Kazakistan, başkanlık sisteminden parlamenter demokrasiye evriliyor
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kazakistan, başkanlık sisteminden parlamenter demokrasiye evriliyor

24.05.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

1989 yılından itibaren Kazakistan’ı kesintisiz bir şekilde yöneten Nursultan Nazarbayev’in 19 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen “sürpriz” istifası dünya gündeminde ilk sıralara yükselen bir haber oldu. Nazarbayev’in herhangi bir gerekçe göstermeksizin istifa etmesi, istifanın olası nedenleri konusundaki söylentileri beraberinde getirdi.
“Son devlet başkanlığı seçimlerini yüzde 97.7 oy ile kazanan bir lider bu görevi neden aniden bırakır?” sorusu sıklıkla soruldu. Soru oldukça anlamsız. Çünkü Nazarbayev görevi aniden bırakmadı. Nazarbayev, 2016 yılından itibaren başkanlık sisteminin, parlamentonun güçlendirildiği bir sisteme evrilme sürecini yöneterek, zaten yetkilerinin önemli bir kısmını istifası öncesinde hükümet ve meclise devretmişti. İstifa, bu çerçevede Nazarbayev’in sıra dışı bir kuvvetler dengesi sistemi yaratarak politik sahneden adım adım çekilme stratejisindeki bir hamleden ibaret...
O zaman kısaca anayasa değişiklerine bakalım... 2017 yılında yapılan geniş kapsamlı anayasa değişiklikleri ile ülkede başkanlık sistemi anayasal olarak sürdürülüyor gözükse de (Kazakistan Cumhuriyeti Anayasası Madde 2/1), başkanın anayasaının 3. bölümü 40-48. maddeler arasında bulunan yasama ve yürütmeye dair toplam otuz beş yetkisi ortadan kaldırıldı. Anayasa değişiklik önergesi ise Aralık 2016’da yayımlanan bir başkanlık kararnamesi uyarınca kurulan ve hükümet, meclis, anayasa Kkonseyi, anayasa mahkemesi ve akademisyen-sivil toplum örgütleri temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından hazırlandı. Mart 2017’ye kadar değişiklik önerisi ulusal kamuoyunda tartışıldı. Sonuç olarak anayasa değişiklikleri meclis onayının ardından Nazarbayev’in imzası ile 10 Mart 2017’de yürürlüğe girdi.

Yetkiler sınırlandı
Anayasa değişiklikleri, 1995 Anayasası ile temelleri atılan güçlü başkanlık sistemini meclisi güçlendirme ve bazı başkanlık yetkilerini hükümete aktarma yollarıyla neredeyse ortadan kaldırdı. Parlamenter sistemlerin temel özelliği olan hükümetin meclisten doğması ilkesi ve meclisin güvensizlik oyu vererek hükümeti düşürme yetkisi 56. maddeye eklendi. Anayasanın 64. maddesi 3. fıkrasında yapılan değişiklik ile bakanların meclis karşısında hesap verme yükümlülükleri getirildi. Devlet programlarının kabulü ve uygulanması (66/1), devlet bütçesinin oluşturulması (66/9), yasa hükmünde kararname çıkarma gibi konulardaki başkanın yetkileri önemli ölçüde elinden alındı. Görülüyor ki Nazarbayev, güçlü başkanlık sistemini ortadan kaldırdıktan sonra başkanlık görevinden ayrıldı. Ayrılırken de yarattığı yeni politik sistemde önemli denge unsurlarını kontrolünde tutmayı hedefliyor. Örneğin iktidardaki Nur Otan Partisi’nin genel sekreterliği görevini sürdürüyor. Bu yolla denge sistemi içinde rol üstlenmesi beklenen mecliste, partinin gücü vasıtasıyla kişisel etkisini sürdürmeyi hedefliyor. Nazarbayev’in Temmuz 2018’de, yani istifasından yaklaşık dokuz ay önce Kazakistan’ın Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na ömür boyu atanması da onun bir geçiş dönemi ile sınırlı olsa da, denge sisteminin odağına kendisini yerleştirme niyetini kanıtlıyor.

Hesaplar, ihtimaller...
Nazarbayev’in büyük yetkilere sahip bir takipçiye (o takipçi kendi ailesinden de olsa) devlet yönetimini bırakma niyetinde olmadığı da açıkça görülüyor. Nazarbayev’in istifası üzerine devlet başkanlığı görevine anayasanın 48. maddesi uyarınca Senato Başkanı Cömert Tokayev’in getirilmesinin ardından, ondan boşalan Senato Başkanlığı görevine Nazarbayev’in kızı Dariga Nazarbayeva’nın getirilmesi, Nazarbayev tarafından Tokayev ve Nazarbeyava’nın birbirlerini dengelemeleri hedefine yönelik atılmış bir adım gibi duruyor. Bu şekilde Nazarbayev, henüz hayattayken, hem Tokayev’i hem de Nazarbayeva’yı test etme fırsatını yakalıyor. Diğer taraftan, 2015 yılından itibaren Kazakistan’ın istihbarat teşkilatında ikinci adamlık görevini yürüten yeğeni Samat Abiş de gelecekte Nazarbayev tarafından, gerekli görülürse cumhurbaşkanlığı için sahneye sürülebilecek bir aktör olarak tutuluyor.
8 Nisan 2019 tarihinde Kazakistan’da erken seçim kararı alınması ve bu kararın ardından Nazarbayev’in partisi Nur Otan’ın cumhurbaşkanı adaylığına Nazarbayeva’yı değil de Tokayev’i getirmesi, Nazarbayev’in denge sistemi bağlamında düşünülebilecek son adım...
Görünen o ki, Nazarbayev, devlet organlarını ve politikanın tepesinde yer alan ailesindekiler dahil kişileri dengeleyecek, içinde kendisinin de yer aldığı çok katmanlı bir politik sistem yaratmayı hedefliyor. Ayrıca son gelişmeler, Nazarbayev’in Rusya Federasyonu’nu odağına alan çok-vektörlü dış politik yaklaşımında yeni dönemde bir kırılmanın yaşanma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor.

Doç.Dr. Utku YAPICI
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi

Yazarın Son Yazıları

Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025