Değişimin umuda dönüşümü!

05 Aralık 2023 Salı

Hafta sonu Antalya Kitap Fuarı’ndaydık. Cumartesi ve pazar Cumhuriyet Kitapları standında, Bilgi Yayınevi’nde okurlarla buluştuk. Kitap fuarları sözümüzü yerel basınla da paylaştık:

Okurla yazar buluşursa okuryazar oluruz!

Gelişmiş toplumda ayda bir kez kitabevine giden ve bir yayın organını düzenli olarak takip eden kişiye okuryazar deniyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 5. Avrupa ortalaması yüzde 50’nin üzerinde. Rekor Finlandiya’da, yüzde 65...

Önceki yıllarda kitap okuru ilgisini çeken kitabı arardı. Önce bulur sonra fiyatını sorardı. Eylül sonundan bu yana katıldığımız altı fuarda giderek şu öne çıkıyor:

Önce kitabın fiyatına bakılıyor sonra içeriğine!

Ekonomik krize karşın bütçesinden kitaba pay ayıranların olması ise umut verici.

***

Antalya’da iki gün boyunca yüzlerce okurla yüz yüze geldik. Soruları yanıtladık, dertleri dinledik. CHP’deki değişim bir beklenti yaratmış. Bu beklentinin umuda dönmesi gerekiyor. Değişimin umuda dönmesi bekleniyor.

Her kesim yaşananları kendi penceresinden değerlendiriyor. Konuştuğumuz kişi kadar çeşitli düşünce vardı. AKP’nin yarattığı, kronikleşen sorunların “artık çözülemez hale geldiği” görüşü öne çıkmaya başlamış. Bu tehlikeli. Otoriter yönetimlerin bir başka hedefi de şudur:

Toplumun, iktidar değişikliğinin artık mümkün olamayacağı düşüncesine kapılması ve demokrasi arayışından kopması!

CHP, yönetim değişikliğini umut yüksekliğine çeviremezse, bu eğilim kazanabilir. Bunun devamı da şudur:

- İktidar değişir diye beklemekten yorulduk, bu koşullarda nasıl yaşanır ona bakalım!

Antalya sadece turizmle değil, pek çok yanıyla ülke gündeminde. Kitap fuarında sürekli yapılan anonslardan biri Rusçaydı. Antalya’da yaşayan Rus yazarlar da fuara katılmıştı. Sahildeki, ana caddelerdeki tüm mekânlarda tabelaların ikinci dili Rusça. Ukraynalıların sayısı da az değil. Karadeniz’de savaşan iki ülkenin insanları Antalya’da buluşmuş.

Ruslar kadar Suriyeliler de kentin nüfusça büyük sakinler arasında. Antalya Aksu’nun köyünde bir anaokulu öğretmeniyle konuşurken Suriyelilerle nasıl anlaşıyorsunuz diye sorduk. Yanıtı:

- Bakışarak...

Antalya’nın merkezindeki kimi okullarda Suriyeli sayısı bizim öğrencileri geçmiş. Çocuğu sorun yaşayan bir Suriyeli okula gelip çıkışmış. Giderken şöyle demiş:

- Yarın buraya Birleşmiş Milletler elemanı göndereceğim. Ona hesap verirsiniz

***

Kendi içimizdeki çelişkilerden de birkaç yumak edindik! Antalya Kitap Fuarı’nı dolduran yurttaşlara teşekkür ederken şöyle dedik:

- Antalya’da güneş sadece gökyüzünde değil, aynı zamanda insanlarımızın beyninde!

Örneğin konferans salonlarının sürekli dolu olması başta konuşmacı olmak üzere herkese umut veriyordu.

Bunun yanı sıra bağnazlık örnekleri de dinledik. Bir okulda öğretmen, beden eğitimi dersinde kız öğrencinin bacağı yaralanınca hemen ilaç getirip uygulamış. Aile, “Öğretmen kızımızın bacağına dokundu” diye şikâyet etmiş. Soruşturma açılmış!

İmam hatip ortaokulu öğretmeni anlattı:

- Herkesi zorla imam hatibe yazdırınca bu okulların da ruhu bozuldu. Yüzde 70’i liseyi imam hatipte okumamak için her şeyi yapıyor.

Öğretmen, bozulmaya ilişkin ilginç örnekler verdi. Kindar neslin kininin yönü karışık!

Bir ziyaretçimiz de imamdı. Ayaküstü sohbet ederken Ruslarla Suriyelileri karşılaştırdı:

- Ruslarla anlaşmak daha kolay. Yol, yöntem biliyorlar.

Bu hafta sonu da Ankara Kitap Fuarı’ndayız.

Yerel yönetimlerin sonucu kitaba da yansıyor!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çiller-Miller! 28 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları