CHP'deki kısır döngü
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

CHP'deki kısır döngü

01.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu, ana muhalefet ve birinci partisi olan CHP tarihinin en zor dönemlerinden birisini yaşıyor.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve CHP’li belediye başkanlarının kumpas “davalarıyla” tutuklanmaları; CHP’nin eski kurultayının ve kongresinin “dava” konusu haline gelmesi; CHP’de yeni kongre ve kurultay sürecinin başlaması, CHP’yi gündemin odak noktalarından birisi haline getirdi.

Bu süreçte eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da hâlâ tartışmaların içinde yer almaktadır.

Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olduğu 13 yıl boyunca, CHP, 5 milletvekilliği seçimini, 4 Cumhurbaşkanlığı seçimini, 2 belediye seçimini ve 2 referandumu kaybettiği halde, başka bir deyişle, ana muhalefet partisi olarak 13 yılda 13 seçim kaybederek bir dünya rekoru kırdığı halde, Kılıçdaroğlu’nun hâlâ CHP’nin gündeminde olması trajiktir.

Bu durumu normal bir paradigmayla açıklamak olanaksızdır. Bu olsa olsa emperyalizmin Türkiye’deki işbirlikçileri üzerinden dayattığı bir paradigma olabilir!

Emperyalizmin Türkiye’deki temel direği olan AKP iktidarına eleştirel yaklaştığını iddia eden medyanın, bu nedenle çok dikkatli olması gerekmektedir.

***

Bunun daha iyi anlaşılması için Kılıçdaroğlu’nun CHP’de nasıl genel başkan olduğu hatırlanmalıdır.

Kılıçdaroğlu’ndan önce CHP genel başkanı olan Deniz Baykal, Irak’ın işgal edilmesi amacıyla yaklaşık 60 bin ABD askerinin Türkiye’de konuşlanmasını öngören 1 Mart tezkeresinin TBMM’de reddedilmesinde öncü bir rol oynamıştı.

Baykal, ABD ve CIA destekli Fethullah Gülen çetesinin AKP iktidarıyla birlikte yürüttüğü “Ergenekon”, “Balyoz”, “Casusluk” ve “Oda TV” kumpas “davalarına” karşı da mücadele vermişti ve mağdurların avukatı olduğunu ilan etmişti.

Baykal daha sonra, devletin içine sızan çetelerin özel yaşamla ilgili bir kaset kumpasına maruz kalarak, CHP genel başkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı.

Bunun üzerine, milletvekili olan Kılıçdaroğlu, medyadaki tanınırlığı da dikkate alınarak, parti örgütünün de desteğiyle, kurultayda CHP genel başkanı seçilmişti.

Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Altan Öymen ve Deniz Baykal gibi CHP’nin daha önceki genel başkanlarının ideolojik ve siyasi donanımı dikkate alınacak olursa, Kılıçdaroğlu’nun bir genel başkanda olması gereken liyakat ölçütlerini karşılamadığı açıktı.

Kılıçdaroğlu kökten CHP’li birisi de değildi. İddialara göre, Baykal onun milletvekili olmasını istememişti, ancak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in araya girmesiyle listede yer bulup seçilmişti.

Ancak Baykal’ın da parti içi demokrasiyi sağlamaması ve girdiği tüm seçimleri kaybetmesi tabanda o kadar büyük tepkilere neden olmuştu ki, Kılıçdaroğlu bile bir umut haline dönüşmüştü.

Aslında partililerin yağmurdan kaçarken doluya tutulduklarına dair ilk kuşku, Kılıçdaroğlu’nun seçildikten bir gün sonra açıkladığı parti meclisi listesinde ortaya çıkmıştı.

Sonraki yıllarda yaşanan gelişmeler bu kuşkuları teyit etti. Kamuoyuna sızan “Wikileaks” belgelerinde, Baykal’a karşı kaset kumpası kurulmadan önce, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, Baykal’ın “defedilmesi” gerektiğine dair yazışmaları, aynı dönemdeki başka yazışmalarda, Kılıçdaroğlu’nun olası genel başkan olarak değerlendirildiği ortaya çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi her geçen yıl Atatürk’ten, altı oktan, laiklikten uzaklaştırması ve kadrolarını ona göre oluşturması da, “Wikileaks” belgeleriyle bağdaşmaktadır.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel birçok açıdan eleştirilebilse de, CHP’nin yeni kongre ve kurultay sürecinde, bu nedenlerle de Özel’in alternatifi Kılıçdaroğlu veya onun uzantıları olmamalıdır!

Zamanın, gizlenen gerçekleri ortaya çıkartmak gibi güzel bir özelliği vardır. Bundan ders alınmalı ve aynı hatalar tekrarlanmamalıdır.

İlgili Konular: #CHP #Özgür Özel

Yazarın Son Yazıları

Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Zafer günü

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor.

Devamını Oku
11.05.2026
Mutlak butlan!

Mutlak butlan kavramı, CHP’nin 38. olağan kurultayı ile ilgili “dava” nedeniyle kamuoyu gündemine girdi.

Devamını Oku
09.05.2026