KUZEY KUTBU VE GRÖNLAND ADASI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

KUZEY KUTBU VE GRÖNLAND ADASI

28.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Barbaros BÜYÜKSAĞNAK   

Pîrî Reis Üniversitesi Öğretim Görevlisi


2019 Temmuz ayı içinde İş Bankası sponsorluğunda Kuzey Kutbu’na gerçekleştirmiş olduğumuz ilk Türk Arktik Bilimsel Seferi süresince Grönland Denizi ve Arktik Okyanusu’nda seyir yapmış ve birçok bilimsel çalışma gerçekleştirmiştik. Son olarak 7-22 Ocak 2020 tarihleri arasında UZMAR Tersanesi sponsorluğunda Ebru Caymaz ve Engin Hınçer’den oluşan ACT Ekibi, Grönland’a giderek “Harekete Geç Gezegenini Kurtar” sloganı ile kış mevsiminde kimsenin yapmaya cesaret edemediği buzul tırmanışı ve buzul dalışı yaptılar ve biz Türklerin de küresel iklim değişikliğine karşı farkındalık yaratmak için çabaladıklarını tüm dünyaya göstermiş oldular. Cesur ekibe yürekten tebrikler!

Son yıllarda adını çok andığımız Kuzey Kutup bölgesinde yer alan ve 2.1 milyon kilometrekare yüzölçümüne sahip Grönland Adası’nın 3 milyon yıl önce buzullarla kaplanarak beyaza büründüğü bilimsel araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılmış. Dünyanın en büyük adası olan Grönland’a bu ismi adayı MS. 986 yılında keşfeden Viking “Kızıl Erik” in verdiği tahmin ediliyor. Normalde sadece yaz aylarında güney kesimi yeşil olan adaya daha fazla kişi gelip yerleşsin ve oralarda yaşasın diye bu şekilde düşünmüş olabilir Kızıl Erik. Öte yandan, günümüzde sadece 57 bin kişinin koca adada yaşadığı düşünülürse Erik’in pek de başarılı olduğu söylenemez. İşin diğer bir ilginç yanı ise bölge ülkelerinden İzlanda’nın yemyeşilken İngilizce Iceland (Buzlar ülkesi) olarak, buzullarla kaplı Grönland’ın ise Greenland (Yeşil ülke) olarak adlandırılıyor olması. 1721 yılında Danimarka’nın kolonisi, 1953’te eyaleti olan Grönland 1979 yılında özerk bir yapıya sahip olmuş. 2009 yapılan referandumla ise Grönland Hükümetine kendi geleceğini belirleme ve halkına kendi kendini yönetme hakkı verilmiş.

Trump’tan ilginç teklif

Dünyanın kuzeyinde yer alan bu sessiz ada geçen yıl sonunda ilginç bir teklifle karşı karşıya kaldı. ABD Başkanı Donald Trump, Grönland Adası’nı satın alma olasılığıyla ilgilendiğini açıkladı. Trump yaptığı açıklamada, adanın halen Danimarka’ya ait ve Danimarka’nın bir NATO üyesi olarak ABD’nin iyi bir müttefiki olduğunu, öte yandan dünyanın birçok ülkesi gibi ABD’nin Danimarka’yı da koruduğunu ve yardım ettiğini ve korumaya devam edeceğini, fikrin kendisine sorulduğunda stratejik olarak ilginç bulduğunu, öte yandan adanın Danimarka’ya büyük bir mali yük getirdiğini ve yıllık 700 milyon dolarlık kaybı olduğunu, Kraliçe’nin daveti üzerine Danimarka’ya yapacağı ziyarette bu konunun bir numaralı gündem maddesi olmasa da konuşulabileceğini belirtti. 

Peki, durup dururken ve yüzde sekseni buzullarla kaplı bu büyük ada yönetenler tarafından satılığa bile çıkarılmamışken Trump bu konuyu niçin gündeme getirdi? Küresel ısınma nedeniyle son yıllarda önemi her geçen gün artan Arktik bölgede, ABD’nin daha fazla söz sahibi olmak istemesi doğal karşılanmalı elbette. 1867 yılında Alaska topraklarını 7.2 milyon dolara Rusya’dan satın alarak gerçekleştirdiği stratejik hamleden sonra ABD bir önemli hamle daha yapmanın peşinde anlaşılan. Danimarka tarihinin en genç ve kadın başbakanı Mette Frederiksen, bu öneriyi saçma olarak niteleyerek Grönland’ın satılık olmadığını ve adanın Danimarka’ya değil Grönland halkına ait olduğunu, önerinin ciddi olmadığını umduğunu belirtince Trump yapmayı planladığı ziyareti gerçekleştirmeyeceğini açıklamıştı.

İştah kabartan zenginlik

Demir cevheri, kurşun, bakır, çinko, elmas, altın, uranyum ve petrol gibi iştah kabartıcı doğal kaynaklarla zengin olduğu bilinen adada, bu madenlerin yeryüzüne çıkarılması için tüm Arktik bölge gibi buzulların erimesi bekleniyor maalesef. 2019 yılı yazında Grönland tarihindeki en büyük buzul parçalarının kopuşunun yaşandığını dikkate aldığımızda bu beklemenin fazla sürmeyeceğini söyleyebiliriz. Çok fazla miktarda ve tertemiz içme suyu ve buz, balık stokları ve diğer deniz ürünleri düşünüldüğünde ise iştahların daha da kabarması işten değil. Son yıllarda artan macera turizmi faaliyetleri de adanın diğer önemli bir kazanç kapısı. Trump’ın demecindeki “Danimarka’yı da koruyoruz” ifadesini altında adanın kuzeyindeki ABD Thule Hava Üssü’nün varlığının yattığını düşünebiliriz. Kuzey kutup noktasına sadece 1500 kilometre mesafede yer alan hava üssünde ABD Balistik Füze Erken Uyarı Sistemi’nin bir parçası olan radar istasyonu bulunduğu ve üssün ABD Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığı tarafından da kullanıldığı biliniyor.

Yükselen değer

Öyle veya böyle Trump’ın bu çıkışının altında ne yattığını anlamak için belki bir süre daha beklemek zorundayız. Bu çıkış tamamen bir spekülasyon için yapılmış olabilir veya ileride yapılacak bir hamlenin altyapısını oluşturabilir. Bununla birlikte bugün Danimarka’ya bağlı ancak kendi kaderlerini kendileri belirleme hakkına sahip Grönland halkı yarın tercihini ABD’den yana kullandığını açıklarsa kim ne diyebilir? Her ne kadar güvenlik ve dış politika konularında Danimarka hükümeti söz sahibi olsa da Grönland hükümeti büyük iş anlaşmalarını imzalama yetkisine sahip. Örneğin son dönemde Çin’le madencilik anlaşmaları imzaladıkları biliniyor. Trump planlı gezisini iptal etse de ABD’nin Grönland’a konsolosluk açmayı planladığını ve Danimarka İstihbarat Servisi’nin adayı 1 numaralı güvenlik riski olan yer olarak belirlediğini hatırlatalım.

Son günlerde Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarına ilişkin yaşadığımız gelişmeler ve Libya ile imzalanan anlaşma gündemdeki sıcaklığını koruyor. Dünyamızın yüzde 71’ini oluşturan okyanuslar ve denizler bir yandan dünyamızın en önemli dengeleyicisi konumunu korurken, öte yandan devletlere çeşitli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Kuzeyde de durum benzer. Grönland’a sahip olması halinde; küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda jeopolitik açıdan önemi giderek artmakta olan Arktik Okyanusu’na Alaska dışında farklı bir coğrafyadan da kıyıdaş devlet konumu kazanacak ABD’nin böylece bölgede Rusya’ya karşı dezavantajlı konumunu biraz olsun azaltacağı ve kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi deniz yetki alanlarını artırarak hem Rusya’ya, hem de İpek Yolu Projesi vasıtasıyla bölgeye ve Grönland’a olan ilgisini açıkça gösteren ve kendisini “Arktik’e Yakın Ülke” olarak tanımlayan Çin’e karşı hamle yaparak avantaj sağlamak isteyebileceği gerçeğini de gözlerden kaçırmamak gerekir. 

Yazarın Son Yazıları

Çürümeye alışmak - Mehmet Utku Şentürk

Şükrü Erbaş birkaç dizeyle bazen sayfalar dolusu sosyoloji metninin anlatamadığını anlatıyor.

Devamını Oku
09.10.2026
Nispi temsil ve geri çağırma hakkı - Yüksel Işık

İlk değildi Cemil Tugay, belki son da olmayacak.

Devamını Oku
09.10.2026
Türkiye, ABD ve ‘stratejik ortaklık’ - Doğu Silahçıoğlu

Türk-ABD ilişkilerinde politik altyapı oluşturmak ve kamuoyu desteği sağlamak amacıyla siyasi çevrelerce sıklıkla “stratejik ortak” tanımı kullanılmaktadır.

Devamını Oku
08.10.2026
Endüstriyel demokrasi - Engin Ünsal

Yurttaşların seçmen olarak ülkenin yönetimine katılmasına siyasal demokrasi, işçilerin sendikaları aracılığı ile işyerlerinde ve ülke çapında ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesine katılmalarına endüstriyel demokrasi diyoruz.

Devamını Oku
08.10.2026
Birlikte yaşamın hukukunu kurmak - Cem Alptekin

Toplumsal yaşamda düşünce, inanç ve dünya görüşü farklılıklarının bulunması yaşamın doğal bir sonucudur.

Devamını Oku
07.10.2026
Bir devrin inceliği: Göksel Arsoy - Aybars Kuday

Bazı sanatçılar, oynadıkları rollerin ötesinde bir dönemin belleğinde yer edinir.

Devamını Oku
07.10.2026
Türkiye’nin Ezopları - Ülkü Sarıtaş

“Türkiye’nin Ezopları”nın sonuncusu İoanna Kuçuradi’ydi.

Devamını Oku
07.10.2026
'İyi ana' İoanna Kuçuradi - Mucize Özünal

İoanna Kuçuradi’nin adını anarken insan olmanın onuru ve sorumluluğunun bilgisiyle insanı insan etmeye adanmış bir ömürden söz etmeliyiz.

Devamını Oku
06.10.2026
İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşu - Atilla Can Akarcalı

30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi sonrası yurdumuz işgal edilmiş, işgallere karşılık çok geçmeden bölgesel direniş örgütleri kurulmuştu.

Devamını Oku
06.10.2026
Planlı ekonomiden ‘nas ekonomisi’ne - Mehmet Tomanbay

Cumhuriyetle şekillenen ekonomi yönetimi anlayışı; bilimin ve aklın yol göstericiliğinde, kamunun rolünü ve planlamayı önemseyen, güçlü kurumlara ve hukuka dayanan, yaratılan refahın toplum kesimleri arasında adil paylaşılmasını amaçlayan kurumsal bir yapıya dayanıyordu

Devamını Oku
05.10.2026
Londra yeniden Avrupa’ya mı dönüyor? - Göktürk Tüysüzoğlu

İngiltere Başbakanı Andy Burnham geçen temmuz ayında Keir Starmer’ın yerine geçtiğinde Brexit tartışmasının yeniden alevleneceği öngörülebiliyordu.

Devamını Oku
05.10.2026
Kimi koruyor, kimi yok ediyoruz? - Gülay Ertürk

Yarın 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.

Devamını Oku
03.10.2026
Bir zihniyetin iflası - Ayşe Atalay

Günlerdir tüm Türkiye’yi derinden sarsan fon krizi aslında bir zihniyetin, bir dünya görüşünün iflasıdır.

