Aydın Karlıbel: Bir gizli kahraman

28 Eylül 2022 Çarşamba

Aydın emekli mi oldu? Sanatçının, müzisyenin emeklisi olur mu hiç? Hele Aydın Karlıbel gibi bir besteci, piyanist ve onca yıl İstanbul Devlet Operası’na hizmet etmiş, korrepetitör olarak nice operacıyı çalıştırmış, zamanında eşlikçi, zamanında şef olmuş, operamızın perde arkasında ve sahnesinde yer almış biri olursa! 

Karlıbel dört yaşında piyano çalmaya ve küçük yaşta beste yapmaya başlamış. Ortaokulu St. Michel’de (1972) liseyi Robert Kolej’de (1976) üniversiteyi Boğaziçi Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi’nin dil ve edebiyat bölümünde (1981) okumuş. Ciddi müzik çalışmaya dokuz yaşında Cemal Reşit Rey ile başlamış ve hocası ölene dek, on dokuz yıl bu dersleri sürdürmüş. Onunla piyano kadar armoni ve kompozisyon dalında da eğitim görmüş. 

1986’da KKTC’de “The Associate Board of the Royal Schools of Music” (London) tarafından verilen lisans diplomasını; 1990-1991 yıllarında Avusturya’da Viyana’daki ustalık sınıfında Alexander Jenner, James Tocco ve Viyana Schubert Trio’sunun diplomalarını almıştı. 2001’de Istanbul Teknik Üniversitesi MİAM’dan yüksek lisans diplomasını aldı. 1986’dan bu yana İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ndeki korrepetitörlük görevini yürüttü; Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak ders verdi. Bestelediği birçok yapıt Almanya’da Keturi Musikverlag tarafından basıldı. Besteciliğini pek öne çıkartmadan bir gizli kahraman olarak sürdürdü ve en önemlisi operadaki korrepetitörlük görevini hiç aksatmadan yürüttü. Istanbul’da nice opera sanatçısını en titiz ayrıntılara inerek ve sanatçının yeteneğine saygı göstererek temsile hazırladı. Müzik ve edebiyat tarihinde yaptığı araştırmalarla, yazdığı piyano transkripsiyonları, oda müzikleri, kendi parlak piyanistliğine göre bestelediği piyano parçaları; “Büyükada” başlıklı piyano konçertosu, nice koro eseri, çocuk korosu için çalışmaları ve “Lokman Hekim” operasıyla çağdaş Türk bestecileri arasında yerini aldı.

Bütün bunların yanı sıra onca yıl hocası Cemal Reşit Rey’in yapıtlarını gün yüzüne çıkartmak için didindi durdu.

‘ACCENT TONIQUE’

Aydın’ın bir başka yönü de üstün sanatçıları çok dikkatle dinlemesi, onların öğretilerinden bir şeyler kapmaya çalışmasıdır. Leyla Gencer’in İstanbul’da verdiği bir semineri anlatıyordu:

“Leyla Hanım ‘Accent tonique’ ihtarlarını özellikle Carmen çalışılırken gayet sık kullanmıştı. Ve de bu tabiri Fransızca bir kelime olarak kullandı ‘accent tonique’ leri yapın diye. İtalyan hanımefendisi olarak İtalyanca bir tabir değil özellikle Fransız bir tabir olarak kullandı. Tonik kelimesi armoni ilmi kapsamına da giriyor tabii. Fakat Leyla Hanım bunu dilbilimsel, fonolojik bir bağlamda ele aldı. Besteciler temel bir prozodi kuralı olarak kuvvetli zamanlara (downbeat) kelimelerin kuvvetli vurgularını yerleştirmeye büyük özen gösteriyor. Hele hele ölümsüz başyapıtlarda! Leyla Hanım, kullandığı anlamda aksan tonik (accent tonique) lerle bunu kastediyordu. Yani dilin vurgularını doğru yerlerde yapmayı. Birçok şancı maalesef iyi İtalyanca veya Fransızca bilmediğinden tonik aksanları yapmadan söylüyorlar.”

Aydın her zaman böylesi ayrıntılara çok dikkat etti, inandığı sanatçıların öğütlerini uyguladı, bunu çalıştırdığı solistlerle veya koro üyeleriyle de kanıtladı. Onun için Süreyya Operası’nda yapılan bir tören ve dinletilerle emekliye ayrıldı. Kuşkum yok ki emekliliğinden sonra da sanatçılara kendi deneyimlerini aktaracak ve kapısını hep açık tutacaktır.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları