Umut var mı?
Özgür Mumcu
Son Köşe Yazıları

Umut var mı?

03.03.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Donald Trump’ın kaba bir şaka gibi başlayan adaylık kampanyası giderek ciddiyet kazanmaya başladı. Söz konusu olan elbette Trump’ın ciddileşmesi değil, adaylık ihtimalinin giderek artması.
Soğuk Savaş’tan bu yana kör topal devam eden dünya düzeni kırıldı kırılacak. Serbest piyasa ve demokrasinin el ele gelişeceği, tarihin sonunun geldiğini ileri süren görüş artık pek ortalarda yok.
İlliberal demokrasiler denen Türkiye’deki rejimin de dahil olduğu yeni bir furyayla karşı karşıyayız. Şeklen seçimlerin yapıldığı, güçlü bir liderin tek hâkim olduğu, popülist ve otoriter rejimler bunlar. Türkiye, Rusya, Macaristan yakın örnekleri. Avrupa’da giderek güçlenen aşırı sağcı popülist hareketler bu modelin yayılma tehlikesini gösteriyor. Trump başkan seçilirse, ABD de bu istikamete yönlenmiş demektir.
Aslında bu illiberal, özgürlük karşıtı rejimler çok da yeni bir fenomen değil. Dünyanın her yerinde siyaset bilimciler, Adorno’nun 1950 tarihli meşhur “Otoriter Kişilik” kitabını raflardan indiriyor.
Vox sitesinde önceki gün “Amerikan Otoriterliğinin Yükselişi” başlıklı bir makale yayımlandı. Makale Amerikan seçmeninde otoriterlik yanlısı eğilimin nasıl arttığını ve bunun Cumhuriyetçi Parti’yi nasıl aşırı sağa çektiğini anlatıyor.
Güney Karolina’da yapılan bir anket Cumhuriyetçi Parti seçmenlerinin yüzde 75’inin Müslümanların ülkeye girişinin, üçte birinin eşcinselliğin yasaklanmasından yana olduğunu yüzde yirmisinin ise köleliğin kaldırılmasını bir hata olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Dünyada işler yolunda gitmiyor. Suç ise Müslümanlara, Meksikalılara, eşcinsellere atılmakta. Otoriterlik eğilimi seçmenleri irrasyonel davranmaya itiyor. İnşaat sektörü temelli bir finansal krizden ağzı yanan ve kendini çaresiz hisseden kitleler, inşaat devi bir milyardere yöneliyor.
Yapılan araştırmalara göre otoriterlik yanlısı seçmenler, kendilerini tehdit altında hissettiğinde onları korumak için her tür tedbiri alacaklarını söyleyen ve korkularını giderecek güçlü liderlere sığınıyor.
Hitler’den bu kadar çok bahsedilmeye başlanması da tesadüf değil. Erdoğan’ın kendi kendine başlattığı Hitler tartışmasında yalnız değiliz. Bu hafta The Washington Post, Trump’ı eleştiren başyazısında Hitler’in de seçimle geldiğini hatırlatıyor.
Gazetenin seçimle gelip otoriterleştiğini söylediği çağımızdan örnekler ise Putin, Chavez, Uganda’dan Museveni ve Tayyip Erdoğan.
Gelecek çok umut vaat etmiyor. Öte yandan sistem karşıtlığı kendini sadece aşırı sağ popülizmle göstermiyor. Yunanistan’da SYRİZA, İspanya’da Podemos on sene önce akla gelmeyecek oranda oy alabiliyor. İngiliz İşçi Partisi’nin yeni lideri Corbyn partinin en sol kanadından. ABD’de demokrat sosyalist Sanders’ın başkanlık adaylığında gösterdiği performans beklenmedik.
İktisaden sol, sosyal olarak ilerici ve özgürlükçü bir dalga bu otoriter dalgaya karşı set olabilir.
Adorno’nunkilerle beraber Marx’ın kitaplarının da tekrar raflardan indirildiği bir dönemdeyiz.

Yazarın Son Yazıları

Tutuklu yargı

Tutuklu yargı

Devamını Oku
05.09.2018
Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Devamını Oku
30.08.2018
Kimiz biz?

Kimiz biz?

Devamını Oku
29.08.2018
Trump gidiyor mu?

Trump gidiyor mu?

Devamını Oku
23.08.2018
Milli birlik (22.08.2018)

Milli birlik

Devamını Oku
22.08.2018
Gemi ve kaptan

Gemi ve kaptan

Devamını Oku
15.08.2018
Yazık ettiniz efendiler

Yazık ettiniz efendiler

Devamını Oku
11.08.2018
Krizin faturası (08.08.2018)

Krizin faturası

Devamını Oku
08.08.2018
Trump, Erdoğan, Brunson

Trump, Erdoğan, Brunson

Devamını Oku
04.08.2018
Brunson meselesi

Brunson meselesi

Devamını Oku
02.08.2018
Yapalım yargıda şeyini...

Yapalım yargıda şeyini...

Devamını Oku
28.07.2018
Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Devamını Oku
25.07.2018
Anayasa yok

Anayasa yok

Devamını Oku
14.07.2018
Afrika tipi başkanlık

Afrika tipi başkanlık

Devamını Oku
11.07.2018
Muhalefet partilerinin hali

Muhalefet partilerinin hali

Devamını Oku
07.07.2018
Yılgınlık

Yılgınlık

Devamını Oku
04.07.2018
Soylu ne yapıyor?

Soylu ne yapıyor?

Devamını Oku
30.06.2018
Nasıl olacak? (28.06.2018)

Nasıl olacak?

Devamını Oku
28.06.2018
Demokrasi. Şimdi!

Demokrasi. Şimdi!

Devamını Oku
23.06.2018
Büyük uzlaşmaya doğru

Büyük uzlaşmaya doğru

Devamını Oku
20.06.2018
Bir hafta kala

Bir hafta kala

Devamını Oku
16.06.2018
Az kaldı

Az kaldı

Devamını Oku
13.06.2018
İhtimaller

İhtimaller

Devamını Oku
09.06.2018
Adayı alkışlamak

Adayı alkışlamak

Devamını Oku
06.06.2018
En tuhaf seçim

En tuhaf seçim

Devamını Oku
31.05.2018
Akıldışı

Akıldışı

Devamını Oku
30.05.2018
Nedir bu ‘senaryo’?

Nedir bu ‘senaryo’?

Devamını Oku
26.05.2018
Gençlik Bayramı

Gençlik Bayramı

Devamını Oku
19.05.2018
Tekme

Tekme

Devamını Oku
17.05.2018
Seçime damgasını vuranlar

Seçime damgasını vuranlar

Devamını Oku
16.05.2018
Bir umut

Bir umut

Devamını Oku
12.05.2018
T A M A M derken

T A M A M derken

Devamını Oku
10.05.2018
Sıkıcı manifesto

Sıkıcı manifesto

Devamını Oku
09.05.2018
Devlet imkânı

Devlet imkânı

Devamını Oku
03.05.2018
100 bin imza?

100 bin imza?

Devamını Oku
02.05.2018
Teşhis ve tedavi

Teşhis ve tedavi

Devamını Oku
28.04.2018
İlk tur, ikinci tur

İlk tur, ikinci tur

Devamını Oku
26.04.2018
Biraz dinlen

Biraz dinlen

Devamını Oku
25.04.2018
Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Devamını Oku
21.04.2018
Cin şişeden çıktı (18.04.2018)

Cin şişeden çıktı

Devamını Oku
18.04.2018