Enver Aysever

Ve Arınç yeniden sahnede!

23 Kasım 2020 Pazartesi

Bu ülke her zaman “Amerikancı” oldu. Milliyetçisi, dincisi, askeri, işadamı, sivil toplumcusu kim varsa, iman ettiler ABD’ye. Her dönem bir avuç aydın itiraz etti ama yığınlar onlara kulak vermedi. Siyasilerin milliliği de muhafazakârlığı da dinciliği de dolara endekslidir. Rütbeleri borsada biçimlenir, uluslararası piyasaların duygusu bu yüzden önemlidir. Gazeteci, akademisyen, kanaat önderi diye yutturulan kimseler “Piyasalar bunu satın aldı” diye cümle kurar. Doğrudan Amerikancadır bu söylem, bize uydurmaya zahmet edilmemiştir anlayacağınız!

***

Yeni sürüm Arınç’ın piyasaya verilmesi rastlantı olmasa gerek. İnce ayarları o yapar siyasal İslamcılarda. Bir ara cemaatle birlikte bağırsak temizlemekle meşguldü, kızağa çekildi sonra, ABD’de devran döndü, sıra yine ona geldi. Biden döneminde belli ki bolca “hukuk”, “ifade özgürlüğü” lakırdılarını işiteceğiz yeniden. Üzüntüm İslamcıların elinde çok değerli kavramların heba olması, iyice içi boşalınca “özgürlük”, “adalet”, “eşitlik” demenin anlamı kalmıyor! Hazin tablo.

Tahminim önce Kavala’nın salıverileceği yönünde. Ardı gelecektir, Ahmet Altan başta olmak üzere sürecin ruhuna uygun davranılıp tutsaklar bırakılacak. Bir tek Demirtaş meselesi karışık görünüyor. Güçlü bir siyasi figürü ancak tamamen ülkücü tabandan vazgeçmek koşuluyla bırakırlar. Ki bu karar da o denli kolay değil. Çakıcı’nın mektuplarının sadece Kılıçdaroğlu’na sanılması ya saflıktır, ya ahmaklık.

***

Tam bu satırları yazarken RTE’den açıklama geldi. Kabaca diyor ki: “Biz MHP ile yola devam ediyoruz, geçmişte birlikte çalışsak bile kimsenin şahsi görüşü bizi bağlamaz.” Yani?

Ben de diyorum ki: Arınç, RTE’nin bilgisi dışında tüm bunları dile getiremez. Arınç, Yüksek İstişare Kurulu üyesidir ve yüklüce maaş almaktadır. O halde?

Dedim ya güç oyun bu, sıra geldi “iyi polis kötü polis” dönemine. Bu saatten sonra iktidarı bir arada tutan koalisyon dağılmıştır.

***

Vicdanlı biri için katlanılması zor yıllar. Tüm davaların siyasi görüldüğü şu dönemde adaletten bahsetmek nasıl mümkün olsun ki? AKP yılları bize halkımızı da iyice tanıttı. RTE birkaç gün arayla taban tabana zıt cümleler kuruyor, ahali inanıyor, hepsini alkışlıyor. Adalet Bakanı “Kimse hukuku ayak altına alamaz” türü sözler ediyor, biri çıkıp da “İyi de bunu yapan kim?” diyemiyor! Bakın damat unutuldu bile, söz etmek yasak neredeyse Albayrak’tan. Demem o ki, kimse anımsamıyor, düşünmüyor; bunu bilen RTE, durmuyor yola devam ediyor.

Anlaşılan Trump ardından sömürgeciler, müttefiklerini de gözden geçirecek. Yazık ki bizim gibi geri kalmış ülkeler göbekten bağlı ABD’ye. Üretmeyen, yaratmayan halk, buna mahkûmdur. Hamaset Cumhuriyeti’ne eyvallah eden herkes sorumludur bu durumdan. Geçen gün, önemli düşünür sayılan biri, uzun uzun ABD ve Avrupa demokrasisini övdü. Eğer çıta bu olmazsa, dünya otoriterleşirmiş! Yahu o övülen demokrasi Biden/Trump ikileminde ilerliyor. Önümüze kahraman diye Macron’u, Boris’i koyuyor! Burada hangi özgürlüğü gördüğünü pek merak ettim.

***

Yeni dönem tahminlerimden biri de kimi ulusalcı çevrelerin oyun dışı kalacağı yönünde. RTE’ye “Kurtuluş Savaşı(!)” veren lider muamelesi yapan o çevreleri güç günler bekliyor. Deniyor ya “AKP eski ruha dönüyor” diye, o süreçte liberaller ne gördü ayrı tartışma konusu, işte orada milliyetçiliğin her türü ayak altına alınıyordu, sanırım unutmamışlardır! Siyasette vezirlikle rezillik arası mesafe pek kısadır! Siyasal İslam Amerikancıdır, tarihi böyledir, oradan antiemperyalist tutum beklemek gülünçtür!

Gelelim eğlenceli konuya, Ünal Çeviköz, yani CHP patlattı bombayı, dedi ki: “Biden’dan Türkiye için demokrasi vurgusu bekliyoruz.” Gülüyorum ağlanacak halimize! AKP devrilirse, sıra bize gelsin demektir bu, müstemleke kafasıdır, Kemal Derviş davetidir ayrıca! Tıpkı “Babacan döneminde her şey güllük gülistan” safsatası gibidir. Ilımlı İslam ideolojisidir. Piyasalar rahatsız olmasın, biz buradayız diye el kaldırmaktır! Acıklıdır!

***

Şu salgın günlerinde yaşıyorsak talihli olduğumuz için. Hastaneler tıka basa dolu, işsizlik almış yürümüş, büyük toplumsal felaketin içindeyiz. Diyeceğim, koronadan yırtsak bile kahrımızdan öleceğiz!


Yazarın Son Yazıları

Tuz koktuktan sonra! 31 Aralık 2020
Değişim hamaseti! 24 Aralık 2020
Kullar ve yurttaşlar! 21 Aralık 2020
Modern gericilik! 14 Aralık 2020
Paranın dini imanı 3 Aralık 2020
Cin, cemaat, cehalet! 26 Kasım 2020