Gecekondu rejimden kurtulmak
Necati Özkan
Son Köşe Yazıları

Gecekondu rejimden kurtulmak

02.05.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta bir hukuk trajedisinin sergilendiği Gezi davası kararlarıyla bir kez daha gördük ki, Türkiye’de muhalefet etmek cesaret istiyor. 2017’deki şaibeli referandumla yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sonrasında ülkede hukuk var gibi ama yok. Adalet var gibi ama yok. Eşitlik var gibi ama yok. Serbest seçimler var gibi ama yok. Demokrasi var gibi ama yok. Hatta devlet var gibi ama yok. Osman Kavala’nın ve yargılanan diğer sivil toplum liderlerinin mahkûm edildiği Gezi davası kararı tüm bu fotoğrafın sonucunda mümkün olabilmiştir. 

Bu tür rejimlerde hak değil, siyasi iktidarla yanaşmacı ilişkilere girmiş gruplar arası paylaşım esastır. Yasama, yargı ve idarenin kararları, o küçücük azınlığı mutlu etmek üzere kurulan “paylaşım sistemini” meşrulaştırır. Böylesi rejimlerde, ülke nüfusunun ezici çoğunluğu fakirleşirken, küçük azınlığın serveti roket gibi yükselir. 2002’de Türkiye’de 4 olan dolar milyarderi sayısının bugün 50’nin üstüne çıkmış olması bu yüzdendir.

Hiçbir denge ve denetleme mekanizması işlemiyor. Tek bir patronun iradesine bağlı olan ülkemizdeki sistem artık çalışmıyor. Bu koşullarda, asgari müştereklerde buluşan altılı masayla birlikte otoriter rejimden kurtulmak için ciddi alternatif doğmuş oldu.

MUHALEFETİN SORULARI

Bu potansiyelin gerçekleşmesi için şu dört soruya cevap bulunması gerekiyor:

1. Muhalefetin en geniş şekilde mutabık kalabileceği ve en geniş seçmen kitlesini harekete geçirecek olan “Büyük Fikir” ne olabilir?

2. Türkiye’nin daha da ağır ekonomi ve demokrasi krizlerine savrulmasını önleyip hızla yükselmesini nasıl bir kadro sağlayabilir?

3. Ne tür bir aday profili muhalif seçmenden fire verilmesini engelleyip iktidar partilerinden de oy alabilir?

4. Nasıl bir kampanya kararsız seçmenleri ve yeni seçmenleri ikna edebilir?

Muhalefet bileşenlerinin tamamı, bu rejim değişmeden yola devam edilemeyeceğinin farkında. O nedenle de parti davası değil, ülke davası güdülerek yukarıdaki dört soruya cevap aranmalıdır. Aksine her karar, mevcut rejimin daha kötüleşerek ve daha gaddarlaşarak yoluna devam etmesini garanti eder.

KAZANMANIN YOLU

Nisan sonu itibarıyla raporlanmış araştırmalardan, seçmenin yüzde 20 ila 25’inin kararsız olduğunu görüyoruz ki bu normaldir. Zaten bizde seçmenin yaklaşık yüzde 70’i seçim gününden altı ay önce karar vermiş olur. Ama araştırmalarda gördüğümüz veriler, iktidarın eskimesine ve ülkeyi yönetemiyor olmasına rağmen muhalefetin, seçmenleri ikna etmekte hâlâ zorlandığını gösteriyor. 

Bu yüzden muhalif partilerin bir araya gelmesi tek başına yetmez. Seçmen kararını şekillendiren temel faktörlere odaklanmak gerekir. Zira zamanın ruhuna bağlı olarak seçmen davranışını anlamadan seçim kazanmak imkânsızdır.

Ülkeden ülkeye ve seçimden seçime değişkenlikler gösterse de literatürde üç temel faktörün seçmen kararının oluşmasında belirleyici olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri “değerler”, “çözümler” ve “adaylar” diye özetleyebiliriz.

DEĞERLER, ÇÖZÜMLER, ADAYLAR

Türkiye’de seçmen kararını etkileyen faktörlerin ilki olan “değerler”, partinin siyasi pozisyonundan gelir ve partinin ideolojik değerleri ile hedef seçmen kümesinin etnisite, inanç ve hayat tarzından kaynaklanan değerlerinin toplamıdır. Çok sayıda araştırma ve akademik çalışmadan yüzde 28-30 oranındaki Türkiyeli seçmenin “değerler” seçmeni olduklarını biliyoruz.

Gündelik hayata ait sorunların “çözüm”ünü hedefleyen projelerden etkilenerek oy veren seçmenlerin oranı ise ülkemizde yüzde 32-34 seviyesindedir. Araştırmalar bize bu kümedeki seçmenlerin geleceği ve güvenliğini dikkate alan çözümleri esas aldıklarını gösteriyor. 

