Varlık mı, borç mu bırakacaksınız?
Jale Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Varlık mı, borç mu bırakacaksınız?

02.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye Varlık Fonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan son sunumla yeniden gündemde. Fon başkanı Arda Ermut, 2024 sonu itibarıyla toplam varlık büyüklüğünün 12.7 trilyon liraya, dolar bazında ise 360 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bu büyüklükle fonun, dünyanın en büyük 10 ulusal varlık fonu arasına girdiği vurgulandı.

Türkiye Varlık Fonu 2016’da kuruldu. Kuruluş gerekçesi tanıdıktı:

“Gelecek kuşaklara kaynak aktarmak”, “stratejik yatırımlar yapmak”, “ulusal serveti etkin yönetmek”.

Örnek olarak Norveç gösterildi. Oysa varlık fonlarının klasik kuruluş mantığı, devletin fazla gelirlerini ekonomiye uzun vadeli ve şeffaf biçimde kazandırmasıdır.

Norveç’in 1.6 trilyon dolarlık fonu, petrol ve doğalgazdan elde edilen fazlayı küresel piyasalarda değerlendiriyor. Singapur ticaret fazlasını, Katar doğalgaz gelirlerini biriktiriyor. Yani önce fazla yaratılıyor, sonra fon kuruluyor.

Türkiye’de ise tablo tersine işledi. Fonun sermayesi, mevcut kamu varlıklarının devriyle oluşturuldu. Portföyünde 7 sektörde 34 şirket, 2 lisans ve 46 gayrimenkul var.

Türk Hava Yolları’nın yüzde 49’u, Türk Telekom, Ziraat Bankası, Halkbank, VakıfBank, BOTAŞ, TPAO, Eti Maden, Çaykur, PTT, Türksat, Kayseri Şeker, Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat ve Emeklilik, Borsa İstanbul ve At Yarışları Lisansı bu yapının içinde.

Aradan geçen dokuz yıl, bu devasa portföyün yeni bir zenginlik yaratmadığını gösteriyor. Aksine, bu varlıklar borçlanmanın teminatına dönüşmüş durumda. Son dönemde sıkça “başarılı borçlanma” haberleriyle anılan fon, giderek bir varlık fonundan çok borç fonu görünümü veriyor.

CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem’in açıklamasına göre, Türkiye Varlık Fonu’nun borcu 2024’te yüzde 35.3 artarak 10 trilyon 671 milyar liraya yükseldi.

“Cumhurbaşkanının aynı zamanda Varlık Fonu Yönetim Kurulu başkanı olduğu başka bir ülke yok. Maliye denetleniyor ama Varlık Fonu denetlenmiyor.

Bu borcun nereden geldiğini bilmiyoruz” sözleri, fonun bütçe dışı bir mali araç gibi kullanıldığı eleştirisini güçlendiriyor.

Fonun aktif büyüklüğü, Türkiye’nin milli gelirinin yaklaşık üçte birine denk. Buna rağmen Sayıştay denetimi hâlâ zorunlu değil. Ekonomistlere göre fonun borçlanma kapasitesi, Hazine garantisi olmasa bile, piyasalarda “devletin arka kapısı” algısı yaratıyor. Yani yapılan her borçlanmanın riski dolaylı olarak topluma yazılıyor.

AKP’nin muhalefetin Sayıştay ısrarına verdiği “yatırım kumbarası” benzetmesi kulağa hoş geliyor. Oysa kumbara içi görünmeyen bir kasa değildir. Türkiye Varlık Fonu’nda ise içerik büyürken kamunun görebildiği alan daralıyor. Sayıştay meselesi bu yüzden sadece kâr-zarar hesabı değil; kamu yararı, ekonomik bağımsızlık ve gelecek kuşaklar adına hesap verebilirlik meselesi.

HEM OYUNCU HEM HAKEM

Bugün bütçede görünmeyen yük, yarın vergi artışı, harcama kesintisi ya da yeni borç olarak geri dönüyor. Ve bu yükü taşıyacak olanlar bugünün karar vericileri değil, gelecek kuşaklar. Üstelik Türkiye’de kamu, yalnızca Varlık Fonu değil, TMSF üzerinden de devasa bir ekonomik alanı kontrol ediyor. Böylece devlet piyasada hem oyunc hem hakem hem de alacaklı konumuna yerleşiyor. Siyasi sorumluluk ile ekonomik risk tek elde toplanıyor.

Risk alınabilir mi? Evet. Para kaybedilebilir mi? Evet. Ama hesap vermeden risk alınabilir mi? Hayır.