Devamını Oku
02.10.2026
Mekke Anlaşması - Cihangir Dumanlı

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta Riyad’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması basında ve kamuoyunda gereken ilgiyi görmemiş, yeteri kadar tartışılmamıştır.

Devamını Oku
02.10.2026
Çocuklar iş cinayetlerinde neden ölüyor? - Özgür Hüseyin Akış

Aslında başlıktaki sorunun kendisi bile başlı başına bir toplumsal itirazdır.

Devamını Oku
02.10.2026
Çin’in silahı: Zaman - Nejat Eslen

Çin’in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir.

Devamını Oku
01.10.2026
İş kazasının görünmeyen ortakları - Mehmet Altınkaynak

Bir iş kazası olduğunda ilk yaptığımız şey genellikle bir neden aramak oluyor.

Devamını Oku
01.10.2026
Eriyen bütçenin faturası vatandaşa... - Mehmet Özdağ

Bütçe açığının asıl kaynağı halka verilen enerji desteği değil faiz ödemeleridir; çözüm faturaya yeni zam yapmakta değil, enerji verimliliğinde aranmalıdır.

Devamını Oku
30.09.2026
Siyasetin sonu mu? - Utku Yapıcı

Siyasetin sonunun geldiği iddiası, ilk duyduğunuzda kulağa gerçeklikle açıkça çelişen bir iddia olarak gelebilir.

Devamını Oku
30.09.2026
Bilgiyi koruyan kim? - Ömür Tanyel

2001’de ortaya çıkan Vikipedi’nin fikri cesurdu...

Devamını Oku
30.09.2026
Sosyal devlet olmayınca... - Şafak Yüca

Sabah 6’da çıkıyorlar yola.

Devamını Oku
29.09.2026
Dünya Kuduz Günü - Gülay Ertürk

Kuduzdan insan ölümü kader değildir.

Devamını Oku
28.09.2026
Kavganın da hukuku var - Abdullah Dörtlemez

İnsanların aynı şeyi düşünmesi, aynı şeyi istemesi, aynı yerden bakması beklenebilir mi?

Devamını Oku
28.09.2026
Yapay zekâ eylem planı ne söylüyor? - Tayfun İşbilen

18 Ağustos 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan bir genelgeyle Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026- 2030) yürürlüğe girdi

Devamını Oku
26.09.2026
Kapitalizmin sonsuz sonu- Kaan Eroğuz

İngiltere’de tarımsal üretim ilişkilerinin dönüşmesi ve kırsal alandaki nüfusun geçimini sağlamak için pazara bağımlı (market dependence) duruma gelmesiyle ortaya çıkan kapitalizm, genel itibarıyla 16. yüzyıldan bu yana ekonomik, siyasal ve sosyal yaşantımızı şekillendirmektedir.

Devamını Oku
25.09.2026
Siyaset sahnesi ve Özgür Özel - Gani Aşık

Özgür Özel’in parti genel başkanı olarak siyaset sahnesine çıktığı dönem, siyasal İslamcı iktidarın 24 yıldan bu yana Atatürk Cumhuriyeti’nin burçlarına ortaçağ topları ile saldırdığı, temellerini Vahdettin salvoları ile sarstığı bir devreye denk geldi.

Devamını Oku
25.09.2026
Okulda şiddet tırmanıyor - İsmail Doğan

Son yıllarda toplum olarak içimizi yakan olaylara tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
24.09.2026
Sanatın metalaşması - Hüseyin Yıldırım

İş dünyası veya yerel yönetimlerin “konaklama ve ağırlama” karşılığında eser toplama modeli giderek yaygınlaşıyor.

Devamını Oku
24.09.2026
Dil, tarih, eğitim ve ‘Kürtçe’ - Ahmet Küçükşahin

Kürtlerin dili “Kürtçe” midir?

Devamını Oku
23.09.2026
Türkiye’de sosyal politikaların aşınması - Halit Payza

Sosyal devlet kavramı, yurttaşlarına asgari bir yaşam standardı sağlamayı, gelir eşitsizliklerini azaltmayı ve eğitim, sağlık gibi temel hizmetlere herkesin ulaşabilmesini amaçlayan bir anlayışı ifade eder.

Devamını Oku
23.09.2026
Siyasal projeler ve Aleviler - Mahmut Aslan

Türkiye, 40 yıla yayılan Kürt meselesini çözme olanağını arıyor.

Devamını Oku
22.09.2026
İmamoğlu’na hapis ve siyasi yasak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 19 Mart 2025’ten bu yana kanıtlanmamış birtakım suçlamalarla tutuklu olan, o nedenle İçişleri Bakanlığı’nca anayasanın 127., Belediye Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca “geçici bir tedbir olarak” görevinden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu, 25 Ekim 2022 günü Tuzla İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi 3. Kademesi’nin açılışında Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın yaptığı konuşma üzerine kendi konuşmasında “kamu görevlisine hakaret” ettiği iddiasıyla yargılandığı İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde iki kez beraat ettikten sonra istinaf yoluyla başvurulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, bozma kararıyla dosyayı yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderdi.

Devamını Oku
21.09.2026
‘Sanayinin musikisi’ susarken... - İbrahim Berksoy

Cumhuriyetin iktisadi kalkınmaya dayalı “atılım dönemi”nin ilk yıllarından beri ülkemizde dokuma sanayisi öncelikli sektörlerin başında gelmiştir.

Devamını Oku
19.09.2026
Birleşik Krallık’ta ayrılık sınavı - Göktürk Tüysüzoğlu

İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki bağımsızlık yanlısı siyasi liderlerin Cardiff’te imzaladığı mutabakat zaptı, Birleşik Krallık’ın anayasal mimarisini yeniden tartışmaya açtı.

Devamını Oku
19.09.2026
Kıbrıs’ta değişmeyen denklem - Ahmet Göksan

Kıbrıs adasının uluslararası gündemden hiç düşmemesinin temelinde, adanın iki halkı arasındaki siyasi anlaşmazlığın yanı sıra, 1960’ta kurulan ortaklık düzeninin kısa sürede bozulması ve bugün de devam eden statü tartışması bulunuyor.

Devamını Oku
18.09.2026
Emeklinin örgütlenme hakkı ve sendika - Musa Kocaman

Emekli olmak, toplumdan emekli olmak değildir.

Devamını Oku
18.09.2026
Yargı kurumlarının anayasayı ihlali - Doğan Soyaslan

Anayasaların temel amaçlarından bir kişinin hak ve özgürlüklerini devlet iktidarı karşısında korumaktır.

Devamını Oku
17.09.2026
Cam tavanları kırmak - Suna Türkoğlu

A Milli Kadın Voleybol Takımı bir kez daha başardı ve 2023’ten sonra 6 Eylül’de tarihinde üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olarak hepimize çok büyük bir gurur ve mutluluk yaşattı.

Devamını Oku
17.09.2026
Halktan daha güçlü ne olabilir? - Halil Sarıgöz

Bazı tarihler yalnızca takvimde kalmaz, bir ülkenin belleğine kazınır.

Devamını Oku
16.09.2026
Siyasi Dava - Hukuki Dava - Ahmet Akgül

Butlan kararı ile CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu, “Ekrem İmamoğlu, siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir kişi değil, önseçimde kendisine oy verdim, YENI Parti’yle İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına adaylığı konusunda işbirliğine açık olduğunu, kişinin her kör kuruşun hesabını vermesi gerektiği” yönünde deyim yerindeyse “hem nalına hem mıhına” nitelikli bir demeç vermiş; bu konu, kamuoyunda tartışmalara neden olmuştur.

Devamını Oku
16.09.2026