Kıskanmak
Ataol Behramoğlu
Son Köşe Yazıları

Kıskanmak

17.02.2018 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Nahid Sırrı Örik’in bir solukta okuduğum romanı “Kıskanmak”, benim hem bu kavram, hem de bu romanın yanı sıra roman sanatı üzerine düşünmeme yol açtı.
Yazarın adını (henüz okumadığım, fakat artık ilk fırsatta okuyacağım Sultan Hamid Düşerken adlı, üzerinde çok konuşulmuş bir başka romanı) ve Zeki Demirkubuz’un “Kıskanmak”tan aynı adla çektiği, beğeniyle izlediğim filmi nedeniyle biliyordum.
Demirkubuz’un filmi siyaz-beyaz bir filmmiş gibi kalmış aklımda. Herhalde öyle değildi. Fakat atmosfer (romandaki gibi) öyle karanlıktı ki, aklımda öyle kalmış olması doğal bir şey...

***

Nahid Sırrı 1895-1960 yılları arasında yaşamış. Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimini yarıda bırakarak 1915-1928 yılları arasında (yani 20 yaşından 33 yaşına kadar) dönemin ileri gelen bir bürokrat ve aydını olan babasıyla Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma, Kopenhag gibi şehirlerde yaşamış... Bu genç adamın oralarda neler yaptığı, nelerle uğraştığı nasıl ilgiye değer... Fakat kuşkusuz olan şey, büyük olasılıkla başta Fransızlarınki olmak üzere Batı edebiyatını iyi okumuş olduğu... Nitekim ilk öyküsü “Kibar Fahişe Zeyneb” Paris’te bir dergide Fransızca olarak yayınlanmış... Türkiye’ye döndükten sonra Cumhuriyet’te ve başka gazetelerde de öykü, fıkra vb. yazılarının yayınlandığını, uzun süre Milli Eğitim Bakanlığı’nda çevirmen olarak görev yaptığını, Anadolu içlerinde geziler yaptığını öğreniyoruz. Şu anda ise elimizde, yukarıda andığımız iki romanının dışında üç ciltte toplanmış Bütün Öyküleri, bir ciltte toplanmış Bütün Oyunları ve Eski Zaman Kadınları adı altında toplandığı anıları bulunuyor... Bunlardan başka, kitap olarak yayınlanmış yirmi kadar çevirisi olduğu da biliniyor...

***

Kıskanmak”ı, çok basitleştirerek bir ihanet ve cinayet romanı olarak adlandırmak mümkün... Nitekim gerek romanda, gerekse sözünü ettiğim filmde akla ilk gelen de bu oluyor... Fakat giderek kıskanma olgusunun bir ihanetin yol açtığı cinayetle hiç mi hiç ilgisinin bulunmadığı, aslında bütün felaketlerin nedeni olduğu söylenebilecek kız kardeşte odaklandığı görülüyor...
Bu şaşırtmacayı ve işlenişini ben, yerli yabancı hiçbir romanda rastlamadığım çok önemli bir yazarlık başarısı olarak görüyorum... Bu nedenle de, söz konusu kadın kahramanın, bütün Türk ve dünya edebiyatının en önemli roman kahramanlarından biri olduğundan kuşku duymuyorum... Nahid Sırrı Örik’in büyük başarısı, bu tipi yaratırken, onu oluşturan kişisel ve çevresel nedenleri, asla didaktik olmayan (bence örneğin Dostoyevski’nin dünyaca ünlü Raskolnikov’u öyledir, büyük ölçüde didaktik olarak yaratılmış bir tiptir) son derece gerçekçi ve yansız bir yaklaşımla ortaya koymuş olmasıdır... Bu kadın kahramana ne iyi ne de kötü bir insan denebilir... O, bütün varlığını saran kıskanma duygusunu alt edemeyen, alt etmek de istemeyen ve giderek bu duyguyla özdeşleşen bir kişilik, bu nedenle de belki asıl kurbandır...

***

Eşine ihanet eden genç kadın, onun genç sevgilisi ve bu sevgiliyi öldüren ihanete uğramış koca tipleri üzerinde de ayrıca ve önemle durmak gerekir...
Onlara da ne iyi ne kötü denebilir... Sadece kendileridirler... Onları o kişiler yapan kişisel, çevresel, toplumsal koşulların ürünleri olarak olayların elinde sanki oyuncak gibidirler... Başka türlü olmak ellerinden gelmez... Bahtsızlıkları çok büyük ölçüde kendileri olmaktan ibarettir... Bu bakımdan da “Kıskanmak” ne toplumcu-gerçekçi, ne bireysel-psikolojik bir roman sayılabilir... Her iki özelliğe de sahip, çok özgün ve başarılı bir edebiyat ürünüdür söz konusu olan...

***

Kavramın kendisi üzerinde durmaya yer kalmadı. Bir de bir köşe yazısında neden siyasetten değil de edebiyattan söz ettiğim sorulacak olursa, yanıtım, siyaseti ve bütün toplumu saran kirden , yalandan ve kötülükten ruhumu böylece arındırmaya çalışmak istememdir...  

Yazarın Son Yazıları

Venezüella’da olan

Venezüella’da olan, uluslararası hukukun, Maduro’ya bir insan olarak yapılanlar bakımından insan haklarının hiçe sayılmasıdır.

Devamını Oku
07.01.2026
Yeni bir yıla doğru

İnsanlık iki hafta sonra yeni bir yıla giriyor.

Devamını Oku
17.12.2025
Barbarlar

İzlenebilecek bir film arayışında TV kanallarında gezinirken Güney Afrikalı-Avusturyalı romancı John Maxwell Coetzee’nin aynı adlı romanından sinemaya aktarılmış “Barbarları Beklerken”e rastladım.

Devamını Oku
10.12.2025
Ümmet

Haftada bir kez yazmanın “trajedi”si, sizin yazmayı tasarladığınız güncel bir konunun sizden önce başka yazarlarca yazılması oluyor.

Devamını Oku
03.12.2025
İmralı

Başka ülkelerde de öyle midir bilmem ama bizde siyasal örgütler arasında bir konu tartışılırken sanki irdeleyici-çözümleyici akıldan çok duygular-suçlamalar egemen oluyor.

Devamını Oku
26.11.2025
İddianame

Türkiye’de bugün hukukla ilgili kurumların en az güven duyulan kamusal kurumlar arasında en ön sırada yer aldığını, bu kurumların giderek siyasal erkin hukuk bürolarına dönüşmekte olduğunu iddia ediyorum.

Devamını Oku
19.11.2025
İki şiir

Gazetemiz Cumhuriyet ve Kadıköy Belediyesi’nce 7-9 Kasım günlerinde Kadıköy’de düzenlenen şiir günlerinde...

Devamını Oku
12.11.2025
Seraf Özer’in konuşması

Esenyurt’un tutuklu belediye başkanı Prof. Dr. ve yazar sayın Ahmet Özer’in kızı ve avukatı sayın Seraf Özer’in 31.10.2025 tarihindeki Aile Dayanışma Ağı’ndaki konuşmasında söylediklerini bir ölçüde özetleyerek de olsa okurlarımla paylaşmak istedim...

Devamını Oku
05.11.2025
Zulümle imtihan

Yazımın adı ne olmalı diye pazar gecesinden beri, şu sözcükleri yazmakta olduğum pazartesi öğleye kadar düşündüm.

Devamını Oku
29.10.2025
Hayâsız

İkinci a harfi üzerinde düzeltme (ya da inceltme, şapka vb.) işareti ile hayâ, utanma, utanç duygusu anlamına gelen bir sözcük.

Devamını Oku
22.10.2025
Sosyal demokrat bir lider nasıl olmalıdır?

Genç arkadaşım, değerli dostum ve düşündaşım profesör Okan Toygar’ın benimle yaptığı söyleşiler toplamı bir iki hafta önce bir nehir söyleşi olarak “Hayatımız Güzeldir” başlığı ve “Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” alt başlığı ile yayımlandı.

Devamını Oku
15.10.2025
Grup Yorum 40 yaşında

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Şehir Planlama öğrencisi dört arkadaşın (Ayşegül Yordam, Metin Kahraman, Tuncay Akdoğan, Kemal Sahir Gürel) birlikte 1985 yılında kurdukları Grup Yorum, içinde bulunduğumuz 2025 yılında kırk yaşına basmış oluyor...

Devamını Oku
08.10.2025
Kara mizah

Zihnimde beliren kavramın karşılığını ve açıklamasını bulmak için internete baktığımda kara komedi de denen kara mizah kavramının en yakın açıklamasını TDK sitesinde buldum...

Devamını Oku
01.10.2025
Kara Bir Rüzgâr

Kara bir rüzgârdı üstünde bir yurdun...

Devamını Oku
24.09.2025
Erdem ve Erdemsizlik Üzerine

Utanç insana özgü bir duygu sanılır...

Devamını Oku
17.09.2025
Türk Türkçe Türkiye

Türkler Türkiye’yi oluşturan etnik unsurlardan sadece biri mi; yoksa öncü-kurucu etnik grup olarak aynı zamanda ülkeye adını veren topluluk mudur?

Devamını Oku
10.09.2025
30 Ağustos ruhu ve karşıtlığı

30 Ağustos ruhu; akıl, öngörü ve cesaret demektir.

Devamını Oku
03.09.2025
Felsefenin tesellisi

Geçen yaz okumayı tamamlayamadığım başucu kitaplarımdan biri de Roger Scruton adlı yazarın Modern Felsefenin Kısa Tarihi adlı yapıtıydı.

Devamını Oku
27.08.2025
Bir günün sonunda can sıkıntısı

Sonu gelmezce üst üste yığılan sıkıntılara Aydın’daki inanılması güç olay eklendi.

Devamını Oku
20.08.2025
Bir ahlak dersi

Tasarladığım yazının adını “Bir dilbilgisi dersi” olarak duyurmuştum. Sonradan yukarıdaki başlığı daha uygun gördüm.

Devamını Oku
13.08.2025
Etnik aidiyet ve ulus devlet

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk’ün 28 Temmuz tarihli Cumhuriyet’te “Devlet yöneticilerinde ırk ve din farkı aramak” başlıklı bir yazısı yayımlandı.

Devamını Oku
06.08.2025
Kuraklık

Ülkemizin (bu demektir ki insanlığın) sorunlarına duyarlı bir arkadaşımdan aldığım mesajda Birleşmiş Milletler’e bağlı bazı kuruluşlarca hazırlanan raporlarda Türkiye’nin 2030 yılında su fakiri ülkeler statüsüne gireceğinin bildirildiğini öğrendim.

Devamını Oku
30.07.2025
Vatan

Yazmayı tasarladığım yazının başlığı olarak günlerdir zihnimde “vatan” sözcüğünü dolaştırıyorum.

Devamını Oku
23.07.2025
Türkiye düşünüyor

“PKK Öcalan’ın çağrısına uymuş. Öcalan da Bahçeli’nin çağrısına uymuş görünüyor. Peki, ya Bahçeli? Ona çağrıyı yaptıran kim? Vahiy mi geldi? Rüyasında mı gördü? Yoksa... Asıl soru budur... Çocuk mu kandırıyorsunuz?”

Devamını Oku
16.07.2025
Denklem çözülürken

Bu kadar kötülük tek bir kişinin ya da bir grup insanın eseri mi, yoksa daha geniş çevrelerce hazırlanan bir planın uygulanması mıdır?

Devamını Oku
09.07.2025
Kalbinde dünyayı taşımak

“O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan... Uğrunda asılırız...

Devamını Oku
02.07.2025
Yeni Türkiye?(2)

Geçen haftaki yazıma “Türkiye eskidi mi ki yenisini konuşuyoruz” sorusuyla başlamış...

Devamını Oku
25.06.2025
Yeni Türkiye?

Epey zamandır iktidar çevreleri bu sözü ağızlarında geveleyip duruyor: Yeni Türkiye! Türkiye eskidi mi ki yenisini konuşuyoruz?

Devamını Oku
18.06.2025
Nekâhet

Birinci a harfinin inceltme işaretiyle yazıldığı bu Arapça sözcük, bir hastalık sonrasında sağlık ve güç kazanıncaya kadar geçen zayıflık dönemi demekmiş.

Devamını Oku
11.06.2025
Modern edebiyatımız konulu kitaplar (3)

Doğu Batı Yayınları’nın üç kitapta yayımlanan “Modern Türk Şiirinin Doğuşu” dizininin ilk kitabı üzerine yazmayı sürdürüyorum.

Devamını Oku
04.06.2025
Modern edebiyatımız konulu kitaplar (2)

İlki 30.10.24’te bu sütunda yayımlanan yazı dizisinin ikincisiyle, Doğu Batı Yayınları ürünü “Modern Türk Şiiri” kitapları üzerine düşünmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
28.05.2025
Ahtapot

Ahtapot şirin bir varlıktır.

Devamını Oku
21.05.2025
Tersinden bakmak

Az sonra üzerinde duracağım bir olguyla ilgili olarak “tersinden bakmak” kavramı üzerine düşünürken aklıma bu kavramı metafor olarak en iyi anlatabilecek “dürbünün tersinden bakmak” gibi bir söz düştü. Öyle ya, işlevi uzaktaki canlı ya da cansız bir nesneyi yakınlaştırmak olan dürbünle yapılabilecek en ters şey ona (onunla) tersinden bakmaktır.

Devamını Oku
14.05.2025
Başarısız bir saldırının analizi

Başarısız bir saldırının analizi

Devamını Oku
07.05.2025
Ahmet Özer’in mesajı

Ahmet Özer’in mesajı

Devamını Oku
30.04.2025
‘Yapay zekâ’ hakkında

‘Yapay zekâ’ hakkında

Devamını Oku
23.04.2025
Yapay zekâ

Yapay zekâ

Devamını Oku
16.04.2025
Engizisyon

Engizisyon

Devamını Oku
09.04.2025
Yunus Gibi

Yunus Gibi

Devamını Oku
02.04.2025
Halkımız darbeye geçit vermiyor

Halkımız darbeye geçit vermiyor

Devamını Oku
26.03.2025