Bir kez takılırsan kuyruğuna!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Bir kez takılırsan kuyruğuna!

30.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Doğa olaylarını Tanrı’ya havale ederek önlem almak dışında hiçbir önerisi, becerisi olmayan siyasal bir anlayışın elinde oyuncak olduk. Yıllar önce yerbilimci Aykut Barka bugünlerin geleceğini anlatmıştı “Depremini Bekleyen Şehir” kitabında. Haber yapmış, söyleşilerle desteklemiştim. O günden bu yana çoktan önlem alınabilir, şehirler ve elbette insanlar depreme hazır, onunla yaşamaya uygun hale getirilebilirdi. Oysa siyasal İslamcıların öncelikleri başkaydı.

Siyasal İslam insanlığın başına gelen en büyük felakettir. Herhangi bir değer, ölçü yoktur orada. Tanrı adına giriştikleri mücadelede her yolu denerler. Böylesi bir iktidara karşı, bildik yöntemlerle muhalefet etmek gülünç duruma düşürür insanı. Temelden itiraz etmedikçe yol almak mümkün değildir. RTE ustaca sürdürdüğü kutuplaşma siyasetinde elindeki tüm silahları kullanıyor. Bana kalırsa yolun sonu göründü ama hasar çok büyük olacak. İktisadi tarafı çözülür belki ama hep yazdım: İnsani çöküş engellenemez.

Erdoğan, İslamcı (dinci), milliyetçi, piyasacı dille bugüne dek geldi. En büyük başarısı muhalefeti kendine benzetmek oldu. Elazığ’ın ardından baktık ki hep bir ağızdan, “Bu olaya siyaset bulaştırmayalım” diyorlar. Meğer herkes “kadere iman etmiş” haldeymiş. İyi de depremler kader ürünü değil ki! Doğa tarihsel olarak bilinen devinimlerine devam ediyor, bilim de olacakları önceden, açıkça söylüyor. İktidarın kuyruğuna takılmanın anlamı nedir?

Utanmazlık çağı

Siyasal İslamcıyla aynı yana düşerseniz, adına profesör sıfatı eklemiş sapığa itiraz hakkınız ortadan kalkar örneğin. Dedi ki bu sapkın adam: “Çocuk evlilikleri ile uğraştığınız için bu depremler oluyor.” Siyasette kutsanan “uzlaşı” sözcüğünün değeri ve anlamı burada yiter. Bu kafayla neyi konuşacaksın da anlaşacaksın? Bununla uzlaşılmaz, mücadele edilir. Ortada hem hukuki hem ahlaki suç vardır.

Benzer durum Diyanet İşleri Başkanı’yla “uzlaşı” için de geçerlidir. Topluma “ölüme hazır ol” çağrısı yapan bu adam gericiliğin simgesidir. Sen hâlâ eğer Cumhuriyetin kuruluşundaki Diyanet yaşıyor sanıyorsan, zaten diyecek bir şey yok. Bir an önce korkusuzca “Diyanet İşleri Başkanlığı kapansın” diyemiyorsan, neyin muhalefetini yapıyorsun?

“Kurumlar yıpranmasın” safsatasından bıktık. Kızılay’ın harcamalarını okuyoruz. O; insanlara yardım eden, şefkat eli uzatan Kızılay çoktan çökmüş, saltanat düzenine uygun bir yapı kurulmuş. Yoksul insandan para istemekten utanmayan Kızılay hesap vermiyor. Şimdi soralım, kiminle neyi konuşacaksın da uzlaşacaksın? Sorunun kaynağı olan kimseden çözüm elde edilemez.

Sadaka devleti

“Her şeyi devletten beklememek lazım” cümlesini liberallerin ağzından sıkça duyduk. Elbette deprem gibi bir olayda her şeyi devletten bekleyeceğiz. Çadır götürecek, güvenlik sağlayacak, aş verecek, sağlık hizmeti sunacak, evleri yıkılanlara konut üretecek, eğitimde boşluk yaratmayacak, ne olanak varsa hepsini kullanacak, yurttaşına hizmet edecek devlet. Niye her şeyi beklemeyeceğiz, anlamadım. Ama burada da aynı zırva öne çıkıyor. “Siyaseti karıştırmayalım” diyen muhalefet, bal gibi siyasal olan bu durum karşısında yakasına yapışamıyor iktidarın.

Gelelim halkımıza... İnsanlar üzüldü, yardım etmek istedi, bir ölçüde de bunu gösterdiler. Ama merak ediyorum o kolilerden çıkan kıyafetler ve kimi eşyayı nasıl, ne yüzle gönderiyor insanlar. Eskiciye mal verir gibi, evde kullanmadıkları ne varsa insanlar doldurup gönderiyor. O malzemelerin önemli bir kısmı işlevsiz. Kendisine pek katılmam ama İçişleri Bakanı haklı uyarıda bulundu, “bunu yapmayın” diye. Haklıydı. İnsanlar görevimi yaptım, diye kendini rahatlatıyor. Özenli olmak gerek!

Ve olmadı İmamoğlu!

İstanbul ülkemizin gözbebeği! Bu kentin belediye başkanı elbette tüm toplumsal sorunlara duyarlı olmalı, İstanbul halkı adına el uzatmalı. Başkanın Elazığ’a gitmesi doğaldır. Oradaki insanların yarasına merhem olma arzusu, güven vermesi, dayanışma göstermesi hakkıdır, görevidir. Üstelik gerçeği söyleyelim, İmamoğlu’nun soyunduğu siyasi role de uygundur.

Belediye başkanı da insandır. Onun da dinlenmeye, gezmeye, eğlenmeye, ailesiyle vakit geçirmeye hakkı vardır. Yazın, seçimden sonra Bodrum tatili çok konuşuldu. Bence saçmaydı. Onca baskı gören, iktidar tarafından eziyet çektirilen adamın ailesiyle dinlenmesi, tatil yapmasından daha doğal ne olabilir! Üstelik bunu gizli kapaklı yapmaması da yöntem olarak uygundu.

On beş tatil oldu. Çoluğuyla çocuğuyla vakit geçirmek isteyebilir İmamoğlu. İzin alır, halka bilgi verir, dilediğini yapar. Gelgelelim büyük felaket yaşamış bir şehri ziyaret edip oradan kayak yapmaya dağa çıkamaz. Yetmez gibi bir de bunu sosyal medyadan paylaşıp “Yurdumuzun her yanı ayrı güzel” diyemez. Çaresiz insanların acısına ortaksan eğer, bir gün sonra gülerek poz veremezsin. Cenaze evini ziyaret edip bir saat sonra düğün evinde göbek atamazsın! 

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020