Açılım deyip geçilmez!

Açılım deyip geçilmez!

17.11.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Aydınlıktan çoktan vazgeçtik. Ampul artık karanlık saçıyor, hem de iç karartıyor. Psikiyatrik ilaç kullanımındaki patlama bunun kanıtı. Dua etsinler de avukatlık yapan emekli bir cerbezeli savcı çıkmasın. Edison’un varislerini bulup da “Dedemizin itibarını beş paralık ettiniz!” diye çok yüklü bir tazminat davası falan açmasın.

İktidarımız dünyaya hiç yoktan gündem olur.

***

Türkiye’nin aydınlığa, ışığa ihtiyacı var.

Aziz milletimiz artık itibar stoklamak istemiyor. İtibarın karın doyurmadığını yaşayarak, gözleyerek iyece anladı. Bu acı gerçek yarın bir kez daha test edilecek.

Partili cumhurbaşkanımız elli elli beş saatliğine Brezilya’ya gidiyor. G20 grubu ülkelerinin liderler zirvesi var. Brezilya denince bizde kuru ekmeğe talim edenlerin aklına bezelye geliyor olabilir, tuzu kuruların ise muhakkak Rio karnavalı. “Dünyanın en çılgını” diye tanınan karnaval. Liderler bu toplantılara genellikle eşleri ile geldikleri için G20 zirvesi, “tedbiren” hep olduğu gibi geçtiğimiz şubatın ilk yarısında yapıldı ve bitti.

Geçen ay gezisine makam tayyareleri hangarda pas tutmasın, pilotlar da hamlamasın diye olmalı, ABD gezisine zırhlı makam aracı taşıyan jumbo bir kargo uçağı da dahil edilerek düğün konvoyu halinde gidilmişti.

Bendeniz yeni öğrendim. Brezilya bir kardeşlik yapmış, uzun süredir Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Üç ay sorgusuz sualsiz ülkede kalınabiliyor.

Vizesizlik büyük ayrıcalık. Yunanistan'ın Ege’deki üç beş adaya, bir sürü resmi belge, banka hesabı, kontrat vs. kök söktürerek iki üç günlüğüne verdiği vizeyi Brezilya aralıksız üç ay için veriyor.

Bizim yerli ve milli göbek havalarımızla, yoksa horon ve çiftetelli ile Karnaval dansları arasında acaba bir akrabalık mı saptanmış ki bu “kıyağı” yapmışlar.

Ağzı var dili yok, iyi aile çocuğu meslektaşlarımız oralara gitmişken hiç değilse bari bunu araştırıp yazsalar.

AÇILIM VE MAZİSİ

Okyanus ötesinden haber almak da haber vermek de her zaman ilginç bir deneyimdir.

Tam yirmi yıl önce 2004’ün yılbaşı dönemi idi. Pasifik’te bir ada devleti olan Haiti’de halk isyan etmiş ve cumhurbaşkanı da ülkeyi terk etmişti. Bizim gazetelerin kısa haber özetlerinde dört beş satırla yansıttığı bu olayı Avrupa sermayesinin önde gelen gazetesi Financial Times şöyle yansıtmıştı.

“Haiti’deki olaylar Amerikan yönetiminin keyfine göre biçimlendirilerek dünyaya yansıtılıyor. Tıpkı, Irak’a saldırının bahanesi olan ‘Saddam’ın kimyasal - kitlesel imha silahları var’ iddiası gibi...”

Saddam elbette halkına bela bir diktatördü. Ama Haiti Cumhurbaşkanı Aristide’in ne öyle ölümcül silahları vardı ne de affedilmez günahları. 2000 yılında dürüst ve demokratik bir seçimle işbaşına gelmişti. Ama ABD onu demokrasiye ihanet eden bir lider gibi sunmuştu. Bir kısım Avrupa basını ise Irak’ta ağzı yandığı için Haiti olayını üfleyerek izliyordu.

Dönemin Bush yönetiminin ise yeni bir Fidel Castro olarak gördüğü Aristide’i devirmek için uzun zamandan beri çaba harcadığı biliniyordu. ABD bu ülkeye 1993’te 20 bin asker çıkartmış, iktidarı değiştirmişti. Ama Başkan Clinton, ülkede istikrarı sağlamadan askerleri geri çekmişti. Oğul Bush aynı hatayı şimdi Irak’ta tekrarlamaktan çekiniyordu.

