Gezi’nin Hedefi...
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Gezi’nin Hedefi...

01.06.2014 02:51
Güncellenme:
Takip Et:

Gezi Direnişi’ni demir parmaklıkların ardından yüreğimiz çoğalarak izlerken, ziyaretimize gelen avukatlar aracılığıyla ayrıntılar öğrenmeye çalışıyorduk. Böylesi büyük bir toplumsal olayın içinde kaynayan heyecanları, dalgalanmaları, gelişmeleri bütün yönleriyle vermek isteyen yayın organlarının bile tümüyle yansıtması olanaksızdı.
En çok hangi kesimden insan vardı, sorusuna şu karşılığı almıştık:
“Böylesi bir buluşmaya ilk kez katılıyorum, diyenler çoğunluktaydı...”
Türkiye’nin tüm bölgelerini kapsayan Gezi’nin elbette en büyük parçasını daha önce böyle bir hareketin içinde yer almamış olanlar oluşturacaktı. Çünkü daha önce ülkemizde bu boyutta geniş ve sürekli buluşma yaşanmamıştı.

Bana bu gözlemini anlatan 50’li yaşlardaki dostumun altını çizdiği bir başka durum da şu oldu:
“Bugüne kadar katıldığım toplantılarda, mitinglerde çevremdeki insanların çoğu benden daha ileri yaşta olurdu. Yani ben en gençler arasında kalırdım. Gezi’de çevreme baktım, en yaşlı bendim. Hatta bana, bu amca da nereden çıktı türünden bakanlar da oldu...”

***

Gezi’nin büyüklüğü, ondan duyulan korkunun boyutundan da anlaşılıyor. Ancak, bu büyüklük şu gerçeği değiştirmiyor:
Hedefi olmayan toplumsal hareketler ne kadar büyük ve güçlü olursa olsun, bölünürler.
Gezi’nin hedefi neydi, sorusuna birinci yılında da hâlâ çok farklı yanıtlar veriliyor. Bu da doğal, çünkü Gezi’nin tek bir hedefi yoktu. Zaten tek bir kesime ya da tek bir şehre de dayanmıyordu.
Soruyu biraz daha daraltıp Gezi’nin temel hedefi neydi diye sorarsak, yanıtlardan biri şu olur:
İktidarın gidişine dur demekti!
Bu, çok güçlü ve önemli olmasına karşın, deyim yerindeyse bir adım sonrası net olmayan bir hedefti.
O yüzden de ister istemez kendi içinde geniş bir yelpaze oluştu.
İktidar, bu yelpazeyi Gezi’nin gücünü dağıtmak için önemli bir yol olarak kullandı. Güvenlik güçlerinin orantısız sözcüğünün çok orantısız kalacağı düzeyde tek taraflı bir güç kullanımına girmesi, Gezi’nin ruhundaki mizahı, dayanışmayı, ortak duyguları da erozyona uğrattı. Katılımcılar içindeki kimi kesimlerin toplumdan kopmasına neden oldu.
Ancak bütün bunlar, toplumun derinliklerinden ve tüm kesimlerinden yükselen, “böyle gitmez” haykırışını gölgelemeye yetmedi.

***

Gezi’nin Türkiye sınırları dışına taşan ruhunu yansıtan olaylar da az değildi.
Cumhurbaşkanı’na okyanus ötesinde yöneltilen sorular, son bir yıldır yaşananlar karşısında yetki sahibi insanların sadece yaptıklarından değil, yapmadıklarından da sorumlu olduklarını ortaya koyuyordu.
Bütün bunların ötesinde yukarıda vurguladığımız “böyle gitmez” haykırışının bir nefes sonrasında ne yapmak gerektiğine karar vermeliyiz.
Türkiye’de gelenektir; dağınıklığın giderilmesi için bir araya gelmek gerektiğine inanan insanlar buluşurlar ve bir araya gelmenin koşullarını farklı tarif edip yeni bir dağınıklık yaratırlar.
Bunca yaşananlardan sonra aklın yolu; tüm hedeflerin önüne bugünkü iktidardan kurtulmayı koymak, bunun için ille de birleşmek değil, ama ille de hedef ortaklığı yapmaktır.
Bu hedefi ikincilleştirecek hiçbir sapmaya izin vermemektir.
Gezi bu anlamda bir yıldönümü değildir, başlangıcın sorumluluğunu taşıma günüdür.  

Yazarın Son Yazıları

İmamoğlu, kazanacağı erken fark edilince tutuklandı!

İkti-dardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kurucularından, partide, Meclis’te, hükümette sorumluluklar almış Bülent Arınç’ın 13 Ocak’ta Sözcü TV’ye verdiği röportaj, 4-5 manşet barındıracak kadar doluydu.

Devamını Oku
17.01.2026
Yavaş’a saldırının suyu çıktı!