Norveç çocuklarına birikim bırakıyor. Türkiye’nin çocuklarına ne bırakacağı ise bugünden alınan borçların nasıl yönetildiğine bağlı. Denetimsiz borç, yalnızca rakam değildir; gelecek kaybıdır.

360 milyar dolar büyük bir rakam. Ama bu rakam güvence mi anlatıyor, yoksa belirsizliği mi?

Bu sorunun cevabı verilmeden, Türkiye Varlık Fonu bir başarı hikâyesi sayılmaz.

İlgili Konular: #Türkiye varlık fonu

Yazarın Son Yazıları

Varlık mı, borç mu bırakacaksınız?

Türkiye’de ise tablo tersine işledi. Fonun sermayesi, mevcut kamu varlıklarının devriyle oluşturuldu. Portföyünde 7 sektörde 34 şirket, 2 lisans ve 46 gayrimenkul var.

Devamını Oku
02.02.2026
İtiraz eden kadınların yılı

Bugün sevgili arkadaşım Hrant Dink’in ölüm yıldönümü. 19 yıl önce, “güvercin tedirginliğindeki” yaşamı bir tetikçinin kurşunuyla sona erdi. Hrant niçin öldü, kim öldürdü; bu sorular hâlâ karanlıkta. Adalet yerini bulmadı.

Devamını Oku
19.01.2026
AB’nin Mercosur hamlesi Türkiye’ye ne anlatıyor?

Türkiye’de ise ülke yönetimindekiler iç siyasette yurttaşlara “Dünyada güçlü ülkeyiz” algısını yaymaya çalışırken yeni dünyanın ticaret haritasının çizildiği ve yeni işbirliklerinin geliştirildiği masalardan uzak kalıyorlar.

Devamını Oku
12.01.2026
İkinci iş sıfır hayat

TÜİK’in 2025 verilerine göre ortalama ücret, yoksulluk sınırının belirgin biçimde altında. TÜRK-İŞ’in Aralık 2025 araştırması, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığını gösterirken ortalama ücret bu rakamın yarısına bile yaklaşamıyor.

Devamını Oku
05.01.2026
Ve yılın ezileni yurttaş!

Türkiye’de büyüme var ancak emeğe düşen pay sistematik biçimde küçülüyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Gerçek gündem geçim ve eşitsizlik

Türkiye her sabah başka bir gündemle uyanıyor.

Devamını Oku
22.12.2025
Cam tavan değil beton duvar

İster beyaz yaka olsun ister mavi yaka, Türkiye’de çalışan olmak bir de üstüne kadın olmak eşitsizlik, güvencesizlik, görünmezlik demek. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre dünyada kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68, erkeklerin yüzde 90 seviyesinde.

Devamını Oku
15.12.2025
Dijital dönüşüm bir adalet meselesi

Türkiye’de e-ticaret kullanım oranı yüzde 45, e-devlet kullanım oranı yüzde 60. ChatGPT’nin küresel trafiğinin yüzde 3’ü Türkiye’den geliyor. Bu veriler toplumun dijitalleşmeye hazır olduğunu gösteriyor.

Devamını Oku
24.11.2025
‘Bu ülke derin bir uykuda’

Çin bugünlerde tıpkı insan gibi yürüyen robotunu tanıttı dünyaya. O kadar hızlı ilerliyor ki teknoloji, ev işlerinde, yaşlı bakımında kullanılacak yeni nesil insansı robotlar için artık gün sayılıyor.

Devamını Oku
17.11.2025
Balda tehlike büyüyor

Pestisit, kalıntı, tağşiş... Türkiye, gıda güvenliği açısından belki de en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Zehir soframıza kadar sızmış durumda. Denetim mi? Kâğıt üzerinde var ama kovanın, tarlanın, sofranın gerçekliği bambaşka.

Devamını Oku
20.10.2025
Fikir üreten fabrikadan sessiz kalan fabrikaya

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) 1971’de Feyyaz Berker ve bir grup iş insanı tarafından kurulurken Vehbi Koç, derneği şu sözlerle tanımlıyordu:

Devamını Oku
29.09.2025
Keşke ıssız kalsaydı! Yassıada hukuk dışı kaldı

Yassıada ve Sivriada, sit alanı statüsünden çıkarıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından adaların imar oranı yüzde 5’ten yüzde 65’e çıkarıldı. Böylece ada, yapılaşmaya açıldı.

Devamını Oku
22.09.2025
Ezilen halk bu oyunu bozar

Bugün gözler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bölmeyi amaçlayan, siyasal niyeti gün gibi ortada olan uydurma bir davaya çevrilecek.

