ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı. Trump’ın canlı konuşmasını tüylerim ürpererek izledim:
Dünya ve özellikle de Ortadoğu bölgesi uzun vadeli bir istikrarsızlığa mahkûm görünüyor.
Tam bu arada, ülkemizde neler oluyor; neden ve nasıl oluyor?
Cuma günkü yazımda, İktidarın küçük ortağının “İmralı’ya statü istemesi” üzerine, biraz ironik bir dille, Emperyalizmin, Türkleri ve Kürtleri, Ortadoğu’da, ANZAKLAR gibi kullanmak istediğine değinmiştim.
Şimdi yine aynı konuda, tarihten dört örnek vererek bir çözümleme yapmaya çalışacağım.
***
Patrice Émery Lumumba
2 Temmuz 1925-17 Ocak 1961
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin bağımsızlık mücadelesinin önderi ve ilk başbakanı.
23 Haziran 1960’ta ilk hükümeti kurdu. Eylül ayında devlet başkanı Kasavubu tarafından yasallığı şüpheli şekilde görevinden el çektirildi.
4 Eylül’de Albay Mobutu önderliğindeki bir askeri cunta yönetimi ele geçirdi ve Lumumba 1 Aralık 1960’ta Mobutu’ya bağlı birlikler tarafından tutuklandı.
Tutuklu bulunduğu başkentteki hapishaneden alınarak bağımsızlığını ilan eden ve siyasi alandaki baş düşmanı olan Tshombe’nin emrindeki Katanga bölgesine sevk edildi ve arkadaşları ile birlikte kurşuna dizildi. Cesedi sülfürik asit ile eritilerek yok edildi.
Şubat 2002’de Belçika hükümeti “Lumumba’nın öldürülmesine giden olaylarda inkâr edilemez bir sorumluluk payına sahip olduğunu” kabul eden bir açıklama yayımladı.
Temmuz 2002’de ABD hükümeti CIA’in, Lumumba karşıtlarına para ve politik destek yardımında bulunarak ve Mobutu’ya silah ve askeri eğitim sağlayarak Lumumba’nın öldürülmesinde rol oynadığını ortaya çıkaran belgeleri açıkladı.
***
Muhammed Hidayet Musaddık
16 Haziran 1882-5 Mart 1967
1951’den 1953’e kadar İran başbakanı olarak görev yapan, toprak reformunu ve petrolün millileştirilmesini gerçekleştiren politikacı.
Kermit Roosevelt Jr. liderliğindeki Birleşik Krallık (MI6) ve Amerika Birleşik Devletleri (CIA) istihbarat teşkilatlarının desteğiyle 1953 İran darbesinde hükümeti devrildi.
Darbenin ardından Şah, İngilizlerle petrol anlaşması imzaladı.
2013 yılında ABD hükümeti, protestoculara ödeme yapmak ve yetkililere rüşvet vermek de dahil olmak üzere, dış politika girişimlerinin bir parçası olarak darbedeki rolünü resmen kabul etti.
***
Salvador Guillermo Allende Gossens
26 Haziran 1908-11 Eylül 1973
1970’ten 1973’teki ölümüne kadar üç yıl boyunca Şili Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Latin Amerika’da liberal demokratik bir sistemde seçimle işbaşına gelmiş olan ilk Sosyalist siyasetçi.
Ancak Kongre’de çoğunluğu elinde tutan sağ partiler ve yargıyla sık sık çatışma yaşadı.
11 Eylül 1973’te ordu, CIA’nin desteğiyle bir darbe düzenleyip askerler La Moneda Sarayı’nı kuşattığında Allende, istifa etmeyeceğini ilan etti ve aynı gün, sarayı savunanlarla tek tek vedalaşarak ofisinde intihar etti.
***
Mustafa Kemal Atatürk
1881-10 Kasım 1938
I. Dünya Savaşı’nı kazanan İngiliz, Fransız ve İtalyan ordularının işgal ettiği Anadolu’da, hem onları hem de onların desteğiyle Batı’dan ve Doğu’dan saldıran Yunan ve Ermeni ordularını bozguna uğratan, yine Emperyalistlerin desteği ve kışkırtmalarıyla ayaklanan tarikatçı ve etnikçi isyanları bastıran ve İngilizlerin Padişah’a kurdurduğu Hilafet ordusu Kuva-yi İnzibatiye’yi yenen, İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı ve Meclis Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı.
Çöken, savaşta yenilen ve işgal edilen bir Orta Çağ İmparatorluğu olan, bir DinTarım Devleti niteliğindeki Osmanlı’nın çağ gerisi kalmış sosyoekonomik, kültürel ve siyasal enkazı üzerinde, yepyeni, Üniter, Ulusal, Bağımsız, Çağdaş Demokratik ve Laik Sosyal bir Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.
***
Kendisine karşı çıkan liderleri kendi ülkelerindeki insanları kullanarak yok eden Emperyalizm, el koyduğu ve bölüştüğü Osmanlı İmparatorluğu’nun kalbi olan Anadolu’da, savaşla kendisini kovan Mustafa Kemal Atatürk’ü asla affetmedi:
Bugünlerde ülkemizde ve bölgemizde olup bitenleri, Ulus Devlet yapısına ve Lozan’a yönelik reddiyeleri, İran’a yapılan son saldırıyla birlikte, biraz da bu perspektiften görmeye çalışın bakalım!
Tek çare yine Atatürk:
“Yurtta barış dünyada barış!”