Elçin Poyrazlar

Avrupa kanepeden kalkamıyor

14 Nisan 2021 Çarşamba

Avrupa iki haftadır Ankara ziyaretinde yaşanan Sofagate yani kanepe skandalını yazıyor ve konuşuyor.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanındaki  koltuğa aceleyle kurulması, Avrupa Komisyonu’nun ilk kadın başkanı Ursula Von der Leyen’in görüşmede ayakta kalması ve sonunda kanepeye oturması AB için artık siyasi bir mesele. 

Michel ile Von der Leyen’in pazartesi yapılan haftalık olağan görüşmeleri de Sofagate gerginliğinde geçti. Von der Leyen’in Michel’e ‘bunun bir daha tekrarlanmasına asla izin vermeyeceği’ mesajı verdiği bilgisi basına yansıdı. 

Avrupa Parlamentosu üyelerinin bazıları ve Avrupa’daki kadın hakları örgütleri Michel’in istifa etmesi gerektiğini, Ankara’daki ziyarette büyük bir skandala imza attığını savunuyorlar. 

Michel ise Ankara’nın protokol kurallarını katı biçimde uyguladığını söylerken, Türk tarafı oturma düzeninin AB Konseyi’nin protokol ekibi tarafından onaylandığını açıkladı. 

AB içindeki azılı rekabet, iletişimsizlik ve Ankara’nın bu krizi öngörememiş olması Avrupa ile ilişkilerimizde bize yeni bir model hediye etti: Sofagate.

Oysa AB, Türkiye ile soğuyan ilişkileri ısıtmak, ‘biraz tehdit biraz teşvik’ yaklaşımıyla bölgesel çıkarlarını korumak, özellikle de Suriyeli göçmenlerin Avrupa sınırlarına dayanmasını önleme hedefi taşıyordu. 

Ve bunun için demokrasi ve temel özgürlüklerde gerilemekte olan, kadın haklarında uluslararası anlaşmalardan bir gecede çıkan bir ülkeyle ‘jeopolitik’ anlaşmalar yapmaya, ‘yatıştırma ve denge politikalarını’ sürdürmeyi istiyordu. 

Ancak Avrupa Ankara’nın kanepesinde kalıverdi. 

Brüksel bir kez daha dış politikada tek bir ses olmayı, demokrasi konusunda yumuşak gücünü göstermeyi beceremedi ve kim hangi koltuğa oturacak türünden makam hırslarının kurbanı oldu. 

Üstelik bunu salgının hem sağlık hem de ekonomik anlamda dünyanın belini büktüğü tarihi bir dönemde liderliğe soyunması gerektiği anda yaptı. 

Avrupa’nın bugünkü en önemli gündem maddeleri kanepelerin çok uzağında.

Salgınla mücadele, AB bütçesi, salgın için ekonomik yardım paketi ve Brexit anlaşmasının onaylanması. 

Oysa zengin, refah, bilimsel açıdan gelişmiş, sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri ileri durumdaki Avrupa, Covid-19 aşısını halkına dağıtmada hem çok geride kaldı hem de krizi iyi yönetemedi. 

İngiltere halkının yüzde 58’ini, ABD yüzde 38’ini aşılarken bu oran AB geneli için yüzde 14. 

Avrupa halkları AB’nin aşı yönetiminden memnun değil. 

Öte yandan ekonomik kaygılar Avrupa’daki siyasi atmosferi şekillendiriyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi turizm ekonomisine bağlı ülkeler bir yaz daha salgın kayıplarını yaşamak istemiyor. 

AB’nin hedefi bu yaz sonuna kadar kıtadaki yetişkinlerin yüzde 70’inin aşılanması. 

Ancak bu hızla bunun gerçekleşmesi gerçekçi görünmüyor. 

Üstelik salgından kötü etkilenen ülkeler için hazırlanan 750 milyar avroluk AB fonu üye devletlere henüz dağıtılmaya başlanmadı. 

Kanepeye kim, ne zaman oturacak tartışmaları, tuzu kuru politikacıların konforlu makamlarını koruma güdüsü olabilir. 

Avrupa’nın hem salgın krizinde hem de dış politikada ciddi bir liderlik göstermesi için çöküp kaldığı kanepeden acilen kalkması gerekiyor. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

En kötü ihtimalle… 4 Mayıs 2021
Havuç, sopa ve AB 7 Nisan 2021