Devamını Oku
15.09.2025
Binde 5 değil binlerce hayat

“20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk defa bu kadar çaresizim. Mağaza kapanınca işçiler dağıldı. Çoğu genç, kredi borçları var. Ne yapacaklar bilmiyorum.” İzmirli bir ayakkabı ustası söylüyor bu sözleri.

Devamını Oku
25.08.2025
Kıyamete adım adım

Bundan 26 yıl önce 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük depremin yıldönümüydü dün. Gölcük’ten Sakarya’ya, Yalova’dan İstanbul’a yaşanan bu depremde binlerce bina yıkıldı, on binlerce insan hayatını kaybetti.

Devamını Oku
18.08.2025
Ataköy de karot kıskacında

İstanbul’un önemli kentleşme örneklerinden biri olan ve bir açık hava müzesi diye nitelenen Ataköy 1. Kısım, izinsiz karot alınarak yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

Devamını Oku
04.08.2025
Taşyapı’dan dönüşüm soslu el koyma

İstanbul’un inşaatla altüst olmuş, “ihanet edilmiş” son 30 yılına hep aynı müteahhitler damga vurdu. İlk hatırlanılacak isimlerden biri de Emrullah Turanlı’nın sahip olduğu Taşyapı İnşaat. Taşyapı adı İstanbul’da onlarca tartışmalı projeyle anıldı yıllardır.

Devamını Oku
28.07.2025
Zeytinimi alma geleceğimi çalma

Türkiye’nin Ortadoğu’ya hükmetme hayalini kurduğu “büyük” gündeminde Ankara’da bir eylem sürüyor günlerdir.

Devamını Oku
14.07.2025
Sınıfın hafızası umudu yaşatıyor

Türkiye işçi sınıfının tarihinde 15 16 Haziran 1970 tarihi bir kırılma noktasıydı. 12 Mart muhtırasının ayak sesleri duyulurken dönemin iktidarı işçilerin 1960’larda elde ettiği sendikal kazanımları geri almak istiyordu.

Devamını Oku
16.06.2025
Ücrette gelecek, kirada geçmiş enflasyon haksızlık

Türkiye bir süredir “barınamayanlar ülkesi”ne dönüştü. Ne kiracı ev bulabiliyor ne dar gelirli kirasını ödeyebiliyor ne de gençler bir ev hayali kurabiliyor.

Devamını Oku
02.06.2025
Sabır taşı çatladı

“Biraz daha sabır” diyor ekonominin baş sorumlusu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz...

Devamını Oku
26.05.2025
İflas rüzgârı sertleşti

İflas rüzgârı sertleşti

Devamını Oku
12.05.2025
Görünmez patronlar devri

Görünmez patronlar devri

Devamını Oku
05.05.2025
İstanbul’da partizanlık yıkımına hazır mıyız?

İstanbul’da partizanlık yıkımına hazır mıyız?

Devamını Oku
28.04.2025
Vicdanın çöküşü

Vicdanın çöküşü

Devamını Oku
21.04.2025
Dertleri iklim değil

Dertleri iklim değil

Devamını Oku
14.04.2025
Küreselleşmede son perde mi?

Küreselleşmede son perde mi?

Devamını Oku
07.04.2025
Gençlerin isyanı

Gençlerin isyanı

Devamını Oku
31.03.2025
Tek yol seçim

Tek yol seçim

Devamını Oku
24.03.2025
Üretici battı, halk zehirleniyor

Üretici battı, halk zehirleniyor

Devamını Oku
17.03.2025
9 milyon derin yoksul var

9 milyon derin yoksul var

Devamını Oku
03.03.2025
İşsiz, umutsuz ve mutsuz...

İşsiz, umutsuz ve mutsuz...

Devamını Oku
24.02.2025
AKP’nin yeni cinliği uzay hakkı!

AKP’nin yeni cinliği uzay hakkı!

Devamını Oku
10.02.2025
Hayaller Paris gerçekler Kartalkaya

Hayaller Paris gerçekler Kartalkaya

Devamını Oku
27.01.2025
Ağaç kesen Türkiye iklim zirvesine talip!

Ağaç kesen Türkiye iklim zirvesine talip!

Devamını Oku
02.12.2024
Bölüşüm krizi

Bölüşüm krizi

Devamını Oku
25.11.2024
Çocuk ölümlerinin gölgesinde

Çocuk ölümlerinin gölgesinde

Devamını Oku
18.11.2024
Geleceğimiz derin uykuda!

Geleceğimiz derin uykuda!

Devamını Oku
11.11.2024
‘Depresyondayız, unutulduk aldatıldık!’

‘Depresyondayız, unutulduk aldatıldık!’

Devamını Oku
25.10.2024
Jale Özgentürk yazdı...

En kötüsü 2025’te yaşanacak

Devamını Oku
18.10.2024