Kuvartet dinlemenin sıcaklığı

08 Eylül 2021 Çarşamba

“Kuvartet” bir müzik biçimi olarak Haydn-Mozart gibi klasik dönem bestecileriyle doruğa ulaşmış, romantik dönemde Beethoven’in dev dörtlüleriyle yeni deyişlere kapılar açarak derinlik kazanmıştır. 19. yüzyıl romantizminde, daha çok büyük orkestra için beste yapmayı yeğ tutan bestecilerden bazıları kuvartet de bestelemiştir. Schubert, Mendelssohn, Schuman ve Brahms bunların başında gelir. 19. yüzyıl aslında romantik deyişiyle, büyük orkestraların ve geniş sahneli operaların çağıdır. 20. yüzyıl başındaki postromantizmde büyük orkestralar giderek önem kazanmış, Bruckner ve Mahler, konser salonlarının sahnelerinden dışarı taşan topluluklar için büyük senfoniler bestelemişlerdir. 20. yüzyıl boyunca ve özellikle 21. yüzyılda oda müziğine, trio, kuvartet, kentet, sekstet gibi topluluklara daha çok itibar edilmekte. Çünkü o toplulukları turnelere çıkarmak, küçük sahnelerde çaldırtmak, büyük senfonilere göre çok daha ucuz ve kolaydır.

ÇAĞDAŞ MÜZİĞİ KEŞFETMEK

Çağdaş müzik dinlemek, çağdaş müziği keşfetmek nedense müzikseverlere zor gelen bir alandır. Alışageldiğimiz melodi çizgisi ortadan kalkınca, karşımıza yeni çıkan manzarayla tanışmak biraz tarih, biraz da teknik bilgi gerektirir. Oysa iyi donanımlı, ünlü bir “kuvartet”ten güçlü bir orkestra tınısı da duyabilirsiniz. Bu nitelikteki sanatçılar her ölçüde dinleyiciyi kendi nefesleriyle buluşmaya davet ederler.

Önceki gece 49. İstanbul Müzik Festivali, Letonyalı çağdaş besteci Péteris Vasks’a “Yaşamboyu Başarı Ödülü”nü sundu. Besteciye birkaç Avrupa ülkesiyle birlikte Türkiye’nin de ısmarladığı 6. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü de bu törenin ardından seslendirildi. Çok nitelikli bir yaylı dörtlü olan Modigliani Quartet, Vasks’ın yapıtını severek, ruh katarak bize ulaştırdı. Yapıt biraz folklorik öğeler ve neo-klasik özellikler taşısa da çağdaş müziğin yinelemelerle örülmüş minimalist niteliğini duyuruyordu. Özetle Vasks, yapıtını kendi çağının, 21. yüzyılın değerleriyle bezemişti. 

Modigliani Quartet, Vasks’ın ardından seslendirdiği Fransz Schubert gibi erken-romantik bir besteciyle “klasikleşmiş” müzik dinleyicisinin de gönlünü aldı. Bestecinin 15. Sol minör, D887 kuvartetini büyük bir titizlikle çaldı. Bu yapıtta da tek nefesteki söylemleri ve her bir sanatçının ayrı ayrı ustalığı övgüye değer. Kuşkusuz ikinci kuvartet birçok kişinin ruhuna daha çok hitap etmiştir. Hep söylerim, resim, mimari, edebiyat vb. gibi sanat dallarındaki yeni denemelere açığız, o dallarda çağdaşlaşmayı kabul ediyoruz, ama “yeni müzik” deyince, onu ancak klasikleşmiş yapıtların arasında sandviç olarak dinlemeye sabrımız var! Oysa çağdaş müziği de diğer sanat dalları gibi keşfetmek için biraz gayret harcayabiliriz.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Fazıl Say ve J.S. Bach 15 Eylül 2021