Gata böyle kalmamalı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Gata böyle kalmamalı

12.01.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Askeri hastaneleri ve askeri tıbbiyeyi kapatmak GATA ve diğer tüm askeri hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na bağlamak Türkiye Cumhuriyeti’nin ve TSK’nin askeri sağlık destek hizmetlerinin başıbozuk bırakılması teşebbüsünden başka bir anlama gelemez.

GATA ( Gülhane Askeri Tıp Akademisi) bilindiği gibi 2955 sayılı kanunla kurulmuş TSK’nin savaşta, barışta ve savaşa hazırlanmasında her türlü sağlık desteği ve sağlık eğitimi veren çok önemli ve temel bir kuruluştur. Oysa OHAL bahane edilerek çıkarılan 669 Sayılı KHK ile GATA ve diğer tüm kara, hava, deniz askeri hastaneleri Genelkurmay Başkanlığından alınarak Sağlık Bakanlığına bağlanmıştır. İşte bu işlem, anayasal ve yasal dayanaktan yoksun sakat bir işlemdir. Sözü edilen işlem 31 Temmuz 2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak tesis edilmiş olmasına karşın 3 yıla yakın uzun bir süreçte düzeltilmemiş olması da acı bir keyfiyettir.

GATA’nın önemi
2955 sayılı kanunda bu husus şöyle açıklanmaktadır. “Gülhane Askeri Tıp Akademisi: Genelkurmay Başkanlığı’nın kuruluşunda, bilimsel özerkliğe sahip, Atatürk ilkelerine bağlı, milli şuur ve disiplini görev bilen, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlık bilimleri alanında en yüksek danışma organı... ve bünyesindeki Askeri Tıp Fakültesi’ne enstitü, yüksek okul ve benzeri kuruluşlar, eğitim hastaneleri ile diğer eğitim ve öğretim kurumları bağlanabilen ve Genelkurmay Başkanlığının gerek ve ihtiyaç duyduğu sağlıkla ilgili eğitim ve öğretimi de yaptıran bir yüksek öğretim kurumudur.”
Görüldüğü gibi GATA’nın adı ve bağlı olduğu Genelkurmay başkanlığı makamı kanunla tayin edilmiştir. 669 sayılı KHK ile GATA’nın isminin değiştirilerek Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi yapılması ile özel bir askeri sağlık kurumu olan GATA’nın askerlikle ve askeri hizmetlerle ilgisi bulunmayan T.C Sağlık Bakanlığına bağlanması ağır bir hukuk ihlalidir. Anayasamızın 104. maddesi sarih ve acıktır. “Anayasamızda münhasıran kanunla düzenlenmesi ön görülen konularda KHK çıkarılamaz.” Ve ayrıca “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamaz”. Ve yine Anayasamızın 119. maddesinin f fıkrasında şu hüküm yer almaktadır. “olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda... Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri çıkarabilir. Hükümleri yer almaktadır. Anayasamızda açıkça yazılı olduğu gibi
Anayasamızın 104. maddesini f bendine göre kanunla düzenlenmesi yapılmış konularda KHK çıkarılamaz.
Olağanüstü halin gerekli kıldığı konular dışında Cumhurbaşkanlığı veya OHAL kararnameleri çıkarılamaz. Anayasamızın bu açık hükümleri karşısında; GATA’nın isminin değiştirilmesi ve GATA’nın Genelkurmay Başkanlığına bağlı iken Sağlık bakanlığına bağlanması işlemi 2955 sayılı GATA kanunu ile düzenlenmiş bir husus olduğundan anayasamızın izin verdiği KHK çıkarılması yetkilerine aykırılığı tartışmasızdır. Olağanüstü hallerde çıkarılacak KHK kararnameler Anayasamızın 119. maddesinde belirtildiği gibi ancak “Olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda” çıkarılabilir. Ve ayni gün TBMM’nin onayına sunulur. GATA’nın ismi ile görevleri ve bağlı olacağı makam 2955 sayılı kanunla düzenlendiğinden bu konuda ne normal KHK ve ne de olağanüstü hal KHK çıkarılamayacağı apaçıktır. Çünkü yasama yetkisi münhasıran TBMM’ye ait olup bu yetki hiçbir şekilde değiştirilemez ve devredilemez. Anayasa madde 7. Bu açıklamalarımız karşısında 669 sayılı KHK’nin anayasamızın KHK kararnamelerinin sınırlarını tayin eden yetkileri aştığı anayasa hükümlerine aykırılığı ve hatta anayasamızın ihlal edildiği dahi kuşkusuzdur.
GATA kanununa dönersek, kanuna göre; GATA Genelkurmay Başkanlığına bağlıdır. Bilimsel özerkliği vardır. Atatürk ilkelerine bağlıdır, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlık bilimleri alanında en yüksek danışma organıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerine muvazzaf askeri tabip ve gerektiğinde diğer sağlık bilimleri alanında askeri personel yetiştirir.
Genelkurmay Başkanlığının hizmet için ihtiyaç olarak gördüğü sağlıkla ilgili tüm eğitimleri yapan veya yaptıran bir askeri yükseköğretim kurumudur.”

