A’dan Z’ye kuşak meselesi

29 Ocak 2021 Cuma

Genç kuşaklara geçmişi kimse anlatamaz.

Onlar, isterlerse ve becerebilirlerse kendileri anlarlar.

Kâh doğru kâh yanlış...

Kendilerinden önceki kuşakların geçmişi anladığı ya da anlayamadığı kadar...

Düşünün;

10’lu, 20’li kuşak sonraki kuşaklara ne anlatmıştı?

Sonraki kuşaklar ne anladı?

30’lu 40’lı kuşaklar tam olarak neye kandı, nerede hata yaptı?

68 kuşağının anladıklarını, anlattıklarını düşünün ve sonraki kuşağın bunlardan ne anladığını.

78’lileri etkisiz kılan neydi? Anladıkları mı, anlamadıkları mı?

80 kuşağı önceki kuşaklardan nasıl bir miras aldı?

Kendisi nasıl bir dünya kurdu?

Ve 90 kuşağı, neyin motivasyonuyla ve hangi umutlarla başına gelebileceklere kör oldu?

İktidara laf yetiştirmek için Z kuşağına ya da Y kuşağına 90’ları anlatmaya çalışmadan, o meşum 90’ları kendinize kendi kuşağınızı, X’lerin nasıl bir dünyaya ikna olduğunu dürüstçe bir anlatın önce.

Gençlerin 90’larda olanları sizden öğrenmesinin hiçbir anlamı yok.

Ama bugün iktidarı ve muhalefeti bu noktaya getiren 65-80 yılları arasında doğmuş X kuşağının kendisine dönüp bakmasının anlamı çok.

90’LARDA NELER OLMUŞTU?

Sovyetler Birliği dağıldığında...

Balkanlar’da korkunç bir savaş patladığında...

Yoksulluktan ve ölümden kaçan insanlar bu ülkeye doluşup en zorlu işleri yaparak hayatta kalmaya çalıştığında;

Komünizm ve sosyalizmi yerin dibine sokan aydınlar...

Serbest piyasa ekonomisinin şahlanmasını ellerini ovuşturarak izleyen sanayiciler...

Yerli malı kullanma ahlakının tarihe karışmasına ağzı sulanan ithalatçılar... Sendikalarının ve meslek örgütlerinin güç kaybetmesini umursamayan işçiler...

Köylerinin kalkınması için değil, şehirlerdeki gecekondularının yıkılmaması oy veren köylüler...

İrticayla uğraşan gazetecilerin, akademisyenlerin, aydınların ardı ardına sokak ortasında, evlerinin kapısında kurulan tuzaklarla öldürülmesinden...

Bu cinayetlerde rol oynayan isimlerin devletin ileri gelenleriyle ilişkilerinin ayan beyan bilinmesinden...

Ama yine de cinayetlerin tarihe faili meçhul olarak geçmesinden hiçbir ders almayan kalabalıklar...

Sağcı siyasilerle solcu siyasilerin kullandığı dilin hızla birbirine benzemeye başlaması arasında bağ kurma derdi olmayan seçmenler...

Hepsi 90 kuşağıydılar.

SOLA NE LAZIMSA BİZ YAPARIZ DİYEN SAĞ

Babıâli gazeteciliği İkitelli gazeteciliğine 90’larda evrildi.

Eski solcu yeni liberal yüksek maaşlı gazeteciler “Yükselen değerler” başlığıyla liberalizmi pazarlamaya ilk adımı 90’larda attı.

Sola bir medya gerekiyorsa, örgütlenmeleri için yeni modeller yaratılacaksa, ideolojileri siyasal olarak pazarlanacaksa... sorun yok, onu da biz yaparız” diyen ve gerçekten de eski solcuları kırpıp kırpıp yeni yıldızlar yapan sağ akıl 90’lara damga vurduğunda olanlara kuşkuyla bakan ve bu yüzden şimşekleri üzerine çeken sadece birkaç aydın kalmıştı.

90’ların vaatlerle dolu renkli dünyasında gözleri ve kalpleri kamaşan...

Olan bitenden kuşku duyarak konfor bozmayı “köhne solculuk” olarak pazarlayanlar...

AKP’yi 90 kuşağının ve sonraki kuşakların başına güle oynaya getirdiler.

Öcalan 90’larda yakalandı, Gülen Amerika’ya 90’larda kaçtı.

AKP’nin bugünkü politikalarını üzerine kurduğu sağlam temel son derece güçlü ve hesaplı bir şekilde o yıllarda atıldı.

Ve o sırada daha ortalarda bilgisayardan çok daktilo vardı.

Z kuşağı ve Y kuşağı sonraki çağa doğdu ve bilgiyle bambaşka bir ilişki kurdu.

O yüzden Z’leri ve Y’leri rahat bırakın;

Siz kendiniz, internette biraz dolaşıp geçmişte neler olmuştu hatırlayın ve olayların arasındaki bağı, sonuçlardan yola çıkarak yeni baştan daha gerçekçi bir şekilde kurmaya çabalayın.

Tarkan şarkılarını, hâlâ canınız çekerse, sonra yine açarsınız.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları