Büyükbaşta bir tuhaflık var
Veysel Ulusoy
Son Köşe Yazıları

Büyükbaşta bir tuhaflık var

12.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkemizde hayvan sayısı artıyor. İlk bakışta bu olumlu bir gelişme gibi görünüyor. İnsan ister istemez, “Demek ki hayvancılıkta işler yoluna girmeye başladı” diye düşünüyor. Ama acele etmeyelim. Çünkü rakamların tamamına baktığımızda bu ilk izlenimi desteklemeyen bir tabloyla karşılaşıyoruz.

Son yıllarda hızlanan canlı hayvan ithalatı, hayvan varlığındaki artışın önemli nedenlerinden biri gibi görünüyor. Ancak aynı dönemde kırmızı et üretimi azalıyor, süt üretimi geriliyor ve üretici üretmekte giderek daha fazla zorlandığını söylüyor. Başka bir ifadeyle, hayvan sayısı artıyor ama üretim aynı ölçüde artmıyor.

Hatta bazı temel göstergelerde gerileme yaşanıyor.

İşte tam da bu noktada durup şu soruyu sormamız gerekiyor: Et ve süt üretimi azalırken hayvan sayısı nasıl artabiliyor? Daha da önemlisi, bu tablo bize Türkiye hayvancılığı hakkında ne söylüyor?

Önce TÜİK’in Mayıs 2026’da açıkladığı ve 2025 yılını kapsayan resmi verilere bakalım.

İlk dikkat çeken nokta şu: Büyükbaş hayvan varlığı bir önceki yıla göre yüzde 4.3, küçükbaş hayvan varlığı ise yüzde 5.4 artmış durumda.

Şimdi ikinci tabloya bakalım.

Tam da bu dönemde kırmızı et üretimi yüzde 10.5, çiğ süt üretimi ise yüzde 4.9 geriliyor.

İşte durup düşünmemiz gereken nokta tam da burası.

Normal şartlarda hayvan varlığındaki artışın üretime de yansımasını beklersiniz. Oysa biz tam tersini görüyoruz. Hayvan sayısı artıyor, et üretimi düşüyor ve süt üretimi azalıyor.

Üretici maliyet baskısı altında. Tüketici eti hâlâ çok pahalıya alıyor. İthalat ise tüm hızıyla devam ediyor.

O zaman şu soruyu sormak gerekiyor: Bu politika gerçekten kimin sorununu çözüyor?

Ya da çözüyor mu?

Çünkü bir ülkede hem üretici kazanamıyor hem tüketici pahalı et yiyorsa ortada başarılı bir hayvancılık politikası olduğunu söylemek akıldışı bir yaklaşım olur.

Tüm ürünlerde olduğu gibi hayvancılıkta da ithalatın kendisi kötü bir politika olmayabilir. Hatta bazı dönemlerde kaçınılmaz olabilir. Bir ekonomist olarak buna itiraz etmem.

Ancak ithalatın piyasada geçici arz açığını kapatmak, fiyatlarda aşırı dalgalanmayı önlemek ve tüketiciyi korumak gibi belirli amaçları vardır.

Yani ithalat, üretimin bir alternatifi değil, üretim yeniden güçleninceye kadar piyasaya nefes aldırmak için kullanılan geçici bir araç olmalıdır.

İşte sorun tam da burada başlıyor.

Türkiye’de ithalat geçici bir istisna olmaktan çıkmış, adeta hayvancılık politikasının kalıcı bir unsuruna dönüşmüş bir görüntü çiziyor bize.

Yıllardır ithalat yapmamıza rağmen, örneğin üretici rahatlayamadı. Tüketici de ucuz ete ulaşamadı.

İşte o zaman şu soruyu sormak gerekiyor:

İthalat gerçekten amacına ulaşıyor mu?

Yoksa ithalat, üretim sorununu çözen bir politika olmaktan çıkıp üretim sorununu erteleyen bir mekanizmaya mı dönüşüyor?

Yanıt sanki evet.

Artık bu gerçekle yüzleşmenin zamanı geldi. Hayvancılık meselesi ne yalnızca et fiyatlarından ibarettir ne de enflasyonu birkaç ay kontrol altında tutacak kısa vadeli ithalat kararlarıyla çözülebilecek bir konudur. Bu mesele, gıda güvenliğinden kırsal kalkınmaya, dış ticaret dengesinden stratejik bağımsızlığa kadar uzanan bir ülke meselesidir.

Politika yapıcıların da artık günü kurtaran reflekslerden uzaklaşması gerekiyor. Her fiyat artışını ithalatla dengelemeye çalışan anlayış artık sorunu çözmüyor. Aksine onu derinleştiriyor.

Ülkemizin ihtiyacı olan şey daha fazla ithalat değildir artık. Daha fazla güven, daha öngörülebilir politikalar ve üreticiyi yeniden üretmeye teşvik edecek bir ekonomik iklimdir.

Köy politikasıdır. Ortak (devlet ile köylü) üretim metodu üzerine kurulmuş bir yapıdır ihtiyaç olan.

