Boğaziçi Üniversitesi
Veysel Ulusoy
Son Köşe Yazıları

Boğaziçi Üniversitesi

20.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Neresinden tutsak dökülüyor her şey...

Sanayi üretiminden tarım sektörüne, tüm ekonomik aktivitelerde bir yavaşlama hissediliyor. Kredi musluklarının ucuz sermaye ile birlikteliğinde sona gelindiği çok açık. Döviz kurunun yukarı gitmesini engellemek için alternatif maliyeti yaklaşık 300 milyar lirayı bulan KKM (kur korumalı mevduat) çalkantının belkide görünmez temelini oluşturuyor. 

Fiyat artış hızını kesmek ve seçime bu yaklaşımla girmek amacıyla saklı göstergelere yönelmek toplumsal maliyeti daha da yukarılara çıkarmaktadır. Kurun 18 ile 20 lira arasında sıkıştırılmasının maliyeti karşımıza 300 milyar lira ve paralel merkez bankacılığı ile satılan yaklaşık 95 milyar dolardır. Bu saklı maliyetler şu ana kadar bizim sadece bildiklerimiz. 

Esasında gerisi daha korkutucu bir niteliğe sahip gibi...

YA EĞİTİM SEKTÖRÜ?

Buraya kadar reel sektör ile onun krediye erişimini konuştuk... Halkın cebinden başka yönlere aktarılan gelirin akıbetini vurguladık. Öte yandan yıllardan beri yaz-boz tahtasına dönen, bilinçli ve programlı bir yaklaşımla siyasallaştırılarak çökertilen eğitim sektörü yine kan kaybederek ayaklar altına alınmaya devam ediyor.

Bunun en son örneği, herkesin de yakından takip ettiği Boğaziçi Üniversitesi ve içinde bulunduğu durumdur.

Atamalar ve onun tüm özelliği Boğaziçi’nde yaşanan sürecin tam merkezinde...

Rektör atamalarının siyasi kararlara tamı tamına bağlı olduğunu bilmeyenemiz yok sanırım. Dekanların belirlenmesinde telefon trafiğinin etkin olduğu ve yine son kararın siyasiler tarafından verildiğinin de gerçeği ortada. Farklı üniversitede kadrosu olan bir öğretim üyesinin başka bir üniversitede dekan olarak atamasının yapılması ve atanan dekanın da kendini birkaç bölüme bölüm başkan vekili olarak ataması ise tecrübe edilen son uygulamalar olarak kaşımızda...

Olağan bir durummuş gibi anlatıyoruz bunu ama başka ülkelerde olsa tüm üniversite camiası sanırım ayağa kalkardı oralarda.

Bu akıldışı uygulamalar son günlerde Türkiye’nin en büyük değerlerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanıyor. Üniversitenin öğretim kadrosunda bile olmayan, kampusa ancak misafir olarak girebilecek özellikte ve başka bir üniversitede görev yapan bir öğretim üyesi, iktisadi ve idari bilimler fakültesi (İİBF) dekanı olarak görevlendiriliyor.

Hemen ertesinde de ilginç olarak kendisini ekonomi bölüm başkan vekili olarak tayin ediyor... 

Anlatacak daha çok ayrıntı var ama onları sonraya bırakalım ve vurgulamak istediğimiz konuya gelelim.

KALİTE HIRSIZLIĞI

Her sektörde olduğı gibi kalite, bedel (fiyat) ve elde edilecek getiri arasında sıkı bir ilişki vardır. Enflasyon örneğinde olduğu gibi, fiyatların kontrolü kaybolduğunda artışların inanılmaz hızda gerçekleştiği, tersi durumda da onu istenen seviyeye (orana) getirmek için yılların geçmesi gerektiği açıktır. 

Eğitimde de geçerli bir yaklaşımdır bu. Kalite birikiminin on yılları aldığı eğitim sektöründe, siyasetle içselleşmiş atama ve benzeri yaklaşımların onu nasıl hızlı bir şekilde çöküşe götüreceğini belirtmeye gerek yoktur.

Boğaziçi Üniversitesi örneğinde olduğu gibi...

Vasıf seviyesi Boğaziçi Üniversitesi’nin yanından bile geçemeyeyecek özelliklerde olan ve oraya atanan öğretim elemanlarının üniversitenin kılcal damarlarında nasıl tahribata yol açtıkları ortadayken bunu kin ile karışık mutluluğun yüze vurduğu bir ifade ile göstermeleri de ayrıca kayıt edilmesi gereken bir durumdur.

Oh olsun yaptık işte davranışı ile çökertilen üniversite ve üniversite eğitimi, enkaza bu arkadaşları da eninde sonunda çekecektir. 

Ama bilinsin ki bu arkadaşlar bir koltuk uğruna kabul ettikleri makamları utanarak hatırlayacaktır.

Öte yandan üniversitelerimizi yine aynı seviyeye çıkarmak için yerine koymak zorunda olduğumuz insan sermayesine harcanan emeğe yazık olacaktır… Ve tabii ki arada kaynayan genç bir nesile.

Yazarın Son Yazıları

Enerji, finansal belirsizlik ve jeoekonomik denge

Ortadoğu’da İran etrafında yükselen gerilim çoğu zaman askeri ya da diplomatik bir mesele olarak ele alınır.

Devamını Oku
08.03.2026
Enflasyon, sessiz fakirleşme ve sözleşme

Enflasyon ile hayat pahalılığı çoğu zaman analitik ayrım yapılmaksızın aynı düzlemde ele alınmaktadır.

Devamını Oku
22.02.2026
Kalıcı fakirlik, mekânsal kilitlenme ve yeni sanayi politikaları

Kalıcı fakirlik çoğu zaman gelir azlığından değil, düşük verimlilik-düşük ücret döngüsünden, zayıf öğrenme ve teknoloji yayılımından, kırılgan istihdamdan ve dışa bağımlı üretim yapısından doğar.

Devamını Oku
08.02.2026
İşsizlik: Hayatları askıda kalan insanlar

Ekonomik büyüme, enflasyon, dış ticaret verileri gibi birçok göstergenin bir görünen bir de görünmeyen yanı vardır.

Devamını Oku
25.01.2026
Emekli

Çalışma hayatları boyunca ödedikleri prim ve vergiler karşılığında, üretim sürecinden çekildikten sonra ekonomik anlamıyla ertelenmiş gelir elde eden kişilerdir emekliler.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni teknoloji, eski ekonomi politikaları

Yeni bir döşümün eşiğindeyiz.

Devamını Oku
28.12.2025
Hangi devlet?

Devlet, insanın doğal gelişiminin son ve en olgun aşamasıdır.

Devamını Oku
14.12.2025
Vasat siyaset tuzağı

Bir ülkede orta gelir seviyesine ulaştıktan sonra, teknolojik gelişme için yapılan harcamaların birim maliyetleri düşürmemesi ve diğer girdi maliyetlerdeki artışın getirdiği ekonomik yavaşlamaya paralel olarak büyüme modellerinin uygulanmasında aksaklıklar ortaya çıkar.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukukun üstünlüğü, ekonomik büyüme... Osimhen ve Mario Lemina örneği

Bir ülke adının veya devletin önüne sıfat koyup onu tanımlarken çok dikkatli olmak gerekir.

Devamını Oku
16.11.2025
Yapısal değişim ve ithal ikamesi: Açık ama korumacı bir model

Türkiye’de kendini sadece öğretici değil, aynı zamanda topluma karşı sorumlu hisseden ekonomistler uzun zamandan beri yapısal değişimin gerekliliğini vurguluyor.

Devamını Oku
02.11.2025
Enflasyon normalleşmedi, tabelası değişti

Son aylarda Türkiye’de enflasyonun düşme trendine girmesine dair anlatı daha çok ölçüm ve etiketlemedeki değişimle ilgilidir.

Devamını Oku
19.10.2025
Türkiye ekonomisinde fiyat düzeyi-gelir uyumsuzluğu: Pahalı ama fakir paradoksu

Enflasyon ülkemiz dışında çoğu ülkede artık bir sorun olmaktan çok uzaktadır.

Devamını Oku
05.10.2025
Bir ekonomi politikası hikâyesi...

Ekonomi politikaları toplumun sosyal refahını daha yukarılara çıkarmak ya da sıkıntılı zamanlarda piyasa dengelerini yeniden ayarlamak için kullanılır.

Devamını Oku
21.09.2025
Yapısal çürüme

Devletteki çürüme kurumsal çöküş ile son noktaya evrilir.

