John Berger, Görme Biçimleri’nin bir yerinde okura önce üzerinde kuşlar uçuşan bir mısır tarlasının resmini gösterir.
Sonraki sayfada aynı resmin altında bir yazı vardır:
“Bu Van Gogh’un kendini öldürmeden önce yaptığı son resimdir”.
Bu örnekle Berger, eklenen bir sözün imgeyi nasıl değiştirdiğini anlatır.
İmge artık sözü aydınlatmaktadır.
Şimdi siz de önce Barbaros Şansal’ın uçaktan indirildiğinde nasıl küfürlerle dövülüp linç edildiğine bakın. Sonra sayfayı çevirin. Şansal’ın yılbaşında çektiği ve yayımladığı o görüntülerde söylediklerine bakın.
Söz imgeyi nasıl değiştiriyor görün.
İmge artık sözü aydınlatmaktadır.
O aydınlıkta “Kendi bokunda boğulan ülke” en korkunç haliyle gözler önünde.
Zihnimizi, hayatı ve sanatı anlamanın...
Bizi gördüklerimizi hissetmenin, analiz etmenin, kavramanın...
Nefes almanın, yaşamanın incelikleriyle eğiten bir çağ düşünürünün öldüğü gün...
Biz öfkesini, itirazını avangart bir şekilde, kendi özel tarzında, bir sahne şovu gibi dile getirmekten çekinmeyen...
Muhalif düşüncelerini ve eleştirilerini en sert ve edepsiz biçimde, kendi üslubunca sergilemeyi göze alan bir insanın...
Havaalanında, polis eşliğinde, daha uçaktan iner inmez, “kim olduğu belirli” kişilerce linç edilişini izledik.
Bize görme biçimlerini öğreten bilge yazar John Berger’in öldüğünü öğrendiğimiz gün...
Biz bu ülkede gömme biçimleriyle korkutularak biraz daha eğitildik.
Sistemin Barbaros Şansal’ı muhtemel tehlikelerden asla korumayacağının işareti bize görüntülü bir şekilde servis edildi.
Aleni yanlış politikalar ve tercihler yüzünden art arda dehşet verici şeyler yaşanan şu ülkede, politikacıların ve halkın tepkisizliğine isyan edip “Bokunda boğul Türkiye” demek nasıl bir suç olabilir?
Çok zorlanırsa, Şansal Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamaktan dolayı yargılanabilir.
Ama amaç o değil.
Artık hepimiz biliyoruz;
Şansal’ın cinsel kimliğinden alınan vahşi bir cesaretle sarf edilen o laflar ve tekmeler ve tokatlar aslında ona değil bize; bizim ideolojik kimliğimize...
Tüm farklı, muhalif, gözü pek, endişeli, üzgün, sinirli, dirençli, umutlu, laiklik isteyen, ülkenin yeniden çağdaş bir akılla yönetilmesini talep eden, olan bitene yeter diyen herkesin hayatına yönelik bir tehdit.
Daha havaalanında başlayan bu korkunç lincin sorguda da sürmeyeceğinin hiçbir garantisi yok.
Şansal tutuklanırsa muhtemelen şiddet cezaevinde de bitmeyecek.
Yılbaşını kutlamaktan, sisteme sövüp saymaya kadar artık her şeyin ölümcül bir tehlike olduğunu kavramamız isteniyor.
İktidardaki mantık kendisine cahillikten ve öfkeden harmanladığı -hem sivil hem de kurumsal- gözü dönmüş ordular kuruyor.
Şansal’ın tarzını istediğiniz kadar avam, küstah, edepsiz ya da çirkin bulun.
Ama o videoda sergilediği aslında sokağa ait anarşist bir sanat eseridir;
Etkisi ve gördüğü tepkiyle birlikte, zamana damgasını vuran sert bir performanstır.
Siz eğer görme biçiminizi sorgularsanız bu sert ve avam sanat dilinden hayati bir şey öğrenirsiniz;
Onu sokaktaki ve devletteki linç kültürüne terk ettiğinizdeyse...
Gerçekten ülkece bokunuzda boğulur gidersiniz.
Gömme biçimleri
Yazarın Son Yazıları
Yanık saraylar
Patron çıldırdı
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’
Vatandaşın evi
Mültecinin evi
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere
Sizin hiç silahınız çalındı mı?
Uçağın kadar konuş!
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz
‘Ben Aziz Nesin...’
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler
Katil belli, refleks belli, sonuç belli
Gazeteciliğin karanlık yüzü
‘Hadi’ ama kime hadi?
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’
Neyi bekliyorsunuz?
Kimin lehi, kimin aleyhi?
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti
Gençliğe hitabe
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?
Temel ihtiyaçlar listesi
Beş maymun* ve bir toplum
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!
Burada yazar ne demek istemiştir?
Geçmiş olsun Ahmet Altan
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı
Günün mönüsü: Emekli generaller
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar
Kokain cesareti
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?
Siyasi başarısını;
Tek parti, tek akıl, tek uçurum