Oyun Saray zemininde... Top CHP sahasında!

24 Kasım 2019 Pazar

Tanınmış bir CHP’linin Saray’a gidip AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la CHP Genel Başkanlığı pazarlığı yaptığına ilişkin iddianın üzerinden beş gün geçti. Yapılan her açıklama konuyu netleştirmek yerine daha karmaşık hale getiriyor.

Durumun üç boyutu var: Saray, CHP, Sözcü gazetesi...

Kulis haberin çıktığı gün, herkes şu soruya yanıt aradı:

- Kim bu CHP’li?

Ona yakın isim ortaya atıldı. Her adı geçen sert bir açıklama ile yalanladı. O gün şu soruyu soran olmadı:

“Yahu saçmalamayın, Erdoğan demokrasiye o kadar bağlı, demokrasinin vazgeçilmez unsuru siyasi partilere o kadar saygılıdır ki, CHP’nin içine müdahale etmesi mümkün değil. Böyle bir görüşme yapmamıştır. Acaba bu haber doğru mu?”

Herkes doğru kabul edip Saray’a çıkan üzerinde toto oynadı. Erdoğan’ın sözcüsü ertesi gün açıklama yaptı. Ardından Erdoğan yeni bir oyun planı kurdu, topu CHP kalesine attı.

Erdoğan, 17 yıllık iktidar sürecinde yolda bulduklarını, yola çıktıklarına tercih eden bir yol izliyor. İktidarda kalmak için sadece kendi gücünü artırmanın yetmediğini görüp, rakiplerini kendine katma, katamıyorsa etrafında tutma yöntemlerini kullandı. Erdoğan’ın etrafında metrekareye iki eski genel başkan düşüyor! Yanına çekemedikleri için de “Nasıl zayıflatılır” sorusuna yanıt aradı. Bunlar ayrı yazı konuları...

***

Haber kaynağı boyutu her açıklama ile çatallanıyor. Sözcü gazetesi, başyazar Rahmi Turan’ın haberini üstlenmedi. Sözcü’nün bir haberi gündeme getirmek istediğinde bunu başarıyla, etkili biçimde sayfalarına yansıttığını biliyoruz. Rahmi Ağabey, deneyim ile enerjisini birleştirerek gazeteciliğini sürdürüyor.

Haberin sonuçlarının haber boyutlarını aşması nedeniyle Rahmi Turan, aldığı bilgilerin kaynağını ve kendisine verilen ismi açıkladı. Kaynak gazeteci Talat Atilla, Saray’a çıkan Muharrem İnce. İnce, daha başından iddiayı yalanlamıştı. Atilla ise bilgiyi bir CHP’liden aldığını, Kemal Kılıçdaroğlu’na doğrulattığını söyledi. Atilla, nedense olayı CHP’ye doğrulatmış, ama Saray’a sorma gereği duymamış!

***

CHP boyutuna gelince... Kemal Bey, yıllardır şunu söylüyor:

“İktidar CHP’nin içiyle oynuyor... Bunun için devlet kurumlarını kullanıyor, istihbarat gücünü kullanıyor... CHP’yi kavgalı parti gibi göstermek, gücünü kırmak için her şeyi yapıyorlar...”

Kılıçdaroğlu, perşembe sabahı FOX TV’de, yukarıda aktardığımız süreci özetledikten sonra haberi doğruladı. Dün de İzmir’den Erdoğan’a seslendi:

“Yüreğin yetiyorsa gel televizyonda tartışalım...”

Dün akşam saatlerine dek, yaşananların özeti böyle. Pilav daha çok su kaldıracak. Öyle anlaşılıyor ki, yeni açıklamalar yapılacak, belki yeni olaylar ortaya çıkacak.

Biz de yakın geçmişte yukarıdaki iddiaları yorumlarken sormuştuk:

MİT’in açılımı, Milli İstihbarat Teşkilatı mı, muhalefeti imha teşkilatı mı?

Ancak son olay bu yorumlardan, eleştirilerden daha öte bir nitelik taşıyor.

Akla 2010’daki kaset kumpasları geliyor. Devamında insan sormadan edemiyor:

Bu oyunlar daha bitmedi mi?

Son oyun henüz sonuçlanmış değil...

O nedenle nereye evrileceğini şu aşamada öngörmek zor.

Ancak özellikle son iki gündür oyunun CHP içinde ayrıca küçük oyunlar şeklinde devam ettiği görülüyor. Böyle devam ederse, CHP’lilerin kendi aralarında verecekleri kavgadan galip çıkan taraf olsa da kaybeden CHP olur.

Ana sorun; Türkiye’de böyle bir oyunun oynanabilmesidir.

O nedenle bu olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması gerekir.

CHP bunu yapmak yerine, “Bunda parti içinde kimin hiç rolü yok” yarışına girerse de kaybeden parti olur. CHP enerjisini yitirir.

Bugün açıklama yapacak İnce’ye de büyük sorumluluk düşüyor.

CHP, Türkiye’nin en büyük örgütlü siyasal gücü. Bunu eritmek kimin işine gelir?

İktidarın...

Buna izin verilmemeli...

Konuya, sanki bugüne kadar hiç kumpas olmamış da ilk kez yaşanıyormuş gibi bir acemilikle bakmak yerine, siyasetteki kirli gidişe son vermek hedeflenmeli.


Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020