Gıdada melaminin adı bile ürkütücü!
Sadık Çelik
Son Köşe Yazıları

Gıdada melaminin adı bile ürkütücü!

19.11.2008 14:32
Güncellenme:
Takip Et:

Melamin sıklıkla beyaz kristal formda nitrojen içeriği zengin organik bir kimyasaldır. Melamin  hammaddesi plastik ürünlerde, yapıştırıcılarda , mobilya ve mutfak sanayinde ve diğer çeşitli alanlarda yaygın olarak kullanılıyor. Melamin, gıda sektöründe özellikle çiğ süte ve diğer gıdalarımıza haksız kazanç sağlamak için bol miktarda katılan suyun sulandırma etkisine bağlı olarak, sütün birim değerindeki protein miktarının yükseltilmesi için kullanılır. Bu sütü yoğurt, dondurma, kahve, çikolata, çocuk maması gibi ileri ürünler üretmek için kullanan üreticiler, sanayiler bu oluşumun protein içeriğini tespit etmek amacıyla nitrojen  miktarını ölçen testlere tabi tuturlar. Bunu bilen gıda teröristi diyebileceğimiz, insan hayatını hiçe sayan sözüm ona üreticiler aşırı su karıştırılmış süt ortamına melamin ekleyerek, sütün nitrojen miktarını artırarak, görünürde protein değerini de yükseltmiş olurlar.

Gıdalara melamin eklenmesi, hem Birleşmiş Milletler Gıda Ve Tarım Organizasyonu ( FAO ) , Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) tarafından hem de ulusal otoriteler tarafından yasaklanmıştır. Süte büyük oranlarda su karıştırılması ve bunun neticesinde ortaya çıkan protein azlığını ortadan kaldırmak için sentetik ve ölümcül melamin maddesini katmaları Çin’de son yılların en büyük skandalına sebep olmanın ötesinde infiale  neden olmuştur. Çin’de ayrıca yaygın olarak tarım ilacı yapımında kullanılan melamin hammaddesi , meyve , sebze ve hayvansal ürünler yoluyla tarladan çatala kadar ki süreçte , oradan da vücudumuza kadar yolculuk ediyorlar. Dolayısıyla bu kanserojen madde sadece süte doğrudan katılmasıyla süt ürünlerinde değil, gıda zincirindeki diğer ürünlerde de  bulunma riski taşıyor. Tabi bunun somut örnekleri de tespit edilmiş ; Hong Kong’da çilek aromalı keklerde,  yine 2007 yılında ABD’de kedi ve köpek mamalarının hazırlanmasında kullanılmak üzere Çin’den ithal edilen buğday ve pirinç protein konsantrelerinde melamin tespit edilmiş ve bunun sonucunda böbrek yetmezliğine bağlı çok sayıda kedi ve köpek ölümleri meydana gelmiştir. Bu olaylar sonrasında piyasada melamin ile doğrudan muamele edilmiş veya melaminli tarım ilaçları ve gübrelerinin kullanılması ile yetiştirilmiş tarım ürünleri kullanılarak ürünlerinden elde edilmiş bebek mamaları, yoğurtlar , çikolatalar, şekerler,  kekler, bisküviler, kahveler çeşitli gıda ürünlerinde de bulunmaktadır.

