CHP’nin tarihsel görevi

CHP’nin tarihsel görevi

14.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel görevi:

Cumhuriyeti kurmak, Demokrasi’yi işletmek, Ülke’yi, Toplum’u, uygarlaştırmaktır!

CHP bu görevini geçmişte başarıyla yapmış, Türkiye’yi İslam Âlemi içinde tek ve biricik demokratik ve uygar ülke niteliğine kavuşturmuştur.

Hiç kuşkusuz bugün de aynı görevi başarıyla yapmasını bekliyoruz.

Çünkü İktidar, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih, coğrafya ve siyaset içindeki yerini değiştirmeye çalışmakta, onu Ortaçağ’a ve Ortadoğu’ya geri götürmeye kararlı görünmektedir.!

***

Türkiye Cumhuriyeti’ni de Cumhuriyet Halk Partisi’ni de kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli sorunu, egemenliğini dinden ve gelenekten alan Osmanlı hanedanının yerine geçecek olan yeni yönetimin egemenlik kaynağını belirlemekti.

Mustafa Kemal Atatürk için bu yeni egemenlik kaynağı hem kuramsal ve felsefi olarak hem de fiili siyaset açısından Büyük Millet Meclisi’ydi.

Çağdaş bir ulus devletin ancak bu temel üzerine yükselebileceğine inanıyordu.

Erzurum ve Sivas kongreleri bu projenin ilk adımlarıydı.

Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin, ilanından bile önce, demokratik yolculuğuna başladığı tarihtir.

16 Nisan 2017 de bu “Laik ve Demokratik Cumhuriyet” yolculuğunun “Şahsım Devleti” istasyonuna vardığı tarihtir!

***

Atatürk için CHP, devleti ve toplumu çağdaşlaştırmanın, demokratikleştirmenin meşru kurumu ve en etkili aracıydı.

Demokrasiyi üretecek, besleyecek, yaşatacak bir siyasal ve sınıfsal yapısı olmayan, padişahlık geleneğinden gelen bir devlet ve feodal bir din tarım toplumu, CHP aracılığıyla çağdaş ve demokratik bir topluma dönüştürülecekti.

Nitekim “Atatürk Devrimleri” denilen reformlar CHP aracılığıyla topluma mal edilmeye çalışıldı.

CHP’nin bu devrimciliğinin bütünüyle başarıya ulaştığı sanısıyla, İsmet İnönü Çok Partili Rejime geçme kararı verdi.

Atatürk’ün ölümünden sonra Milli Şef ilan edilen İnönü, tarihte eşi görülmemiş bir biçimde, yapılan serbest seçimlerle, Devrimcilerin elindeki iktidarı Barışçı Yol’la terk etti ve muhalefete geçti.

Böylece CHP, sadece Cumhuriyeti değil, Çok Partili Rejimi de kuran, “Milli Demokratik Devrimi” de gerçekleştiren bir parti kimliğiyle tarihteki yerini aldı.

Ama ne yazık ki Türkiye’nin siyasal, ekonomik, eğitimsel ve sınıfsal yapısı Çok Partili Rejim’e hazır değildi.

Ne sermaye sınıfı ne işçi sınıfı ne de Demokrasi bilinci gelişmişti!

Eski Rejim’in, toprak ağaları ve tarikatlardan oluşan egemenleri, 1950’de iktidarı İnönü’den devralınca, ülkeyi bugünlerdeki krizlere taşıyan geri götürme çabalarını başlattılar, ekonomik iflasın ve toplumsal/hukuksal bunalımın temellerini attılar.

1950-1960 arasındaki karanlık dönemin sonunda diyalektik olarak gerçekleştirilen 1961 Anayasası da CHP’nin Demokratik Rejim’i yeniden kurmak için ilan ettiği “İlk Hedefler Beyannamesi”nin izlerini taşıyordu.

CHP böylece, Cumhuriyeti kuran, Çok Partili Demokrasi’ye geçen ve onu Çağdaş Devlet Yapısı’na taşıyan Atatürk’ün partisi olarak tarihe geçti.

***

Ne yazık ki Emperyalistlerin ve içerideki işbirlikçilerinin desteğiyle, ülke günümüzde, yeniden ve hızla Ortaçağ’a ve Ortadoğu’ya geri sürüklenmeye başlamıştır.

İktidarın büyük saldırısı altında olan CHP, bir kez daha tarihsel görevini yüklenmek, Laik ve Demokratik Cumhuriyeti kurtarmak ve işletmek sorumluluğuyla karşı karşıyadır:

Bir an önce parti içi çatışmaları sonlandırmak ve ülkeyi sürüklendiği karanlıktan kurtarmak için kolları sıvamak zorundadır.

Bugünkü lider kadrosunu oluşturan, Kılıçdaroğlu, Özel, İmamoğlu ve Yavaş, bu bilinçle hareket etmezlerse, tarih onları affetmeyecektir!

Yazarın Son Yazıları

Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025