Tekno-ekonomik Verimlilik Mantığı GDO’da Nasıl İşliyor? - Prof. Dr. Nilgün TUTAL / Kaan SOYUER
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Tekno-ekonomik Verimlilik Mantığı GDO’da Nasıl İşliyor? - Prof. Dr. Nilgün TUTAL / Kaan SOYUER

11.06.2020 14:47
Güncellenme:
Takip Et:

GDO’ya biraz yakından bakalım. Çünkü şu an ki salgınla mücadelede elimizdeki en etkin silah iyi beslenmek, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak. Genetik alanında ileri sürülen argümanlar, Edgar Morin’in pandeminin gerçek sebebi olarak parmakla gösterdiği tekno-ekonomik verimlilik yarışı mantığının içinden mi yoksa ona karşı mı yol alıyor bakalım…

ÖNCE TARİHSEL ARKA-PLAN…

İnsan ilk çağlardan bu yana kendisinin farkında olmayan bir genetikçi. Buzul çağının ardından tarımcılığa başlayan ve böylece göçebeliğe elveda diyen insan, tarımda “devrim” yapıyor önce. Devrimi tırnak içine aldık, çünkü yaptıkları sindirim sorunu yaratan ya da zehirleyen bitkileri  tespit ediyor ilkin. Hayvanları evcilleştirmeye başlıyor sonra. Bugün çaprazlama dediğimiz bir teknikle bitkileri yenilebilir kılıyor. İnsan böylece kendi tarım alanlarında yetiştirecekleri canlılara kendi ihtiyaçlarına göre karar veriyor.

Bu açıdan insanın geçtiği yolları, başına gelen serüvenleri öncelikle arkeolojik kazılardan öğreniyoruz. Bu kazılar, yabani türdeki hayvan ve bitki kalıntılarının yanı başında insanın o dönemlerde evcilleştirdiği hayvan ve bitki türlerine ait kalıntılarını da bizim için bu toplumları ve uygulamalarını tanımamız açısından  bilinir kılıyor (Diamond, 2018). Buraya kadar insanın yaşamak ve hayatta kalmak için yaptığı genetik müdahaleleri, merkantilist çıkardan habersiz, saf çıkar için yapılmış müdahalelerdir.

17. yüzyılın tanıdığı ve çağımıza armağan ettiği Barush Spinoza; insanı, varlığında sebat etmek isteyen, yani hayatını sürdürmeyi hedefleyen bir varlık olarak tanımlar. Tarım toplumu insanları ilk defa tarihte genetiği varlıklarında sebat edebilmek için kullanmıştır.

Ancak yukarıda bilim zehir de panzehir de olabiliyor demiştik.

Bu genetik müdahaleler ve bilimin ışığı bir şekilde doğanın dengesini bozacak, günümüzde yaşadığımız politik, ekonomik felaketlere sebep olacak, dünyanın ısınıp genleşmesine yol açacak ilk kelebek kanadının çırpmasına bağlı etkiler zincirini başlatıyor. Başka bir ifadeyle, yiyecek güvencesi insanın yeniden üremesine fazla katkıda bulunuyor. Dünyada nüfus fazlalığı, bu fazlalığa bağlı açlık, doğal kaynakların insan türünün idame ettirilmesinde yetersiz kalması vb. sorunlarla karşı karşıyayız şimdi.

İCAT ZORUNLULUĞU

Tarihsel süreci takibe devam edelim. Avcı-toplayıcı olmaktan çıkan insan, tarımcılığa geçişle, yeni politik topluluk biçimleri icat etmek durumunda kalıyor. Merkezi, hiyerarşik, üstten denetleyen bir politik örgütlenme ve depolama, biriktirme sistemi aynı anda tarım “devriminin” sonuçları olarak tarihte sahneye çıkıp, endam etmeye başladığındaysa sahneye aktör ve  bir kayıt teknolojisi olarak yazı dahil olur.

