Elçin Poyrazlar

Gazetecilik neden tercih meselesi olamaz?

19 Haziran 2020 Cuma

Habertürk televizyonunda HDP üstüne bir tartışma programında spiker Didem Arslan Yılmaz neden HDP’lilere ekranlarda yer verilmemesini ‘Sonuçta biz kamu kuruluşu değiliz, özel bir sektörüz. Bu bir tercihtir’ sözleriyle savunmuş. 

Siyaset tartışma programlarının seviye, nitelik ve çeşitlilikten uzak, reyting hedefli laf salatasına ve saat doldurma maratonuna dönüştüğünün, bu işi yapanlar dahil, tüm medya yıllardır farkında.

İzleyicilerin ciddi bir kesimi ise bu programların gazetecilik meslek ilkeleri doğrultusunda yapıldığı yanılsaması içinde. Neyse ki Yılmaz’ın son açıklaması geride kalan kuşku kırıntılarını da yok etmiş oluyor. 

Çünkü Yılmaz ve benzerlerinin yaptığı tartışma platformları hakikat, tarafsızlık, bağımsızlık gibi gazetecilik için gereken koşulları sağlamaktan çok uzak. Aynı, gazetecilik kılıfı altında bol tık almaya ve oradan gelir sağlamaya odaklı, şaklabanlık sosu ağır şovmenlik işine girişen Cüneyt Özdemir örneğinde olduğu gibi. 

Gazetecilik talep ettiği kuralları gereği zor bir meslektir. Ticari ve iktidar kaygıları olan holdinglere sırtını dayayarak, mali önceliklerin getirdiği ‘tercihler’ üzerinden yapılmaz. Tam da o tercihlerin başladığı noktada gazetecilik ölür. 

Gazetecilik mesleğinin güçlendirilmesi için kurulan uluslararası örgüt Etik Gazetecilik Ağı (Ethical Journalism Network) mesleğin ilkelerini beş ana başlıkta toplamış:

1. Doğruluk ve Kesinlik: Gerçekleri bulmak gazetecinin birincil görevidir. Bir gazeteci her zaman gerçeğe ulaşamayabilir ama karşımıza çıkan bilgilerin doğruluğunu teyit etmek, kesin bilgiler paylaşmak, ve eğer bunu başaramıyorsak, açıkça belirtmek gereklidir. 

2. Bağımsızlık: Gazetecilerin bağımsız sesleri olmalıdır. Resmi ya da gayriresmi, özel çıkarları olan siyasi, ticari ya da kültürel gruplar adına hareket etmemelidir. Gazetecinin siyasi bağları, mali ilişkileri ya da özel bilgileri, mesleği için çıkar çatışmasına dönüşmemelidir. 

3. Adil olma ve tarafsızlık: Haberlerin çoğunun en az iki yönü vardır. Her haberde tüm taraflara yer veremeyebilirsiniz ancak haberler dengeli olmalı ve bağlamından çıkarılmamalıdır. Gaddarlık ve acımasızlık karşısında tarafsız olmanız beklenmez ancak haberi yansız vermeniz güven uyandırır. 

4. İnsaniyet: Gazeteciler kasıtlı zarar vermemelidir. Yazdığımız ya da yayınladığımız haberler can yakıcı olabilir ama kullandığımız sözlerin ve görsellerin başkalarının hayatlarındaki etkilerini de düşünmemiz gerekir. 

5. Hesapverebilirlik : Profesyonelliğin ve sorumlu gazeteciliğin önemli göstergelerinden biri hesap verip vermediğimizle belirlenir. Hata yaptığımızda düzeltmeli ve ulaştığımız kitlenin kaygılarını duyabilmeliyiz. Adil davranmadığımızda bunu telafi edebilmeliyiz. 

Medya özgürlüğünün yıllar önce gömüldüğü bir ülkede bu ilkelerden söz etmek ne kadar naif kalıyor. 

Son noktada gerçekten gazeteci olup olmama kararı kişiye bağlıdır. Biliyoruz ki bu topraklarda bunun bedeli çok ağır. O bedelden, iktidar ve para için kaçanlar efendilerinin tasmalarından başka bir yere sığınamazlar. 



Yazarın Son Yazıları

Kanamak ya da kanamamak? 17 Eylül 2020
Tetiği çektim Yoongi 7 Eylül 2020
Rejim ve çocuklar 3 Eylül 2020
İpek... 26 Ağustos 2020
Sütyen 21 Ağustos 2020
Pembe Forma 10 Ağustos 2020
Öteki anneme veda 8 Ağustos 2020
O sırada siz… 4 Ağustos 2020
İyi ki Ayasofya var 12 Temmuz 2020
18 yıllık *Dislike 11 Temmuz 2020
‘Sembolik 2 bayan’ 5 Temmuz 2020
Korona mültecileri 27 Haziran 2020