Kafaya takma kedilere güvenme

21 Haziran 2020 Pazar

Maske, mesafe, temiz el!

Bilim Kurulu’nun bir şartı daha var:

Koronayı kafaya takma”.

Ama yolunu göstermiyor.

Sağlık Bakanı’na arz ile yetiniyor. Maske belli de koronanın kafaya nasıl takılmayacağı belli değil.

Maskeyi çene altına takan sayın halkımız koronaya kim bilir, ne şekiller vererek kafaya takacak.

Sayın Bakan konuyu Reyiz’in gönlünün rızasına sunuyor.

***

Reyiz hekim değil. Ama milletimizin huyunu ve ruhunu, avucunun içi gibi biliyor.

Kafaya takmasını” önlemenin tek yolu, “kafasına alakasız şeyleri takmak.”

Buna siyasette “gündem değiştirmek” deniyor. Ama hekimlikteki adı “meşguliyetle tedavi”!

Yani, “kişiyi rahatsız edici bir konudan fikren, ruhen, bedenen uzak tutmak ve başka şeylerle oyalamak.

Reyiz, bu işin feriştahı.

Benzer başarıya yaklaşan sadece Amerikalıların Trump’ı!

O da beş hatta on yıl geriden izliyor.

Ülkesi koronadan kırılırken, halk sokaklara dökülmüş ortalık alev alev yanarken, tek yapabildiği saldırıya uğramış bir kilisenin önünde İncil’le poz vermek oluyor.

Reyiz bu işi beş yıl önce, üsttelik ülkemiz çok şükür sütliman iken yapmıştı. Hem de cami avlusunda değil, seçim kürsüsünde.

Din sömürüsü başka, millete kutsal değerlerini hatırlatmak başka!

***

Amerika, ülkeyi çadırda yatan ve toteme tapan Apaçilerden teslim aldığı için Trump, Reyiz kadar şanslı değil. Kutlayacak kutsal yapıları yok..

Biz İstanbul’u fethetmekle kalmadık, dünyanın en büyük, en eski tapınaklarından Santa Sofia’yı da aldık. Camiye çevirip kütüğümüze geçirdik.

Asırlar geçti. Tüm dinlere ve insanlığa saygılı bir devlet olduğumuzu ilan etmek üzere müze olarak hizmete açtık. Aptestimizden emindik.

Ama körolası korona işsizlik, pahalılık ve toplumsal tıkanıklıkları su yüzüne çıkardı.

Bilim Kurulu uyarmasa da Reyiz zaten “meşguliyetle tedavi”ye yönelecekti.

Ülkemizin çok şükür, Bizans’tan kalma, kiliseden dönme tam 8 tane daha Ayasofyası var. Aynı isimde, kiliseden dönme Trabzon, Edirne, Kırklareli, Zonguldak, Bitlis, Gümüşhane, İznik’teki Ayasofyaların hepsi de ibadete açık camimiz. Olsun fazla Ayasofya göz çıkarmaz

***

Bunlar tezgâh! Sabah namazında Sultanahmet’te cemaat yok. Önce orayı doldurun!

Reyiz’in dediğini buraya yazsak, “Bizans casusu” diye kilosunun en yetkin gazetecisi Müyesser Yıldız’a komşu olmuştuk.

***

Bu “tezgâhı” bozmak üzere “Reyiz ve Yol Arkadaşları Grubu” oluşturuldu.

Sabah namazı için Sultanahmet Camii’ne gidildi.

Uzun yıllardır, burada sabah namazını imamlar üç beş kişi ile kıldırır. Nereden mi biliyorum?

Baba evim Sultanahmet’te idi. Merhum pederim, bu caminin kırk yıllık cemaati arasındaydı. Oradan da defnedildi. Emekli olmadıysa, başimam efendi iyi bilir. Pederimin en büyük yakınması da sabah cemaatinin iki-üç veya beş kişiyle sınırlı kalmasıydı. Sultanahmet, turistik otel-pansiyon-hediyelik eşya semtine dönüşünce durum daha da vahimleşti.

Reyiz, çarşı pazara pek aldırmasa da cami cemaatini yakından izliyor “Ayasofya açılsın!” diyenlere “önce Sultanahmet’i doldurun” demesi boşuna değil. Bu boşluk gerçekten hüzün verici.

Senegalli santrafor Demba Ba, Beşiktaş’tayken taraftarları Sultanahmet’te sabah namazına çağırdı. Giden olmadı. O da Başakşehir’e gitti. FB’li Reyiz’i bu durum fazlasıyla üzüldü.

Koronanın patlamasından iki hafta önce “Reyiz’in Yol Arkadaşları Grubu” duruma el koydu. 23 Şubat günü sabah namazı için Sultanahmet Camii’ne gittiler.

Buna en çok da mahallenin kedisi sevinmiş olmalı. O sabah imamın arkasında ilk kez kalabalık bir cemaatle saf tuttu. Makaracı Egemen’in yüzünü kızartacak bir saygıyla Bakara 155. ayeti dinledi.

***

Ertesi gün emektar komşumuz köfteci Fehmi Amca’yı aradım. “Oğlum” dedi, “Sultanahmet, eski Sultanahmet değil. Burada hane kalmadı ki cemaat de olsun. Havalar da ısındı, kediler de görünmüyor artık.

***

Maske tak koronayı takma” düzeniyle “Meşguliyetle tedavi”miz sürecek.

Ayasofya ibadete açılırsa, Sultanahmet’in o yarım saflık cemaati oraya kayacak. Bu kez de “Dünya şaheseri Mavi Camimiz boş kaldı!” diye kafayı takacağız.

Mahallenin kedilerine ise güvenemeyiz. “Laikçi” ve ya “binamaz” olduklarından değil, Sultanahmet köftecisinin kapısını tercih ettiklerinden.


Yazarın Son Yazıları

Hutbe... Ama kimin için? 26 Temmuz 2020
Artık Fatih’in halefi! 12 Temmuz 2020
Şeytanıracim* 5 Temmuz 2020
Bedevilik sırası 17 Mayıs 2020
Hanım ile oruç açmak.. 10 Mayıs 2020
Maskesiz.. 26 Nisan 2020
Yerçekimsiz denge 19 Nisan 2020
Mesafe lütfen... 12 Nisan 2020
Hepimiz Hamlet’iz 5 Nisan 2020