Olayların Ardındaki Gerçek

THY: Müdür Üretme Merkezi ve Nepotizm

22 Haziran 2020 Pazartesi

İYİ Parti’nin İstanbul yetkilileri, THY’de “kayırmacı” atamaların yapıldığını, THY’nin “müdür üretme merkezi haline geldiğini”, “bir uçağa iki müdür” düştüğünü ve THY’de 700 müdürün istihdam edildiğini belirtti.

THY yönetiminin bu durumu, birçok kez eleştirel basında yer almıştır. THY yönetimi gazete alımında da tam bir “partizanlık” örneği vermektedir. Eleştirel basın Cumhuriyet, Sözcü, Yeniçağ, BirGün, Evrensel gazeteleri THY’nin salonlarında yer almıyor. Onun yerine, tirajları düşük olsa da yandaş basına büyük olanaklar tanınmaktadır. Bu konuda Millet Meclisi’ne soru önergeleri hatta araştırma önergeleri verilmişti. Ancak THY yönetimi bu konudaki hukuksuz uygulamalarını sürdürmekte, duyarlılıklara önem vermemektedir.

THY’de nepotizm ve klientalizm

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı’nın, bu milli kurumu kendi çiftliğine dönüştürerek “nepotizm” ve “klientalizm” yarattığı artık kanıtlanmış bulunuyor.

Öncelikle bu iki kavramı ele aldım.

Nepotizm, eş dost, adam kayırmadır. Adil olmayan, liyakate ve yeteneğe dayanmadan yapılan tayinler ayrımcılıktır. Klientalizm ise kayırmacılık ve himayecilik, eş ve dosta olanak tanımak demektir.

Bunlar kamu yönetimi bilim dalında kullanılan kavramlardır.

Çağımızda, sosyal ve siyasal bilimlerde nepotizm, “ele geçirilen kamu makamının, ailesi, arkadaşları ve yandaşları yararına kullanılması” olarak tanımlanıyor.

Nepotizm, genellikle vahşi kapitalizmin egemen olduğu, kamu yönetiminde denetleme mekanizmalarının yerleşmediği gelişmekte olan ülkelerde görülür. Bu kavram, modern kamu yönetimi kuramında ise kamuya işe alma yönteminde adalet ve liyakat sisteminin terk edilerek, eşe dosta, akrabaya iş olanakları yaratma metodu olarak tanımlanmaktadır. Bilimsel anlamı, kamu kurumlarında arkadaş, akraba ve yandaşları kayırmaya dayalı yönetim sistemidir.

Modern kamu yönetiminin vazgeçilmez, en önemli ilkesi işe alımlarda “liyakat” yani “yetenek” sisteminin ödünsüz uygulanmasıdır. Bu kural bir kenara itilerek makamların yaygın olarak kişileştirilmesi, akraba, arkadaş ve yandaşlara peşkeş çekilmesi “nepotizmdir” ve bu kavram bütün kamu yönetimi kitaplarına girmiş bilimsel bir kavramdır.

Bu girişten sonra, İlker Aycı’nın yönetim kurulu başkanı olduğu THY’ye bakabiliriz. 1971 Beykoz doğumlu olan İlker Aycı, Kartal İmam Hatip Lisesi mezunudur.

Aycı, 2015 yılında THY’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi. Aynı zamanda İcra Komitesi Başkanlığı görevini de üstlenen Aycı, 5 yıl içinde Türk Hava Yolları’nı tek otorite olarak yönetiyor.

6 Kasım 2019 tarihli Sözcü gazetesinde de belirtildiği gibi, THY’nin üst düzey yönetimindeki 78 makamın hepsine Kartal İmam Hatip Lisesi mezunu olan Aycı’nın ahbap ve arkadaşları getirildi.

Birkaç örnek verelim (hepsi Kartal İmam Hatip mezunu) Arda Ermut ve Ogün Şanlıer, THY Yönetim Kurulu üyeleri, Abdülkerim Çay ve Ahmet Olmuştur THY genel müdür yardımcıları, Ebubekir Akgül İnsan Kaynakları Başkanı, Rafet Fatih Özgür Reklam Müdürü olarak görev yapıyor.

İş bununla da bitmiyor, Kalite Başkanı, Gelir Yönetimi Başkanı, Satıştan Sorumlu Başkan, Alım Müdürü, Yurtdışı Muhasebe Müdürü, Kurumsal Satış ve Pazarlama Müdürü, Kabin Müdürü, Avrupa Balkanlar Satış Başkanı, Kartal İmam Hatip Lisesi mezunları olarak yüksek maaşlarla bu makamları işgal ediyorlar.

THY’nin Avrupa ve ABD’deki önemli müdürlüklerini de Kartal İmam Hatip Lisesi mezunları almış bulunuyorlar. İşte örnekler: Frankfurt, Houston, Nurnberg, Polonya, Dubai, Madrid, Stuttgart, Salzburg, Boston, Viyana, New York müdürlükleri de Aycı’nın Kartal İmam Hatip Lisesi’nden arkadaşları… THY sermayesinin yüzde 49.12 hissesi Türkiye Varlık Fonu (A grubu hisse) ve yüzde 50.88 hissesi halka açık şirkettir.

THY halkın malıdır. Türk halkının verdiği vergilerle yaratılmıştır. THY Türk milletinin malıdır. THY’nin başındaki kişi de bunu bilmelidir. THY’nin 2019 yılını zararla kapattığı ifade ediliyor. Ayrıca, THY’nin hisselerinin son 1 yılda yüzde 22 oranında değer kaybetmiş bulunduğu belirtiliyor.

THY Genel Müdürü Aycı’nın 5 yıllık THY yönetimi, bir gün gelip kamu yönetimi ya da işletme fakültelerinde nepotizme örnek bir “model”, bir “case study” olarak ele alınacak, belki yüksek lisans tezi, belki doktora tezi olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluş yıllarında hukuka bağlı devlet düşüncesini ön planda tutuyordu. Denetleme mekanizmaları vardı. Sayıştay kamu yönetimini, onun işlemlerini halk adına, hukuk devleti adına denetliyorlardu. Son yıllarda özellikle Sayıştay’ın hukuksal gücü örselendi, etkisizleştirildi.

Son dönemde büyük atılımlar yaptığı bilinen milli kuruluş THY ise Yönetim Kurulu Başkanı Aycı’nın öncülüğünde giderek yandaşların alanı haline geldi.

Kuşkusuz bir gün, ünlü halk deyimi yerine gelecektir:

Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.


Yazarın Son Yazıları

Din ve Politika 27 Temmuz 2020
Ekonomide Önemli Noktalar 15 Haziran 2020
Bilinen Yöntemler 9 Haziran 2020
Parlamenter Sistem 4 Haziran 2020
Bu gazete susmaz 23 Mayıs 2020