Pekiyi, Haiti’ye “demokrasi getireceği” ilan edilen “isyancı muhalefet” kimin nesi kimlerin fesiydi? Bunların önceki rejimin destekçisi zenginlerle, yerel CIA elemanları olduğu açık bir sırdı. Bu ikili ittifak, Başkan Bush’un Haiti’ye vaat ettiği mali yardımı sudan gerekçelerle durdurarak güçlendirdi. Ülkede işlerin kötü gitmesi sağlandı. (Financial Times, 1 Mart 2004)

***

Demek hep böyle oluyor!

Ve yazı şöyle noktalanıyor:

“Bir Latin Amerika ülkesinde daha demokrasi yıkan ABD’nin bu rahatlığı insanı sarsıyor. Dünya yine, sudan gerekçelerle savaş açılan ve gerekli soruların hiç sorulmadığı bir çağa giriyor. O sorular mı?

- CIA’nın Haiti’deki isyancı muhalifler üzerindeki rolü neydi?

- Washington, bu isyanı beslemek için ne kadar para harcadı?

- Cumhurbaşkanının görevinin başına dönmesi için BM neden girişim başlatmadı.

Daha da önemlisi neden bu darbeyi yasadışı ilan etmedi?”

***

Yirmi yıl önceki defteri karıştırmanın tek nedeni var:

Kendi ulusal parlamentosu Kongre’yi basacak kadar gözü dönmüş Başkan Donald Trump’ın Ortadoğu’ya yapacakları açılım!

Ve bu açılımın tam da bizim devlet ile bizim Devlet Bey’in de düşündüğü saçılıma denk bir zamana rastlaması...

Yazarın Son Yazıları

Terörsüz mizahın aynası

Terörsüz mizahın aynası

Devamını Oku
27.09.2026
Aşk-ı Memnu kanunu

Aşk-ı Memnu kanunu

Devamını Oku
20.09.2026
Valla billa İmralı’ya villa

Lütfen Tayyip-Devlet Beylerin günahını çok almayalım.

Devamını Oku
13.09.2026
Durum umutsuz ama ciddi değil.

Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, “Bir şey olmaz abicim” nedenli pisi pisine karada, denizde ve havada kazalar ve ölümler...

Devamını Oku
06.09.2026
Gerçek kumandan kimdir?

30 Ağustos bir milletin yalnızca vatanını değil, geleceğini ve onurunu da savunup zafere ulaştırdığı günün adıdır.

Devamını Oku
30.08.2026
Çeyrek asrın deneyimi!

Milletçe gördük, öğrendik, ezberledik.

Devamını Oku
23.08.2026
Karınca ve fil masalı...

Karınca ve fil masalı...

Devamını Oku
09.08.2026
Müdebbir serok Ahmet!

“Serok”, Öcalan sayesinde öğrendiğimiz, “başkan” anlamına gelen Kürtçe sözcük.

Devamını Oku
02.08.2026
Boynu bükük Tunceli!

Boynu bükük Tunceli!

Devamını Oku
26.07.2026
Kokteyl Parti...

Ulya üç buçuk yaşındaydı.

Devamını Oku
12.07.2026
Güldürmen ittifakı!

“İki yiğit çıkmış meydana, İkisi de birbirinden merdane.

Devamını Oku
05.07.2026
Butlanlı Paraguay sendromu

Babalar Günü’müz kutlu olsun.

Devamını Oku
21.06.2026
Mübarek butlan

Seçimin tarihi değil, tarafları belli: “dua edenler” ile “beddua edenler”.

Devamını Oku
07.06.2026
Günü gününe, elifi elifine KK

Gazetecilik fıtrat işi, hele de muhabirlik.

Devamını Oku
24.05.2026
Pişmaniyesiz bir mayıs

Bilal Erdoğan eski defterleri karıştırmış.

Devamını Oku
10.05.2026
Dijital siber ama tekinsiz

23 Nisan’a günler kala ortaokul öğrencisi 14 yaşındaki İsa Arda, okul çantasına yerleştirdiği polis müdürü babasına ait beş ayrı tabancasındaki sayısız mermiyi ateşleyip 8 öğrenci ile bir öğretmeni katletti.

Devamını Oku
26.04.2026
Kökü mazideki ati!

