Akbabalar iktidarı!

06 Haziran 2021 Pazar

İnsanın “ustam” dediği kişilerin olması ne güzel! Onlardan öğrendikleriniz, üstüne koyabildikleriniz kadar varsınız.

Benim ustalarım arasında La Fontaine var. Onun da ustası yeri geldikçe yazdığı gibi Ezop...

Memleketin birinde hükümet kuran üç partinin amblemi hayvanlar âleminden olunca, La Fontaine ustaya gittik doğruca. Olupbiteni onun diliyle kaleme aldık:

Kurt, Güvercin bir de Arı, Ele Geçirince İktidarı!

Ardından başka bir iktidar geldi.

Gel zaman git zaman, memlekette her şey bozuldu muntazaman. Kurumlar, kurallar kalmadı ormanda, ne karga mutlu ne manda. Bereket de kayboldu tarlada, harmanda.

İktidar kendine “ak” dedi ama gücünü babalarla birleştirince oldu “akbaba”!

Akbabanın doğadaki özelliği malum, ne fayda ne medet um. Mücadeleye girmezler. Örneğin güçlü bir canlı sürüsü gördüler mi, yenmeye girişmezler. Zor iş! Zayıflamakta olanları gözlerler. Onlar sürünün gerisinde kalınca, üstüne çökerler.

Doğadaki en tehlikeli, en yırtıcı tür olarak bilinen akbabaların ciddi bir paylaşım sorunu olmaz. En güçlü olan en büyük payı alır. Ötekiler sonraya kalır. Üstüne çöktükleri hayvanda kemik bile bırakmazlar. Kemiğin ortasındaki iliği ve yağı yemek için ayaklarının arasına alıp yükselirler. Kayalık bir alanda sertçe bırakırlar, parçalanmasını sağlarlar. Ortasını yerken kemiğini de yerler, midelerindeki asit akü asidinden daha serttir.

Yiyip yiyip bir tehlike hissettiklerinde hemen yediklerini kusarlar. Hafifleyip havalanırlar.

Kanatlarını iki yana açıp çaba harcamadan uzun süre havada kalmayı başarırlar.

Bunlar akbabaların doğal yaşamdaki özellikleri... Şimdi masalımıza geçelim...

***

Ormana akbaba kral olmuş. Söylediği her şey kural olmuş. Ne kadar canlı varsa, aslan, kaplan, sırtlan hepsi bırakmış çabayı, kabul etmiş akbabayı.  

Akbabanın tek derdi hazıra konmak, nesine gerek sıcakta yanmak, soğukta donmak. Daha oturur oturmaz koltuğa, koymuş bidonu musluğa... Seslenmiş:

“Bundan keri, 

Devletin bütçesi, hazinesi, kileri, 

Hepsi benim istediğim yere dolacak. 

Herkes verdiğim kadarına razı olacak. 

Beni uğraştırmayın demokrasiyle, hukukla,

Bunların hepsi bana kukla.

Şahsımın yanında olanlar hısım,

Ötekiler hasım.

Bu kadar; toplum iki kısım.

Bana hısım da lazım hasım da.

Geçin seçimi, ister ekimde yaparım ister kasımda.

Bütün duygularım samimidir,

Ağzımdan çıkan devlet tamimidir.

Kurtla bir olur kuzuyu yerim,

Koyunla bir olur kuzuya ağlarım.

İkisini de kararnameye bağlarım.”

Akbaba, ormandaki her şeyi şahsında birleştirmiş. Buna karşı çıkanları terörist ilan edip ayrıştırmış. Ormana verebileceği bir şey kalmayınca birer tutam korku, dehşet, öfke alıp her yere serpiştirmiş. Kurduğu mutlu azınlık hükümetinde de sadakat sınavından geçen herkesi bir yere yerleştirmiş.

***

Tam masalı bitirecektik ki La Fontaine usta kesti sözümüzü:

“Çırak, uzun lafı bırak. Ormandakiler akbabanın ne olduğunu bilmiyor muydu?”

Güzel soru usta. Herkes kimliği dışında bir ad taktı akbabaya; kimi aslan, kimi deve dedi, kimi benzetti zebraya. Hakkını yememek gerekirdi, akbaba da kılıktan kılığa girdi. 

Şimdi elde kalmadı kılık,

İyice karıştı ortalık!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021
Kıbrıs defteri... 21 Temmuz 2021