

Devamını Oku
20.12.2025
Çorbaya düşen sinek

Adını ilk defa bir haberde okudum.

Devamını Oku
13.12.2025
Nereye?

Taraflara bakarsanız “terörsüz Türkiye” amacına ulaşmak konusunda herkes mutabık.

Devamını Oku
06.12.2025
Kadın cinayetleri...

Nedir bu kadınlarımızın 21’inci asırda değil de çağımızdan 21 bin yıl öncenin mağara adamları kafasıyla yaşayan erkeklerden çektiği?

Devamını Oku
29.11.2025
Eğitimdeki felaket...

Yusuf Tekin, biliyorsunuz Türkiye’yi çağdaş uygarlığın önüne geçirmeyi ta 3 Mart 1924’te...

Devamını Oku
22.11.2025
Bu gidişle...

İyimserlerimiz ne kadar olumlu değerlendirmeler yaparlarsa yapsınlar, gerçek artık görmek istemeyenlerin de gözüne batıyor:

Devamını Oku
15.11.2025
Yargımız...

Baştan söyleyeyim: Bugün yaşadıklarımız hiç kimseyi mazur göstermez.

Devamını Oku
08.11.2025
İkiyüzlü müyüz, yüzsüz mü?

Tamam, hepimiz biliyoruz ki bireyler daha tez canlıdır.

Devamını Oku
01.11.2025
Anlayana...

Çok değil, geride kalan pazartesi günü ülkemizde güvenilir bir adalet sistemine kavuşmayı isteyenlerin özlediği bir toplantı Diyarbakır’da yapıldı.

Devamını Oku
25.10.2025
Reformdan korkmak

Öteden beri bir adalet bakanı “yargıda reform” amaçlı bir çalışma başlattıklarını müjdelese (!) benim içimde birtakım endişeler kıpırdamaya başlar.

Devamını Oku
18.10.2025
CHP’nin siyasi adresi...

Henüz üzerinden çok vakit geçmedi. Ama bir açıklama da çıkmadı.

Devamını Oku
11.10.2025
Bir o kalmıştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisi bu defa geçmişte yaptığı gezilere kıyasen çok daha büyük gürültüye yol açtı.

Devamını Oku
04.10.2025
Küstahlık...

Mesleki bir alışkanlık mıdır, yanlış bir göreneğin bir türlü terk edilememesi midir, bilmiyorum.

Devamını Oku
27.09.2025
Nihayet gitti...

O koltukta sekiz yıl oturdu ve gitti.

Devamını Oku
20.09.2025
Karışık kafalar

Çoğumuz gibi önceki gün benim de kafam karıştı.

Devamını Oku
13.09.2025
Bir CHP hikâyesi

Büyük Atatürk’e ve CHP’ye gönül vermiş hiç kimse önümüzdeki gibi bir karanlığı yaşayacağımızı düşünmemiştir.

Devamını Oku
06.09.2025
Cumhuriyetin iki düşmanı...

Bakanlığının yanılmıyorsam ilk ayı idi.

Devamını Oku
30.08.2025
Turp savaşı

Son mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan “turp savaşı”, en azından benim anımsayabildiğim 80 yıllık siyasi geçmişimiz boyunca hiç görmediğim boyutlara ulaştı.

Devamını Oku
16.08.2025
Yoğun bakımdayız...

Bir an, hafızanızdaki makarayı geri sarın.

Devamını Oku
09.08.2025
Diplomasi bu mu?

Kendisini güçlü hisseden devletlerin sesi hemen her zaman üst perdeden çıkar.

Devamını Oku
02.08.2025
Bir dosta vefa borcu...

Duygular bayatlamaz. Vefa duygusu da öyledir: Altan’ı kaybedeli bugün bir hafta doluyor.

Devamını Oku
26.07.2025
Neyimiz doğru ki!?

Adalet ve Kalkınma Partisi, kan kardeşinden daha yakın müttefiki olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin desteğiyle, uzun süredir TBMM’den geçirmek için verdiği öneriyi kabul edip yasalaştırdı.

Devamını Oku
19.07.2025
Ormanlar yanarken

Daha temmuzun ortasına bile ulaşamadık. Ama günlerdir kamuoyunu İzmir, Muğla, Antalya, Hatay, Aydın, Manisa, Sakarya’da çıkan orman yangınları işgal ediyor.

Devamını Oku
12.07.2025
Hem bağımlı hem taraflı...

Ebubekir Şahin Bey’in başında bulunduğu “RTÜK mezbahası” önceki gün yine giyotinini eline aldı ve kurbanlık koyun diye baktığı üç televizyon kanalına “Bu son! Bir kere daha canımızı sıkarsanız bu giyotin kellenize inecek” uyarısını yaptı.

Devamını Oku
28.06.2025
Biz kobay değiliz!

Gerçi hiçbir günün sabahı o günün akşamına uymayan bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
21.06.2025
Gözümüz aydın (!)

Artık sadece iç politikalarda değil, dış politikada da -biz değil, gelişmiş dünya- şeffaflık aşamasına gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
14.06.2025
Bunlar yalan mı?

Bir kısmını sevdiğim, takdir ettiğim, bazılarından hazzetmediğim 19 aydın birkaç gün önce ortak imzalarıyla kamuoyuna bir bildirge yayımladılar.

Devamını Oku
07.06.2025
Keşke sırf alay etseler...

Bağımsız bir anlayışla yayın yapan televizyon kanalları (onlar da üçü geçmiyor), akla mantığa yatmayan bir durumla karşılaşınca, siyasi iktidarı göstererek “Aklımızla alay ediyorlar” diyorlar ya..

Devamını Oku
31.05.2025
Anayasa demişken

Macaristan dönüşü Tayyip Erdoğan, uçakta gazetecilere, müjde mi vermek istedi, yoksa onların hep birlikte ayağa kalkıp “Hayır sayın cumhurbaşkanım! Bizi bırakıp da gidemezsiniz!” diye feryat etmelerine mi tanık olmak istedi, bilemiyoruz.

Devamını Oku
23.05.2025
PKK’nin palavraları

Ne tuhaf günlerden geçiyoruz farkında mısınız?

Devamını Oku
17.05.2025
Özgürlük engellenemez

Özgürlük engellenemez

Devamını Oku
10.05.2025