Kebap Oburluğu ile Kadına Şiddet Haritası

24 Mart 2015 Salı

Yaşamınızda köklü değişiklik yapmak mı istiyorsunuz?
İlla da evlenmek, boşanmak, iş değiştirmek zorunda değilsiniz.
Et yemeyi bırakmak ve vejetaryen olmak da köklü bir değişiklik.
Hem evrensel bir “sosyobiyolojik” harekete katılıyorsunuz hem de sağlıklı ve uzun yaşayanlar listesine aday oluyorsunuz.
Sakin, huzurlu, barışsever birisi olmanız da cabası!

Etin pahalanması AKP’nin gelecek garantisi
Vejetaryenlerin sayısı Batı’da hızla artıyor.
ABD ile inişli çıkışlı stratejik ortaklığımız, Suriye vesilesiyle dikenli bir manzaraya büründükçe hayat (ve elbette et de) daha da pahalanacaktır.
Sonunda da Türk, Kürt (RTE’nin verdiği son rakama göre daha 36 çeşit kökendeki TC vatandaşı arasındaki) vejetaryen sayısında patlama olacaktır.
Ama yine de kilosu 90 TL’ye dayanan pastırmaya el süremeyen veya kolestrol belasına etle arasına mesafe koyduğu için kasapları pas geçen her yurttaşı vejetaryen sayamayız.
Vejetaryen, Latince “vegetus” anlamına gelen “canlı-etkin” kökünden türemiş bir tanım.
Ama ne yazık ki bu biraz kandırmaca. Asıl canlılık ve etkinlik veren ise ot değil, ne yazık ki et!
Vejetaryenliğin tarihi çok eskilere dayanıyor.
Budha’dan Voltaire’e, Leonardo da Vinci’den Einstein’a tarihe damga vurmuş birçok ünlü vejetaryen var.
Elbette vejetaryen olmak tarihe geçme garantisi vermiyor. Ama yine de et yiyenlerin şansı daha yüksek.

Biftekçi Obama tandırcı Esad
Kelle paça, böbrek, beyin, işkembe, ciğer, kokoreç sakatat meraklılarına, vejetaryenlar biraz sakat, yamyam gözüyle bakıyorlar.
Et yiyenler ise vejetaryenleri biraz ot, biraz alık buluyorlar.
Et yani hayvansal protein, zihinsel ve bedensel enerjinin temel maddesi. Bundan ebediyen yoksun kalmak zekâen geriliğe razı olmak demek.
Ete sürekli zam yapılması, AKP’nin 400 milletvekilliğini garantilemek istemesinin bir yolu mu acaba?
Fazla bilgi göz çıkarmaz.
Obama’nın bifteğe (“T-Bone”) , Beşşar Esad’ın ise kuzu tandıra bayıldığını eklemek gerek!.. (Tayyip Bey’in neyi sevdiği ise hâlâ Hakan Fidan’ın tekelindeki sırlardan!)

Sonuç mu?
Hayatı paylaştığınız insan kuzu gibi uysal, yarış atı kadar enerjik, ceylan gibi çevik, tavşan gibi sokulgan ve bir fil gibi muzip ise vejetaryenliğe yatay geçiş yapmak gerçekten denenmeye değer.
Yoksa hayat iki kalem süt kuzusu pirzolanın lezzetinden veya bir buçuk acılı Adana’nın keyfinden vazgeçmeye değmez.

Son söz etin mi otun mu?
Bunun için doğaya bakmak yeterli.
Etin enerji ve güç verdiği iddiasıyla tabiatın en güçlü otoburları sayılan filler, orangutanlar ve atların kimlikleri çelişiyor.
Uzun ömürde ve sükûnette otobur kaplumbağaları ve filleri geçen yok.
Etoburluğu ise yalnız hayvanların değil, milletlerin de karakterlerini belirliyor.
ABD, dünyanın fert başına en fazla et tüketen milleti.
Siz deyin Amerikan emperyalizmli, ben diyeyim ABD saldırganlığı ile bu ülkenin fert başına et tüketiminde dünya rekorunu elinde tutması belki de etoburluğu sayesinde (veya yüzünden)!
Oxford Food Seminar’ında geçen yıllarda sunulan ve Cumhuriyet Pazar ekinde yer alan bir raporda, kanlı katillerde istisnasız etoburluğu gözlemlendiği yer alıyordu.
Texas’ta idam cezasına çarptırılan mahkûmların “son arzuları” istisnasız hep kanlı biftek veya az pişmiş acılı hamburger yemek olmuş.
Bireyler arasındaki bu dünya gerçekliğini dünya milletleri de sergiliyor.
Ete hasret, lahanaya, pirince bağımlı yaşayan Bengaldeş’in uluslararası toplumun en uysal üyelerinden birisi olması rastlantı değil.
Tıpkı otobur filler, zürafalar ve koyunların doğanın en sakin havyanları olması gibi.
Et, doğadaki canlıları saldırganlaştırıyor. Köşeye sıkıştırılan bir kuzu ile bir kedi arasındaki farkı düşünmek bile yeterli.
Kadın öldürenler niye vahşileşiyor?
Türkiye’deki üniversite sayısı 180’i aştı.
Her üniversitede hukuk, psikoloji, sosyoloji gibi bölümler var.
Kamu spotu bahanesiyle Emine ve Sare hanımlar öncülük etseler de Adalet ve Aile bakanları eşgüdümünde kadın öldürenlerin yeme içme alışkanlıkları üzerinde bir çalışma başlatsalar.
Ülkemizin kadına yönelik şiddet haritası ile acılı kebap yeme haritasını çıkarsalar.
İkisi arasında kesin bir paralellik çıkacak..
Ama kadına şiddet uygulayanlar arasında bir tane bile vejetaryen çıkmayacaktır.  


Yazarın Son Yazıları

Tek adamlık zor zenaat 15 Kasım 2020
Peruk, lavuk, kavuk 8 Kasım 2020
Siyaset ve saadet... 1 Kasım 2020
Kıssalı... Hisseli 11 Ekim 2020
Fıstıki yeşil hak... 27 Eylül 2020
Anıtkabir korkusu 30 Ağustos 2020
Tespih 23 Ağustos 2020
Huzur mu, mutluluk mu? 16 Ağustos 2020