Günü kurtaran, belirli kesimlere avantaj sağlayan sığ yaklaşımdan devletle el ele vermiş köylünün üretim gücünü tarla ve ahırdaki bereketine yönlendiren bir uygulamaya, bir politikaya ihtiyacı var ülkemin.

Yazarın Son Yazıları

Fon krizi: Denetleyenleri kim denetleyecek?

Ülkemizde son dönemde ortaya çıkan fon krizi ve finansal piyasa skandalı, bazı yöneticilerin aşırı risk alması ya da yatırımcıların yanlış tercihleriyle açıklanamayacak kadar büyük bir yapıya işaret ediyor.

Devamını Oku
04.10.2026
Fon krizi mi, ağ krizi mi?

Son günlerde sonucunu gördüğümüz ancak nedenleri üzerinde araştırılması gereken çok sayıda noktaya sahip yeni finansal krizimizi, sadece yatırım fonları etrafında bir likidite sorunu veya belirli sayıda yatırımcının zararı olarak okumak eksik olur.

Devamını Oku
20.09.2026
İki Türkiye

Türkiye’nin kişi başına geliri 2025 yılında 18 bin 40 dolara yükseldi.

Devamını Oku
06.09.2026
Faiz yüksek, emek atıl, potansiyel kayıp

Biliyorsunuz, başımıza ne geldiyse bazen inat bazen de bilerek, isteyerek uygulanan, bir grubun faydasına ama ülkenin zararına olan ekonomi uygulamalarından geldi ve gelmeye de devam ediyor.

Devamını Oku
23.08.2026
Barınma krizine yeni çözüm: Ailenizle yaşayın!

Özellikle 2018’de başlayan ve giderek derinleşen ekonomik bunalımdan bu yana kiralar, hanehalkı gelirlerindeki artışın çok üzerinde yükselmeye devam ediyor.

Devamını Oku
09.08.2026
Oynak, tutsak büyüme ve fakirleşen halk

Sanayi üretimi verileri açıklandığında gözler çoğu zaman yalnızca aylık ya da yıllık değişim oranlarına çevrilir.

Devamını Oku
26.07.2026
Büyükbaşta bir tuhaflık var

Ülkemizde hayvan sayısı artıyor.

Devamını Oku
12.07.2026
Nasıl yani, büyüyor muyuz?

Ekonomi literatürünün en dikkat çekici kavramlarından biri fakirleştiren büyüme (immiserizing growth) teorisidir.

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz et, gıda güvenliği ve ekonomi politikaları

Karar vericiler yağışların iyi gitmesinden dolayı bu yıl tarımsal verimin beklentilerin üstünde gerçekleşeceğini mutlulukla vurguluyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Kalıcı iz, kirli siyaset

İşsizliği konuşmak gerek esasında.

Devamını Oku
31.05.2026
Bu maliyetle üretmeye devam edebilir miyim?

Ülkemizin Tarım Bakanlığı son günlerde bir telaş içinde.

Devamını Oku
17.05.2026
Tarlada başlayan kriz oteli vuruyor

Küresel ekonomide son ayların en kritik kırılmalarından biri, tarımsal girdi fiyatlarında yaşanıyor.

Devamını Oku
03.05.2026
Asil-vekil: Devlet mekanizmasında rol bulanıklığı

Devlet mekanizmasının çürümesi, bir anda ortaya çıkan bir kırılma değildir.

Devamını Oku
19.04.2026
Enflasyon inkârı

2000’ler boyunca Yunanistan İstatistik Ofisi, özellikle bütçe açığını, borçların milli gelire oranını ve kısmen de ekonomik büyüme oranlarını olduğundan daha iyi gösterdi.

Devamını Oku
05.04.2026
Gıda enflasyonu

Gıda enflasyonu bugün Türkiye ekonomisinin en görünür krizlerinin başında gelmektedir.

Devamını Oku
30.03.2026
Enerji, finansal belirsizlik ve jeoekonomik denge

Ortadoğu’da İran etrafında yükselen gerilim çoğu zaman askeri ya da diplomatik bir mesele olarak ele alınır.

Devamını Oku
08.03.2026
Enflasyon, sessiz fakirleşme ve sözleşme

Enflasyon ile hayat pahalılığı çoğu zaman analitik ayrım yapılmaksızın aynı düzlemde ele alınmaktadır.

Devamını Oku
22.02.2026
Kalıcı fakirlik, mekânsal kilitlenme ve yeni sanayi politikaları

Kalıcı fakirlik çoğu zaman gelir azlığından değil, düşük verimlilik-düşük ücret döngüsünden, zayıf öğrenme ve teknoloji yayılımından, kırılgan istihdamdan ve dışa bağımlı üretim yapısından doğar.

Devamını Oku
08.02.2026
İşsizlik: Hayatları askıda kalan insanlar

Ekonomik büyüme, enflasyon, dış ticaret verileri gibi birçok göstergenin bir görünen bir de görünmeyen yanı vardır.

Devamını Oku
25.01.2026
Emekli

Çalışma hayatları boyunca ödedikleri prim ve vergiler karşılığında, üretim sürecinden çekildikten sonra ekonomik anlamıyla ertelenmiş gelir elde eden kişilerdir emekliler.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni teknoloji, eski ekonomi politikaları

Yeni bir döşümün eşiğindeyiz.

Devamını Oku
28.12.2025
Hangi devlet?

Devlet, insanın doğal gelişiminin son ve en olgun aşamasıdır.

Devamını Oku
14.12.2025
Vasat siyaset tuzağı

Bir ülkede orta gelir seviyesine ulaştıktan sonra, teknolojik gelişme için yapılan harcamaların birim maliyetleri düşürmemesi ve diğer girdi maliyetlerdeki artışın getirdiği ekonomik yavaşlamaya paralel olarak büyüme modellerinin uygulanmasında aksaklıklar ortaya çıkar.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukukun üstünlüğü, ekonomik büyüme... Osimhen ve Mario Lemina örneği

Bir ülke adının veya devletin önüne sıfat koyup onu tanımlarken çok dikkatli olmak gerekir.

Devamını Oku
16.11.2025
Yapısal değişim ve ithal ikamesi: Açık ama korumacı bir model

Türkiye’de kendini sadece öğretici değil, aynı zamanda topluma karşı sorumlu hisseden ekonomistler uzun zamandan beri yapısal değişimin gerekliliğini vurguluyor.

Devamını Oku
02.11.2025
Enflasyon normalleşmedi, tabelası değişti

Son aylarda Türkiye’de enflasyonun düşme trendine girmesine dair anlatı daha çok ölçüm ve etiketlemedeki değişimle ilgilidir.

Devamını Oku
19.10.2025
Türkiye ekonomisinde fiyat düzeyi-gelir uyumsuzluğu: Pahalı ama fakir paradoksu

Enflasyon ülkemiz dışında çoğu ülkede artık bir sorun olmaktan çok uzaktadır.

Devamını Oku
05.10.2025
Bir ekonomi politikası hikâyesi...

Ekonomi politikaları toplumun sosyal refahını daha yukarılara çıkarmak ya da sıkıntılı zamanlarda piyasa dengelerini yeniden ayarlamak için kullanılır.

Devamını Oku
21.09.2025
Yapısal çürüme

Devletteki çürüme kurumsal çöküş ile son noktaya evrilir.

Devamını Oku
07.09.2025
Bir temiz vurgun: döviz kuru korumalı mevduat

Ekonomimizde tarif edilemez bir yalancı mutluluk yaşanıyor bugünlerde. Yanlış anlamayın...

Devamını Oku
24.08.2025
Sahte profesör, sahte ekonomi

Ahlaki çöküntü toplumsal bir olgu haline geldiğinde onun elinden kurtulmak yıllar alır.

Devamını Oku
10.08.2025
Sözde büyüme, gerçekte fakirleşme: Bir derecelendirme hikâyesi

Sizi yönetenlerin ülke notumuz yükseldi kelimesi kapsamında sevindiklerine bakmayın.

Devamını Oku
27.07.2025
KTV-karbon tüketim vergisi, terörsüz Türkiye ve eğitim kalitesinin ortak noktası

Ekonomik ve siyasal sürecin sanki önümüzdeki pazar günü seçim olacak fikri üzerine kurulu olduğu ülkemizde yeni proje diye yapılan tanıtımların sayısında ivme artışı gözlemliyoruz son günlerde.

Devamını Oku
13.07.2025
Asgari ücret ve enflasyon… ya döviz kuru!

Asgari ücretteki artış enflasyon oranını yukarılara taşır mı? Bu soru çoğu ekonomist tarafından ampirik olarak incelenmiş ve sorunun sade bir yanıtının olmadığı, etkileşimin çeşitli nedenlere ve olgulara bağlı olarak değiştiği gözlemlenmiş ve veri analizleri ile ortaya konmuştur.

Devamını Oku
29.06.2025
İstanbul Üniversitesi: Bir diploma iptali oyunu ve yarattığı maliyet

Sahnenin en çarpıcı bölümü ise sanki tüm yanlışlıkları ve usulsüzlükleri sadece bir siyasi partinin kamu yöneticileri yapıyormuş algısının vurgulandığı kısımdır.

Devamını Oku
15.06.2025
Hastalıklı büyüme

Ulusal gelirimiz 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2 arttı. Bunu TÜİK söylüyor.

Devamını Oku
01.06.2025
Jeoekonomik ticaret politikası

ABD-Çin arasında tarife yani uluslararası ticarette ithalatta alınan vergilerin artırılması ile yeniden başlayan ekonomik savaşlar tedarik zincirindeki kırılmaları tetiklemeye devam ediyor.

Devamını Oku
18.05.2025
Buğday ve döviz kuru

Buğday ve döviz kuru

Devamını Oku
04.05.2025
Orta gelir-siyasi tuzak

Orta gelir-siyasi tuzak

Devamını Oku
20.04.2025
Boykot

Boykot

Devamını Oku
06.04.2025