Normalleşme
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Normalleşme

23.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyetin, başka bir deyişle, halkın egemenliğine dayanan bir yönetim biçiminin yıkılması ve onun yerine teokratik ve monarşik bir yapının kurulması, normal değil, anormal bir durumdur. Anormal örgütlenmelerle “normalleşmek”, anormal durumun normalleşmesine yol açar.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin 2024 belediye seçimlerini kazanmasından sonra, AKP iktidarıyla “normalleşme” sürecini başlattı ve bu çerçevede AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan ile birkaç defa görüştü.

Bu süreç CHP’nin seçmen tabanında tepkiyle karşılandı ve Özel “normalleşme” sözcüğünü söyleminden çıkarttı. Ancak Özel’in eylemlerine bakılırsa, “normalleşme” süreci hâlâ devam etmektedir.

AKP iktidarının geçtiğimiz yılın ekim ayında CHP’li belediye başkanlarına yönelik kumpas operasyonları başlatarak ve 18-19 Mart 2025’te CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na aynı kumpas operasyonunu uygulayarak, Türkiye’deki durumu daha da anormal bir hale getirmesi de, Özel’in eylemde “normalleşmesini” engellemedi.

CHP yönetiminin kumpas operasyonlarına karşı gerçekleştirdiği mitingler, çoğunluğun sanısının aksine, “normalleşme” paradigmasının bir parçasıdır. Çünkü bu mitingler, özgür ve serbest bir seçimin yapılacağını varsayan ve seçim mitingleri unsurları taşıyan rutin eylemlerdir.

Oysa Erdoğan, ölene kadar iktidarda kalmaya devam edeceğini, CHP’nin çıkartacağı tüm cumhurbaşkanı adaylarının da “telef edileceğini” açıklayarak, özgür ve serbest seçimlerin yapılmayacağını ilan etmişti!

***

18-19 Mart 2025 darbesinden sonraki ilk Saraçhane mitinginde gençler ve kitleler, anayasanın 34. maddesindeki haklarını kullanarak Taksim Meydanı’na yürümek istediler, ancak Özel “normalleşme” bağlamında mitingin Taksim’e taşınmasını engelledi.

Özel aylar sonra, CHP’li belediye başkanlarının, yöneticilerinin ve eski milletvekillerinin polislerin eşliğinde sıraya dizilmeleri görüntülerinin medyaya yansıtılması sonrasında, söylemini sertleştirerek, bunun bir daha tekrar etmesi durumunda, milyonlarca vatandaşı, bir daha dağılmamak üzere, sokaklara ve meydanlara dökeceğini açıkladı.

Oysa sorunun temeli, bu görüntülerin medyaya yansıtılması olmadığı gibi, sorunun temeli kumpas operasyonlarının kendisi olduğu gibi, Özel bu sözünde de durmadı; benzer görüntülerin medyaya tekrar yansıtılmasına rağmen, duyurduğu türden bir eylem gerçekleştirmedi.

Özel’in Mart ayından beri sürdürdüğü haftalık rutin mitingler de anormal duruma son vermedi! Kırk beşi aşkın mitinge rağmen İmamoğlu ve CHP’li belediye başkanları ve yöneticileri hâlâ tutuklu oldukları gibi, tutuklananlar listesine yenileri de eklenmektedir, belediyeler üzerindeki faşist uygulama çığ gibi büyümektedir!

Son olarak Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in ve birçok belediye yöneticisinin de tutuklanması bunun göstergelerinden birisidir.

CHP’nin TBMM’deki sözde “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” komisyonuna sunduğu yirmi dokuz maddelik demokratikleşme paketinin hiçbir maddesi uygulanmamaktadır, bu maddelerin uygulanacağına dair hiçbir gelişme yaşanmamaktadır.

***

Aynı yöntemle farklı sonuç alınamaz. Özel AKP faşizmine karşı mücadele yöntemini değiştirmek zorundadır.

CHP, yargı bağımsızlığı sağlanana kadar, anayasanın 34. maddesine dayanarak, Cumhurbaşkanlığı’nın önünde, Silivri Cezaevi’nin önünde, Taksim Meydanı’nda, milyonlarca vatandaşın katılacağı büyük mitingler düzenleyebilir.

CHP, boykot kampanyasını genişletebilir, ayrıca ülke çapında toplu ve genel grev çağrısı yapabilir ve örgütleyebilir.

CHP, anayasanın 6., 8.,11. maddelerine dayanarak, kamu kurumu çalışanlarına, anayasayı ihlal ederek meşruiyetini yitiren hükümete karşı, demokratik ve anayasal itaatsizlik eylemi çağrısı yapabilir, devletle milletin bütünleşmesi için bir örgütlenme gerçekleştirebilir.

CHP, muhalefetteki diğer siyasi partilerle ve sivil toplum örgütleriyle, bu konuların tamamında, ortak hareket edebilir, muhalefet cephesini, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkesi temelinde, örgütlü bir biçimde genişletebilir.

Özel bunları neden gerçekleştirmediğini halka açıklamak zorundadır!

Yazarın Son Yazıları

Tutsak kent

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.

Devamını Oku
06.07.2026
NATO’dan çıkış

1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı emperyalist amaçlarla kurulan NATO adlı askeri ittifak örgütü, SSCB ve NATO’ya karşı bir tepki olarak kurulan “Varşova Paktı” yıkıldıktan sonra da varlığını sürdürdü.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026