Şu üç sorun yerel-genel iktidar işbirliği yapmadan kalıcı çözüme kavuşturulamaz: Deprem, kuraklık, orman yangınları!

Devamını Oku
15.01.2026
ABD Trump’la aslına dönüyor!

Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz...

Devamını Oku
14.01.2026
İBB 2026’ya sıfır borçla giriyor!

7 Ocak Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ile Silivri’deki görüşmemizin ana konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 yılı bütçesiydi.

Devamını Oku
13.01.2026
Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025
Utanmazlar!

9 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “ayrıcalıklı” işe girenleri sıraladı.

Devamını Oku
20.12.2025
Taht oyunları!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, son günlerde bazen konuşmuyor!

Devamını Oku
18.12.2025
Gülşah Durbay’ın bıraktığı iz...

Ne zaman, zamansız bir ölüm haberi alsam aklıma ilk Yunus Emre’nin dörtlüğü gelir...

Devamını Oku
17.12.2025
Denetim elemanları...

Gündemde asgari ücret var.

Devamını Oku
16.12.2025
Bebeerkil toplum!

TÜİK deyince aklımıza ilk enflasyon rakamları geliyor ama kurumun Türkiye’nin her alandaki verilerini derleyip toparlamak, bunları “bilgi” haline getirmek gibi önemli bir işlevi var.

Devamını Oku
13.12.2025
Trumpizm: Önce Amerika!

ABD’nin yeni strateji belgesi yayımlandı.

Devamını Oku
11.12.2025
Denk bütçe!

2026 yılı bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlamasıyla ekonomi hak ettiği gündem önceliğini bir nebze kazandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Suriye’nin bir yılı!

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin üzerinden bir yıl geçti. 8 Aralık 2024’te Şara ve beraberindekiler Halep’ten çıktıkları engelsiz yolculukla Şam’a vardılar. Havaya sıktıkları zafer kurşunları Esad güçlerine sıktıklarından çok daha fazlaydı.

Devamını Oku
09.12.2025
Mr. Tom Barrack... Bu üslubu bırak!

Sayın Büyükelçi, göreve geldiğiniz günden beri Türkiye ve bölge üzerine tezler ortaya atıp geçmişten geleceğe aklınıza geleni söylüyorsunuz.

Devamını Oku
06.12.2025
İktidar, halkın İMF’si oldu!

Dün sabah saat 10.00’da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte art arda buna paralel haberler döküldü:

Devamını Oku
04.12.2025
Tarım ‘şap’a otururken!

Uzunca bir süredir tarımdan gelen olumsuz haberler zincirine sonunda iktidarın TÜİK’İ de katıldı.

Devamını Oku
03.12.2025
Papanın ziyareti!

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti sona erdi, tartışmaları devam ediyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Yeni siyasal yelpaze ve CHP!

CHP’nin 39. olağan kurultayı Ankara için sık kullandığımız şu tanımın gölgesinde başladı...

Devamını Oku
29.11.2025
İtirafname!

İBB iddianamesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Devamını Oku
27.11.2025
Parçalar birleşmiyor!

Uzun süre tartışıldıktan sonra ansızın gerçekleşen İmralı görüşmesinin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu dün vurgulamıştık.

Devamını Oku
26.11.2025
Süreç yeni başlıyor!

Kritik haftalardan bir hafta daha başladı.

Devamını Oku
25.11.2025
CHP milleti dinledi...

Son birkaç gündür uzun süredir konuşamadığımız, Anadolu’nun pek çok yerinden eski-meyen dostların sesini duyduk.

Devamını Oku
22.11.2025
İşi İmralı’ya sürdüler!

Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” diye bilinen komisyonun tam adı şöyle...

Devamını Oku
20.11.2025
Erdoğan’la Bahçeli’nin Öcalan sorunu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün partisinin grup toplantısındaki konuşması bir süredir kulislerde dalgalanan pek çok olasılığın doğruluk payını arttırdı.

Devamını Oku
19.11.2025
Akdeniz’de ABD kuşatması!

Güney yelpazemizde birbirinden farklıymış gibi seyreden gelişmeleri birleştirince ortaya Türkiye’nin etrafını saran bir yay çıkıyor.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianamenin satırları!

Satır sözcüğünün ikinci anlamı şu...

Devamını Oku
15.11.2025
AKP’nin bitmeyen Atatürk zikzakları!

Bir 10 Kasım’da daha Mustafa Kemal Atatürk’ün unutulmaz, unutturulamaz olduğunu yaşadık.

Devamını Oku
13.11.2025
Bana her şey Ergenekon’u hatırlatıyor!

Dün sabah iktidar medyasının haber vermesiyle gündeme düşen İmamoğlu iddianamesi saat 15.00 sıralarında kamuoyuna ulaştı.

Devamını Oku
12.11.2025
45. yıl…

7 Kasım 1980 Cuma günü. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde günün sonuna yaklaşıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025