Tek millet tek devlet tek manşet!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Tek millet tek devlet tek manşet!

13.03.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

RTE, “Ezana saygısızlık ettiler” dedi, havuzcular hep birden attılar manşeti: “Ezan bayrak düşmanları” diye. Tek millet, tek devlet günlerinde, elbette “tek manşet” olacak, aksini düşünmek hayalciliktir! Bu kez “kadınlar” düşman ilan edildi RTE tarafından. Bir ülkenin cumhurbaşkanı, halkın bir kısmını hedef gösteriyor ve bu durum artık sıradan geliyor hepimize. Talimatı alan gerici kalabalık ertesi gün Taksim’de gövde gösterisine çıktı. Bunu rastlantı saymayın, 24 Haziran gecesinde benzer ekipler caddelerde dehşet saçmıştı.
Seçim sürecinin adil koşullarda geçmediğini biliyoruz. O gün sandık güvenliği sağlanabilecek mi, sayım hangi koşullarda olacak, merak konusu. Genel kanı, muhalefet ancak açık farkla kazanırsa usulsüzlüğün önüne geçilebileceği yönünde. Hep yazdım, AKP seçimi kaybedemez, anımsattım da: “7 Haziran’da nasıl tutum takındıysa, aynına devam eder” dedim. (Apar topar Mansur Yavaş için hazırlanan iddianame bunun göstergesidir) Bu kez durumu farklı kılansa, artık AKP’nin iktisadi krizi yönetemeyecek halde olması. Tarihin en ilginç dönemeçlerinden birindeyiz. Nisanda eğer sıcak para bulamazsa iktidar, ciddi ciddi iflas edecek ülke. Tüm iktisatçılar aynı yönde yorum yapıyor.

Beka sorunu nedir?
İktidarın “beka sorunu” dediği nedir, elimizde veri yok anlamak için. Toplumu doğrudan yardım adı altında/sadaka ilişkisiyle yönetti AKP. Üretmeyen, düşünmeyen insanların nasıl tavır takınacağını kestirmek güç! Bencil insanın siyasal sadakati yoktur, çıkarı neredeyse yönünü o tarafa çevirir. Adına “Cumhur İttifakı” denen yapının çatlaması “an” meselesi. Doğrusu Bahçeli’nin beklenmedik zamanlarda sahne alışını rastlantı sayanlardan değilim. Ne zaman RTE’den vazgeçer MHP lideri göreceğiz, ancak başarısızlığa, çöküşe ortak olmak istemeyecektir.
RTE çevresinin kolay dağılacağı, iktisadi açmaz derinleşince, gemiyi terk edenlerin artacağı görülüyor. Cumhurbaşkanı bu ihtimali hesap etmemiş olamaz, muhalefetten çok yakın çevresine gözdağı vermesi bundan. “Neyiniz varsa bana borçlusunuz” diyor, bence haklı da! Ülke için bu durum “beka sorunudur” işte, kişisel çıkarlarını önde tutan, geleceği ipotek altına alan siyasetçilerin varlığı. Tahminim, Türkiye’nin böylesi güçsüz zamanını bekleyen küresel tüm oyuncuların ağızlarının suyunun aktığı yönünde. Kimi siyasal, kimi iktisadi ödün isteyecek.

Geniş tabanlı merkez sağ arayışı!
Seçim sonrası, sertlikten vazgeçebilir AKP, muhalefeti yanına almayı seçebilir. Gönüllü olmayacaktır bu, krizi aşmak için ortak bulmaya mecbur görünüyor. Buna her dönem teşne olan düzen siyaseti, adına “merkez sağ” denen uzlaşı formülüne “peki” diyebilir. Anlaşılan, ülkede kimi çevreler ıslah edilmiş AKP modeline razı! Piyasaya uyumlu, küresel taviz vermeye hazır olan iktidar ve muhalefet yarışmak yerine, aynı çatı altında buluşabilir. Sorun RTE’nin kaptanlığa devam edip, etmemesi midir? Halen toplumun önemli kesimini etkileyen lider, küresel oyuncular tarafından, pazarlık için uygun kişidir. Garip denklem. Çelişkili gibi duran savlarım, nasıl çürümüş düzende olduğumuzun kanıtıdır.
Şunu görmek gerek; içine düşülen sorunlar yumağı, üstelik bu denli kutuplaşmış ve krizde bir ülkede siyaseti kaynatır. Topluma yön veren liderler yerinden olur, yeni arayışlar başlar. Bu muhalefeti de içine alacak ateştir. RTE, şu ana dek ustaca aştığı dönemeçlerden en güç olanına geldi. Pusuda bekleyen Davutoğlu, Gül ve benzerleri elini ovuşturuyor muhtemelen. Siyasal mühendislik ürünü olan AKP, bu tür girişimleri sezecek yetkinlikte artık. Diyeceğim; belki dünya siyasetinin en yararcı partisi, beklenmedik biçimde kılık, yön değiştirebilir.

31 Mart sonrası
Seçim gecesi toplum ne tür sonuç bekliyor, anlamakta güçlük çekiyorum. “İstanbul’da otuz yıl içinde deprem olacak” dediğinde bilimciler, insanlar “Tamam da tam tarih ne zaman” diye soruyordu. Oysa tarih verilmişti, gün ve saat önemli mi? Deprem olacak, hasar büyük olacak! Sandık nasıl sonuç verirse versin, kapıda kriz var, bunu anlamak için uzmanlığa gerek yok!
Günlük beklentiler hakikatin önüne geçiyor!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020