Taktikler, yalanlar ve gerçekler!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Taktikler, yalanlar ve gerçekler!

11.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Başından beri uyardığımız oldu. Colani (Ahmed eş Şara) ile Mazlum Abdi arasında imzalanan 10 Mart mutabakatının uygulanmasında sorun çıktı. Çünkü Suriye Silahlı Kuvvetleri ile entegrasyonu kabul eden SDG (Suriye Demokratik Güçleri) yan çizdi.

Sonuçta ABD ve İsrail’in planlarını gerçekleştirmek için Suriye’de iktidara getirilen cihatçı ve mezhepçi HTŞ ile yine ABD’nin oluşturup desteklediği PKK uzantısı SDG, günlerdir Halep’te kanlı bir çatışmanın içinde.

Bunun üzerine DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Adana’da konuşmuş, “Türkiye’yi uyarıyoruz. Gerilimi tırmandıran değil, diyaloğu güçlendiren bir politika izleyin. Halep’teki çatışmadan Türkiye’deki milli savunma bakanına ne onu anlamadım” demiş.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise terör örgütü elebaşısı Öcalan’ın SDG’nin elebaşısı Mazlum Abdi ile görüşmek istediğini söyleyerek “Şimdi değilse ne zaman? Çünkü orada yaşanan gelişmelerin buraya etkisinin olduğu bir gerçek” demiş.

İŞLERİNE GELİNCE EMPERYALİZME ALKIŞ

Ne ilginç! İşlerine gelince “Suriye’de yaşananlar Türkiye’yi etkiliyor” ama işlerine gelmeyince “Türkiye ile ne ilgisi var” deniyor. Öcalan’ın sürekli her şeye karışması gerekiyor ama Türkiye’nin sınırında olup bitenler hakkında susması bekleniyor!

İşin tuhafı, bir yandan da canları isteyince “Türkiye devreye girsin” diyerek kafa karıştırıyorlar. Örneğin DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Türkiye, Suriye’nin meselelerini çözecekse mutlaka arabuluculuk yapmalı ve 10 Mart mutabakatının tarafı olmuş SDG’yi muhatap kabul edip görüşmelere bir an önce başlamalı” diyor.

Aslında bu çelişkilerden de anlaşıldığı gibi dedikleri şu: Türkiye terör örgütü PKK’nin uzantıları YPG/ SDG ile masaya otursun, Öcalan istediği ile görüşüp baş müzakereci olsun, PKK kendini feshetmiş görünsün ama aslında istediği gibi at oynatsın!

Sürekli zikzaklayan, Amerika’yı Venezüella nedeniyle eleştirir gibi görünürken Suriye’de SDG’yi silahlandırıp desteklediği için alkışlayan bir siyasetin inandırıcı olması umuluyor!

PKK’Yİ MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN İSİM OYUNU

Temelli’nin İsrail’in taşeron örgütü SDG’yi nasıl tanımladığı sorusuna yanıtı da şu: “SDG, Kuzeydoğu Suriye’de bir meclis hukuku esasında oradaki halkların oluşturduğu bir yapıdır.”

Öyle mi gerçekten? SDG, içinde PYD’nin (Suriye Demokratik Birlik Partisi) silahlı kanadı YPG’yi de bulunduran bir çatı yapıdır, PKK’nin Suriye’deki unsurudur!

YPG’yi kuran ABD Özel Kuvvetler Komutanı Raymond A. Thomas, 2018’de katıldığı bir forumda, YPG’nin PKK ile ilişkisini örtmek için bir isim oyununa başvurulduğunu anlatmıştı. Unutanlar için hatırlatalım:

“Kendilerine YPG ismini takmışlardı ama Türkler, YPG’nin PKK olduğunu söyleyip ‘Düşmanlarımızla muhatap olmanız müttefikliğe sığar mı’ diyerek bize çıkışıyordu. Biz de YPG’ye isimlerini değiştirmeleri gerektiğini söyledik. ‘Kendinize hangi ismi vermek istersiniz’ diye sorduk. Ertesi gün isimlerini Suriye Demokratik Güçleri olarak ilan ettiler. Araya demokratik ifadesini koymaları çok zekiceydi. Bu sayede biraz itibar da kazanmış oldular.”

Yıllardır bu kandırmacayı yutturma peşindeler!

ÇATIŞMALAR BİR TAKTİK Mİ?

Gelelim Halep’in iki mahallesinde Şam güçleri ile SDG arasında yaşanan çatışmalara...

SDG’nin kabul edilmeyeceğini bilse de özerklik istediği mahallelerden ayrılması ne anlama geliyor?

Mazlum Abdi’nin “10 Mart mutabakatının süresinin bitmesi önemli değil, 2026 bizim için dört parçada ulusal kongreler yapacağımız bir başlangıç” dediğini daha önce yazmıştım. Başından beri uyardığımız gibi PKK ve DEM tarafından Öcalan’ın fesih çağrısının SDG’yi kapsamadığının vurgulandığını da hatırlarsak Halep’teki çatışmaların Fırat’ın doğusundaki yapıyı ateşkesle koruma amacına dönük bir taktik mi olduğu sorusu ortaya çıkıyor.

Yazarın Son Yazıları

İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri - 3: Çin devrimi ve Mao’nun Uzun Yürüyüşü

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Devamını Oku
13.06.2026