Devamını Oku
07.09.2025
Bir temiz vurgun: döviz kuru korumalı mevduat

Ekonomimizde tarif edilemez bir yalancı mutluluk yaşanıyor bugünlerde. Yanlış anlamayın...

Devamını Oku
24.08.2025
Sahte profesör, sahte ekonomi

Ahlaki çöküntü toplumsal bir olgu haline geldiğinde onun elinden kurtulmak yıllar alır.

Devamını Oku
10.08.2025
Sözde büyüme, gerçekte fakirleşme: Bir derecelendirme hikâyesi

Sizi yönetenlerin ülke notumuz yükseldi kelimesi kapsamında sevindiklerine bakmayın.

Devamını Oku
27.07.2025
KTV-karbon tüketim vergisi, terörsüz Türkiye ve eğitim kalitesinin ortak noktası

Ekonomik ve siyasal sürecin sanki önümüzdeki pazar günü seçim olacak fikri üzerine kurulu olduğu ülkemizde yeni proje diye yapılan tanıtımların sayısında ivme artışı gözlemliyoruz son günlerde.

Devamını Oku
13.07.2025
Asgari ücret ve enflasyon… ya döviz kuru!

Asgari ücretteki artış enflasyon oranını yukarılara taşır mı? Bu soru çoğu ekonomist tarafından ampirik olarak incelenmiş ve sorunun sade bir yanıtının olmadığı, etkileşimin çeşitli nedenlere ve olgulara bağlı olarak değiştiği gözlemlenmiş ve veri analizleri ile ortaya konmuştur.

Devamını Oku
29.06.2025
İstanbul Üniversitesi: Bir diploma iptali oyunu ve yarattığı maliyet

Sahnenin en çarpıcı bölümü ise sanki tüm yanlışlıkları ve usulsüzlükleri sadece bir siyasi partinin kamu yöneticileri yapıyormuş algısının vurgulandığı kısımdır.

Devamını Oku
15.06.2025
Hastalıklı büyüme

Ulusal gelirimiz 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2 arttı. Bunu TÜİK söylüyor.

Devamını Oku
01.06.2025
Jeoekonomik ticaret politikası

ABD-Çin arasında tarife yani uluslararası ticarette ithalatta alınan vergilerin artırılması ile yeniden başlayan ekonomik savaşlar tedarik zincirindeki kırılmaları tetiklemeye devam ediyor.

Devamını Oku
18.05.2025
Buğday ve döviz kuru

Buğday ve döviz kuru

Devamını Oku
04.05.2025
Orta gelir-siyasi tuzak

Orta gelir-siyasi tuzak

Devamını Oku
20.04.2025
Boykot

Boykot

Devamını Oku
06.04.2025
Özel çıkar grubu

Özel çıkar grubu

Devamını Oku
23.03.2025
Gıda enflasyonu

Gıda enflasyonu

Devamını Oku
09.03.2025
İnsan sermayesi, yolsuzluk...

İnsan sermayesi, yolsuzluk...

Devamını Oku
23.02.2025
Merkez Bankası ve ekonomik durum

Merkez Bankası ve ekonomik durum

Devamını Oku
09.02.2025
Yapay zekâ ve bizdeki zekâ

Yapay zekâ ve bizdeki zekâ

Devamını Oku
26.01.2025
Tehlikenin farkına varmak

Tehlikenin farkına varmak

Devamını Oku
12.01.2025
Ekonomik büyüme ve refah

Ekonomik büyüme ve refah

Devamını Oku
29.12.2024
Silkeleme

Silkeleme

Devamını Oku
15.12.2024
Fakirsiniz çünkü...

Fakirsiniz çünkü...

Devamını Oku
01.12.2024
Çaput

Çaput

Devamını Oku
17.11.2024
Neden sürekli kriz içindeyiz?

Neden sürekli kriz içindeyiz?

Devamını Oku
03.11.2024
Bir çöküşün hikâyesi

Bir çöküşün hikâyesi

Devamını Oku
20.10.2024
Kurnaz ekonomik politikaları ve döviz kuru

Kurnaz ekonomik politikaları ve döviz kuru

Devamını Oku
06.10.2024
Eğitim, eğitim kurumlarında hijyen ve gelişmişlik

Eğitim, eğitim kurumlarında hijyen ve gelişmişlik

Devamını Oku
22.09.2024
Ekonomi programının anatomisi

Ekonomi programının anatomisi

Devamını Oku
08.09.2024