Hem yazı hem de merkezi politik sistemlerin, biriktirme rejimiyle alakası aşikardır. Öncelikle yazı bir hafıza kayıt tekniği olarak insanın bedeni, mekânı ve zamanı kavrayışını kökten dönüştürecek bir teknoloji olmasının yanı sıra, varlığıyla varlık kazanacak bilgi yoluyla denetim ve kontrolün de doğmasına ön ayak olacaktır. Yazı keşfedildiği ilk çağlardan itibaren askeri, politik ve ekonomik iktidarın kendi egemenliğini kırmasının en önemli aracı olmuştur.

Özellikle felsefede logos’un ön plana çıkması, diğer duyu biçimlerinin temelini oluşturduğu bilme biçimlerinin ya terk edilmesine ya ikincil görülmesine ya da logos’un (imgenin) diğer tüm bilme biçimleri karşısında yenik düşmesine yol açacaktır.

Bunu Fransız filozof Jacques Derrida da Gramatoloji kitabında felsefi/düşünsel serüveni boyunca ele alır; sesin, sözlü olanın yazıya, logosa ikincil kılınmasında yukarıda Edgar Morin’in dikkati çektiğini söylediğimiz hatalı düşünme tarzımızın gerisinde söz ile yazı arasındaki bu eşitsiz varlık mücadelesinin yattığını gösterir.

SÖZCÜKLER NESNELERİ VE CANLILARI TEMSİL EDERLER

Yazının da bir imge/imaj olduğu iddiası, Derrida’nın beslendiği felsefi geleneğe yabancı olanlara tuhaf ve anlaşılmaz gelebilir. Ancak şöyle düşünelim, sözcükler gerçek nesneleri ve canlıları temsil ederler; tıpkı bir fotoğrafın Çin’de yaşayan ve virüsün kaynağı olduğu ileri sürülen pangolini soyut olarak temsil etmesinde olduğu gibi.[1] Pangolin sözcüğü de bu hayvana keyfi [2]  bir biçimde verilen yazısal bir imgedir.

Ferdinand de Saussure Genel Dilbilim Dersleri’nde bir gerçek bir nesne olan masa ile masa sözcüğünün bu gerçek nesne masanın adı haline dönüşmesi arasındaki ilişkinin keyfi ve olumsal olduğunu yazmıştır. Sesler ne zaman hangi mantıkla nesnelere, canlılara, bitkilere, doğal ve gerçek varlıklara ad olmak üzere bir araya geldiler?

Bu nesneler bir iletişim aracı olarak genel dil sisteminin içinde harflere nasıl ardışık olarak yan yana dizilip,  sözcüklere (soyutturlar)  dönüştü de,  gerçek canlı ya da cansız varlıkları adlandır oldular, işte bunu gerçekten bilmiyoruz ve bilmeyeceğiz. Bilmediğimiz için de bir sözcük ile şey arasında var olan ilişkinin temsili olduğunu ve bu temsili ilişkisinin tarihsel süreçte olumsal ve keyfi bir şekilde oluştuğunu söyleyebiliyoruz. 

PROF. DR. NİLGÜN TUTAL
Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi 

KAAN SOYUER
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğrencisi

KAYNAKÇA:

De Saussure, Ferdinand. Genel Dilbilim Dersleri. Çev., Berke Vardar. İstanbul: Birey ve Toplum, 1985.

Derrida, Jacques. Gramatoloji. Çev., İsmet Birkan. Ankara: BilgeSu Yayıncılık, 2011.

Diamond, Jared. Tüfek, Mikrop ve Çelik İnsan Topluluklarının Yazgıları. Çev., Ülker İNCE. İstanbul: Pegasus Yayınları: 2018



[1] Pangolinin virüs kaynağı olabileceğini ileri süren bir makale için bkz., Probable Pangolin Origin of SARS-CoV-2 Associatedwith the COVID-19 Outbreak.

[2]  Etimolojik olarak anlamı ise şu: Malayca’da pengguling  peng= silindir / guling= yuvarlanmak sözcüklerinin birleşmesiyle türemiş bir sözcüktür.

Yazarın Son Yazıları

Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026