Değil Türkiye’nin, İstanbul’un bile başına gelmediği 32 yıl önce şunları not etmişiz...

Devamını Oku
29.03.2026
Apo’nun gidişi, RTE’nin işi

PKK kurucu önderi, “sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun bir arada yaşama sorununa çözüm bulma amacı taşıdığını” da ilan etti.

Devamını Oku
01.03.2026
Türkiye Cumhuriyeti ve cıhar mıh!

Ramazan arifesinde ve tam da TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Raporu’nun açıklamasına günler kala çok önemli ve tarihsel bir başka açıklamaya daha tanık olduk:

Devamını Oku
23.02.2026
Umut hakkı ve FETÖ

Tarih yazmak değildir her siyasi liderin işi...

Devamını Oku
15.02.2026
Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Devamını Oku
08.02.2026
Siyasetin ve ömrün sınırları-İsmail Cem

Onu da bir başka 24 Ocak’ta kaybettik.

Devamını Oku
01.02.2026
Tekinsiz... Bak ama anma!

Milyonlarca veli, yüz binlerce öğretmen iyi tanıyor, biliyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Kara kışta karanlık politika

Bugün 21 Aralık.

Devamını Oku
21.12.2025
Düş kurma günü...

Ne 21 yaşına yeni basmış, dünya ölçeğinde piyanist olma yolundaki Tuna Tüney’le ilgili ne de Türk Beşleri ile Mozart’ın Türk Marşı’nı okyanusun ötelerine taşıyan ulusal onurumuz maestro Gürer Aykal’ın coşkuyla seslendirdiği “Ey vatan gözyaşların dinsin...” marşı ile... “8 Aralık çok önemli gün!” diyor.

Devamını Oku
07.12.2025
Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Devamını Oku
30.11.2025
Risk-almak vermek

En dehşetengiz proje nedir?

Devamını Oku
23.11.2025
Abalar Feda Muazzez Hanım'a

Abalar fena Muazzez Hanım'a

Devamını Oku
16.11.2025
10 Kasım sırtlanlığı

10 Kasımlarda “Atam sen rahat uyu!” sloganını duyamaz olduk: Biliyoruz ki “Saygı duruşu, sap gibi durmaktır” diyen zihniyet iktidar olduğundan beri Atatürk’e rahat uyu demenin manası yok.

Devamını Oku
09.11.2025
Kasım notları

Kasım notları

Devamını Oku
02.11.2025
Durumlara rağmen doğa yasası şaşmaz

Para politikalarının mucidi ünlü ekonomist Milton Friedman (1912-2006) sanki bizimki için söylemiş: “Bir hükümet, bazen bir sorunu çözmeye kalkınca o sorun daha da büyük bir sorun haline gelir!”

Devamını Oku
26.10.2025
Şeytan-ı Racim-10.10.10

Ankara Tren Garı, Cumhuriyetin belleğinde bir istasyondan fazlasıdır.

Devamını Oku
12.10.2025
Trump ile trampa

Meşruiyet değildir AKP’nin en müşkül işi, müşkül odur ki meşruiyet ararken kördüğüm eder memlekette her işi.

Devamını Oku
28.09.2025
Amerikan açık pokeri

ABD’nin değil, dünyanın da tek adamı (!) Trump, sonunda bizim tek adamımız Erdoğan’ı bu perşembe günü Beyaz Saray’ında kabul edecek. Yaşasın.

Devamını Oku
21.09.2025
Kemal Bey... Tarihi ve talihi

Yarın 15 Eylül, tarihi bir gün.

Devamını Oku
14.09.2025
Baba-oğul ilişkisi

“Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula geçer. R.T. Erdoğan 1994”.

Devamını Oku
07.09.2025
Babadan numarasız selefe...

Tayyip Bey’in bekası için mesai harcayan etkili-yetkili külliye başdanışmanlarının 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in konuşmalarını da inceledikleri biliniyor.

Devamını Oku
31.08.2025
Erdal İnönü ve Kürt ittifakı...

TBMM tatilde, malum komisyon salı günü yine de toplanıyor.

Devamını Oku
17.08.2025
Kutlu olmayasıca Sevr!

Bugün 10 Ağustos 2025.

Devamını Oku
10.08.2025
Komisyonun yazgısı!

Şu satırlara bakar mısınız?..

Devamını Oku
03.08.2025