Enver Aysever

Devrimci Cumhuriyet için!

29 Ekim 2020 Perşembe

Zalim, bencil, halkını sömüren bir ailenin elinden ahaliyi kurtarıp ona kimlik vermek, kişilik sahibi yapmak demektir Cumhuriyet. Söylemesi kolay, yapılması son derece güç bir devrimdir. 

29 Ekim 1923, tarihin akışının salt ülkemiz için değil, tüm Ortadoğu halkları adına değiştiği gündür. Ardı ardına yapılan devrimlerle; o güne dek birbirinden kopuk, bölük pörçük gruplar halinde yaşayan insanlardan “ulus” yaratılmıştır.

Bu “yaratma” sözcüğünü rastlantı olarak seçmedim, biraz okuryazar olan herkes bilir ki ortada değerler içinde olan bir halk yoktur. Asıl başarı, bu cahil topluluklardan bütünlüklü, anlamlı, ortak yöne bakan “ulus” yaratmaktır. 

Elbette yarım kalmış devrimdir, Cumhuriyet. 

Şu an siyasal İslam bataklığında can çekişmektedir.

***

Cumhuriyet, sosyalist değildi. Ancak halkçı, devletçiydi, her alanda planlamayı önemsiyordu. Sermaye birikimi sağlamak, yatırımcıyı teşvik etmek için de çeşitli yollar denedi. Ancak temel ereği yurttaşlık bilinci vermek, halkın etik, düşünsel seviyesini artırmaktı. Elbette o sürecin kazananı olan büyük sermaye grupları da oldu. 

Bazısı görgülü, çoğu tersi durumda olan büyük holdingler, yoksuldan aldıkları (doğrusu çaldıkları) zenginlikler unutulsun diye çeşitli tanıtım filmleri hazırlıyor ve “minnettarız, âşığız” türü cümlelerle uyutuyorlar yığınları. Yine aynı gündeyiz, yine aynı filmler yayında. 

Damat bakanı tuhaf hareketlerle öven hanımefendi, anlaşıldı ki unutulsun diye ayıbı, basmış parayı yaptırmış reklam filmini. Hakikat nedir? O film Cumhuriyete saygı falan değildir, sadece sömürüye devam talebidir. Gaz alma çabasıdır. 

...

Cumhuriyetin içini boşaltan ilk önce sermaye sahipleri olmuştur. Çıkarları çerçevesinde yeri gelince darbecilerle bile kol kola girmişlerdir. Cumhuriyet, ancak “kimsesizlerin kimsesi” olursa kutsaldır. Gerisi fasa fisodur!

Güzel videolarla halkı, yoksulu uyutan sermaye sahiplerinin, özünde gerici kimliği siyasal İslamcılarla aynıdır. Sahte Atatürkçülük/Cumhuriyetçilik ülkenin baş sorunudur! Darbelerle ülkenin ilerici, entelektüel birikimini yok eden tüm güçler maskeli baloda başroldeler. TÜSİAD, TSK en önde elbette.

Cumhuriyet ancak emekçisine sahip çıkarsa anlamlıdır.

Cumhuriyeti kutlamayı hak etmek için onurunu korumayı öğrenmek lazım.

...

Arabasına Atatürk imzası koymakla, gömleğine fotoğrafını basmakla Cumhuriyetçi olunmaz.

Cumhuriyet bilinç ister, bilgi ister, erdemli yurttaş ister. Ancak örgütlü toplum bunu başarabilir. Sınıfsal bilinç olmadan, düşünce birikimi olmadan yapılan her eylem, edilen her söz uçucudur.

Ayrıca kendini laik, ilerici zanneden ama basbayağı ırkçı olanlarla da aynı şeyi anlamıyoruz Cumhuriyetten! 

Bu ülkede hepimize yer var, burası ancak birlikte olursak güzel. Tüm dilleriyle, etnik farklılıklarıyla...

Tek renk, tek ses yoksulluktur.

Cumhuriyet herkesin evidir!

***

Cumhuriyeti yeniden kazanmak kolay olmayacak. Korona ile birlikte değişen insan, devletlerarası ilişkiler yeni dengeler kuruyor. Görünen o ki her gün biraz daha yoksullaşacak memleketimiz. Üstelik bu yoksulluk salt iktisadi anlamda değil; düşünsel, etik konularda büyük zaafları var gençliğimizin. Sanılanın tersine şapkadan tavşan çıkaran kuşak gelmiyor, çoğu bencil ve gelecekten umutsuz. Gençlerin neredeyse tümü yurdunu, daha iyi yaşam için terk etmek istiyorsa orada Cumhuriyetten söz etmek mümkün müdür? 

Saray hamasetle buraya dek geldi. Özal’dan bu yana Cumhuriyet ne ürettiyse sattılar, savdılar. En tehlikelisi tüm değerler ayakaltına alındı. Büyük iktisadi yıkımdan önce bu kutsal (!) ve salgın cehalet miras kalacak geriye. Böyle günler hakikatin görülmesi, tartışılması için zemin hazırlar. Nasıl militarist dille Cumhuriyet örselendiyse AKP’ye dek, şimdi de siyasal İslamın tezleriyle iyice dibe vurdu. Tablo hazindir.

***

Ne yapmalı?” diyenlere inatla aynı sözleri yineliyorum. Saray rejimi bu tutumuyla duvara doğru hızla giden araba gibi. Ülkelerinin kaderini kendisine bağlayan tek adamlar, toparlanması güç hasar bırakıyor. Bu durumda inatla hakikati söylemek, zor göreve talip olduğunun altını çizmek önemlidir.

Umut dediğimiz, planlı iktisadi yapıda, üreten, çalışkan, ahlaklı insanlar yaratmaktadır. Kapitalizmle hesaplaşmayan hiçbir yapının bu saatten sonra ayakta kalması mümkün değildir. Dün nasıl o yurtsever insanlar çıktıysa sahaya, yine aynısı olacaktır.

Cumhuriyet kolay kurulmadı, nimetlerinden faydalanan herkes, savunusunu da yapmak zorundadır! 

Cumhuriyet devrimle kuruldu, demek ki ona sahip çıkmak devrimcilerin görevidir!


Yazarın Son Yazıları

Bir kira, bir yuva 12 Kasım 2020
Kapitalizmin tanrısı! 5 Kasım 2020
Enkaz! 2 Kasım 2020
Loris Teyze! 12 Ekim 2020
Kendine adalet! 8 Ekim 2020
Kayyım cumhuriyeti 5 Ekim 2020
Hakikat! 1 Ekim 2020