Melaminin insan sağlığı üzerindeki direk etkileri henüz tam bilinmese de hayvanların üzerinde ölümcül etkileri olduğu, böbrek yetmezliği ve böbrek taşına  neden olduğu, kanser yapıcı olduğu da tespit edilmiştir. Çocukların ise melamine toleransları yetişkinlere göre çok daha düşük olduğu için melamin hammaddesinin bebek mamalarında bulunması ölüm kadar ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Ayrıca konu dünya gündemine gireli daha çok yeni ( 2007 ) olunca bu konuda yapılan araştırmalar, karşılaşılan gıda kaynaklı ölümlerin ve kanser vakalarının sabıkalılarından biri de hiç kuşku duymuyorum ki bu melamin olmasın. Eski çağlarda simyacılar değersiz madenleri değerli kıymetli madenler haline dönüştürmeye çalışırlarmış. Örneğin, kurşunun altına dönüştürülmesi gibi. Bunu anlamak olanaklı belki de bunu yapanlar o gün kaçık ya da şarlatan olarak adlandırılan simyacılar o dönem yaşayan insanları kandırmış olabilirler fakat insan sağlığına zarar vermemişlerdir;  modern kimya ve metaluriji endüstrisinin temellerini de bunlar bilerek ya da bilmeyerek atmışlardır . Şimdiki su karıştırılmış sütü güya su karıştırılmamış süte çevirenler simyacılar gibi masum değiller, söz konusu olan canlı hayatı ve insan sağlığı olunca affedilemez oluyor.

Peki ne yapmalıyızın cevabı riskli olabilecek ürünlerde risk değerlendirmesinin ve melamin ölçümlerinin yapılmasıdır . Bu noktada sadece ithal ürünler üzerinde değil her türlü yurt içinde üretilmiş ürünler üzerinde de aynı kuşku taşınmalı ve  denetimler yapılmalıdır. Sonuçları da açık yüreklilikle politik yaklaşımlardan uzak olarak, kamuoyu ile paylaşılmalıdır. AB standartlarında risk değerlendirmesi esas alınmalı, buna göre hareket edilmelidir. Ancak asıl görünmeyen, rafa çıkmayan daha doğrusu ambalajlanmayan; yani Türkiye’deki gıda sektöründe% 60 , tarım sektöründe % 90 lara varan kayıtdışılık  yani gıda terörü yani ürünün  menşeinin bilinmemesi, ambalajsız olması ( üretim izinlerinin ve ambalajların üzerinde olması gereken etiket bilgilerinin yeterince aydınlatıcı içerikte, okunabilir olmaması ) , böyle olunca da siz AB standartlarında risk analizini ancak raflarda bulduğunuz ürünler üzerinde yapabilirsiniz çünkü buzdağının görünmeyen 3’te 2’lik bölümüne raflarda ulaşamazsanız, bu buzdağı hikayesidir.   Çözüm her alanda kayıt dışılığın bitirilmesidir. Satın alınan ürünlerin ambalajlı olmasına ( üretim izinleri ve ithal ürünse ithalat müsaadelerinin olup olmadığına )  özen gösterilmelidir. Ayrıca bu konuya ilişkin de çok acil biçimde melamin analizlerinin ve tetkiklerinin hemen yapılabilmesi için gerekli olan laboratuarlar ülkemizde  kurulmalıdır.  Bu tip gıda krizleri ve gıda terörünün önüne geçebilmek için izlenebilirlik ve kayıtlı üretimin yerleştirilmesi şarttır.

Son söz, köylüyü milletin efendisi yapmayı buyuran ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği köylünün modernleştirilmesi ve çiftçileştirilmesidir. Maalesef, köylümüz bırakın çiftçi olmayı köylülüğünü de yitirmiş ve  topraklarını  terk etmiştir. Bunun sonucunda tarımda kendi kendine yeten ülke olmaktan çıkılıp dışa bağımlı hale gelinmiştir. Vaziyet böyle olunca da dışarıdan  gelen tarım ve gıda ürünlerinin gümrüklerde kontrollerinin yeterince yapılabilmesi için gerekli altyapının ve uzmanların istihdam edilmesinin, dünyada yaşanan örnekler de göz önüne alınarak bizi ne kadar ilgilendirdiğini ve konunun ne kadar önemli olduğunu da düşünmeden edemiyoruz.


sadik.celik@keyveni.com 

Yazarın Son Yazıları

Neoliberal Masaldan Gücün Yasasına: Maduro’nun Derdest Edilmesinden Öğrendiklerimiz

Maduro…

Devamını Oku
08.01.2026
Takvim değişir, peki ya insan? 2026’nın bize gelişi

Takvim değişir, peki ya insan? 2026’nın bize gelişi

Devamını Oku
01.01.2026
Toplumsal duyarsızlığın maliyeti - İfşa çağında ünlülere uyuşturucu operasyonları

Kimsenin fark etmediği bir sessizlik dolaşıyor ortalıkta.