Tartışma
Askeri hastaneleri ve askeri tıbbiyeyi kapatmak GATA ve diğer tüm askeri hastaneleri Sağlık Bakanlığına bağlamak Türkiye Cumhuriyetinin ve TSK’nin askeri sağlık destek hizmetlerinin başıbozuk bırakılması teşebbüsünden başka bir anlama gelemez. Çünkü Sağlık Bakanlığının askeri tababetten anlayan ve askeri tababet eğitimi almış bir uzmanı veya bir dairesi yoktur. Hizmetleri eğitilmemiş insanlar yürütemezler. Sözü edilen işlemin KHK ile yapılması yukarıda arz ve izah edildiği gibi anayasal sınırlar içinde bir işlem olarak değerlendirilemez. Çünkü Anayasamıza göre “ Olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda (Anayasa Madde 119)” KHK’na çıkarılabilir. GATA’mızın ve Askeri Hastanelerimizin OHAL ilanı ile uzaktan yakından bir ilgisi bulunamaz ve yoktur. Ayrıca Genelkurmay Başkanlığı hizmet için ihtiyaç olarak göreceği sağlık desteği ve hizmetleri ile ilgili tüm eğitim ve öğretim hizmetlerini, nerede ve kime yaptıracaktır.

Sonuç ve istem
Açıklanan durum nedeniyle 669 sayılı KHK ile;
GATA’nın isminin kaldırılarak Gülhane Eğitim Hastanesi olarak değiştirilmesi(Bu husus 669 sayılı KHK’de yer almamasına rağmen uygulamada GATA kaldırılarak ismi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değiştirilmiştir.)
GATA’nın Genelkurmay Başkanlığından alınarak Sağlık Bakanlığına bağlanması GATA’da görevli askeri tabiplere TSK leri kıyafet kanununda belirtilen üniformaların ve işaretlerinin kullandırılmaması Genelkurmay Başkanlığımızın Askeri hizmetlerin gerektirdiği eğitimlerden mahrum bırakılması vs. hizmetlerimiz 2955 sayılı kanunla düzenlenmiş bulunduğundan bu düzenlemelerin KHK ile yok edilmesine ve bu olumsuz sürecin devamına seyirci kalınamaz.
669 sayılı KHK’nin GATA ile ilgili olarak yapılan düzenlemelerin yeni bir KHK ile değiştirilerek eski haline getirilmesi yasal ve anayasal bir zorunluktur. TBMM nin. T.C. Hükumetinin ve Türk Yargı sisteminin bu olumsuz duruma seyirci kalması asla düşünülemez. Gereği ilgili makamlara tarih önünde arz olunur.  

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

Yazarın Son Yazıları

Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025