Sonuncu ve en büyük seçmen kümesi ise “aday” (lider) odaklı karar veren seçmenlerdir. Bu seçmen kümesi için adayın kimliği, kişiliği, hangi durumda ne dediği ve ne yaptığı her şeyden çok daha belirleyicidir. Türkiye’de lider/aday odaklı karar veren seçmenler yüzde 8-42 aralığındadır ve bu oran Batı demokrasilerine nazaran bir hayli yüksektir.

Bu nedenlerle muhalefetin yukarıdaki dört soruya doğru cevap araması hayatidir. Muhalefet bileşenlerinin bu uzun yolda seçmen kararını etkileyen faktörleri yeterince dikkate almadan karar vermeleri halinde Gezi davası Türkiye’nin kalıcı normali olur.

Yazarın Son Yazıları

Öfke ve değişim

Öfke ve değişim

Devamını Oku
12.06.2023
Nasıl oldu?

Nasıl oldu?

Devamını Oku
30.05.2023
Yakın elmalar

Yakın elmalar

Devamını Oku
22.05.2023
Barışçıl değişim

Barışçıl değişim

Devamını Oku
08.05.2023
Son adımlar

Son adımlar

Devamını Oku
01.05.2023
Türkiye Gönüllüleri

Türkiye Gönüllüleri

Devamını Oku
24.04.2023
Kampanyalar ve duygular

Kampanyalar A ve duygular

Devamını Oku
17.04.2023
Adaylara tavsiyeler

Adaylara tavsiyeler

Devamını Oku
10.04.2023
Seccade

Seccade

Devamını Oku
03.04.2023
Süper başkanlık

Süper başkanlık

Devamını Oku
27.03.2023
Dijital manipülasyon!

Dijital manipülasyon!

Devamını Oku
20.03.2023
Seçim güvenliği

Seçim güvenliği

Devamını Oku
13.03.2023
3 mart depremi

3 mart depremi

Devamını Oku
06.03.2023
Umut krizi

Umut krizi

Devamını Oku
27.02.2023
Buradan nasıl çıkabiliriz?

Buradan nasıl çıkabiliriz?

Devamını Oku
20.02.2023
Asrın beceriksizliği

Asrın beceriksizliği

Devamını Oku
13.02.2023
Artık yönetmiyorlar

Artık yönetmiyorlar

Devamını Oku
09.02.2023
Aday ve gönüllüler

Aday ve gönüllüler

Devamını Oku
06.02.2023
Yeni Balkan Paktı

Yeni Balkan Paktı

Devamını Oku
30.01.2023
En yakın tehlike

En yakın tehlike

Devamını Oku
23.01.2023
Belirsizlik iklimi

Belirsizlik iklimi

Devamını Oku
16.01.2023
An bu an

An bu an

Devamını Oku
09.01.2023
Ya devlet başa ya kuzgun leşe

Ya devlet başa ya kuzgun leşe

Devamını Oku
02.01.2023
Ne oluyor?

Ne oluyor?

Devamını Oku
26.12.2022
İmamoğlu’nun suçu

İmamoğlu’nun suçu

Devamını Oku
19.12.2022
İktidarı değil seçmeni dinlemek

İktidarı değil seçmeni dinlemek

Devamını Oku
12.12.2022
Bir dönem bitiyor

Bir dönem bitiyor

Devamını Oku
05.12.2022
Organize belirsizlik

Organize belirsizlik

Devamını Oku
28.11.2022
55. IAPC Konferansı

55. IAPC Konferansı

Devamını Oku
21.11.2022
İmamoğlu'na Ahmak Davası!

Zorbalık siyaseti

Devamını Oku
14.11.2022
Her seçim bir başlangıçtır

Her seçim bir başlangıçtır

Devamını Oku
07.11.2022
Türkiye yüzyılı mı?

Türkiye yüzyılı mı?

Devamını Oku
31.10.2022
Ahmak davası

Ahmak davası

Devamını Oku
24.10.2022
Nereden bakarsanız bakın...

Anayasaya karşı hile!

Devamını Oku
17.10.2022
Dört stratejik alanda mıntıka temizliği

Mıntıka temizliği

Devamını Oku
10.10.2022
2017 referandumuyla ilgili çarpıcı veri!

Atı alan...

Devamını Oku
03.10.2022
5.5 milyon yabancı

5.5 milyon yabancı

Devamını Oku
26.09.2022
Algı gerçekten önemlidir

Algı gerçekten önemlidir

Devamını Oku
19.09.2022
Kutuplaşma, çürüme ve riskler

Kutuplaşma, çürüme ve riskler

Devamını Oku
12.09.2022
Sahte güvenlik sorunu

Sahte güvenlik sorunu

Devamını Oku
05.09.2022