Devamını Oku
25.12.2025
Şaşırıyoruz… ve Şaşırmamaya Alışıyoruz

Her sabah yeni bir şaşkınlığın eşiğinde uyanıyoruz.

Devamını Oku
19.12.2025
Bu ülke gerçekten kimin?

Bu ülke, gerçekten hepimizin mi?

Devamını Oku
11.12.2025
Kötülüğün yeni yurdu

Psikoloji, hukuk, dinler ve gündelik ahlakın ortak ezberinde kötülük, bireyin içindeki karanlıkla açıklanır.

Devamını Oku
04.12.2025
Kasım Üzerine: Dökülmenin ve Hatırlamanın Zamanı

Kasım, takvimin yalnız ayı.

Devamını Oku
20.11.2025
Sadakat Çağında Muhalif Kalmak

Bir toplumun neye güven duyar? Akla mı, yoksa itaate mi?

Devamını Oku
13.11.2025
Bir Tapınağın Hikâyesi: Mekânlar Değişiyor, İnsan Hep Aynı Savaşın İçinde

Denizden 150 metre yukarıda, Akropolis’in kayalık tepesinde yükselen sütunlar…

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyetin aynasında bugün

Türkiye’de uzun zamandır yeni bir fikir doğmuyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Bir ahlak meselesi… Temiz eller, kirli zihinler

Ahlak; herkesin ağzında dolaşan fakat kimsenin pek de hayatına almadığı kelime.

Devamını Oku
24.10.2025
Bir Mahpusluk Halidir Bu Memleket

Bir ülkeyi anlamak için hapishanelerine, yani adaletin son durağına bakabilirsiniz.

Devamını Oku
16.10.2025
Öfkenin İkliminde Yaşamak: Adaletin Suskun, Zorbanın Gür Olduğu Bir Ülke

Toplum adeta bir gerilim teline dönmüş durumda; dokunan yanıyor, çekilen tınlıyor, kimse sesin kime ait olduğunu ayırt edemiyor.

Devamını Oku
10.10.2025
Gücün yakıcılığı, çekiciliği ve kontrol edilebilirliğinin önemi

Güç, insanlık tarihinin en eski büyüsüdür: Çekici olduğu kadar sınayıcıdır da insana kendini tanrı sanma yanılsaması verir...

Devamını Oku
02.10.2025
Kayıp Meslekler, Kırık Hayatlar

İnsan yalnızca yaşayan, tüketen bir beden değildir; aynı zamanda anlam üreten, topluma katkı sunan bir varlıktır.

Devamını Oku
25.09.2025
Manşetlerin Gölgesinde “Hayat”

Her gün televizyonda, gazetelerde, sosyal medyada büyük sözler, manşetler, olağanüstü gelişmeler, son dakika olaylar…

Devamını Oku
18.09.2025
Eylül Manzarası: Eşitsizlikten Umuda Eğitim

“Çok çalışırsan her şeyi başarırsın”.

Devamını Oku
04.09.2025
Tarım, Toplum ve Gelecek: Bir Yeniden Kuruluş Çağrısı

Tarım, Toplum ve Gelecek: Bir Yeniden Kuruluş Çağrısı

Devamını Oku
21.08.2025
Aşktan Öte Dertler…

İnsanoğlunun istila ettiği bu yeryüzü, artık sadece coğrafyaların değil, dertlerin de haritası.

Devamını Oku
14.08.2025
Kendine mahkum, aşka ve suça kör

Var olmak için nefes almak yetmez; insan bir yere ait hissetmek ister, bağ kurmak.

Devamını Oku
07.08.2025
Her yaz aynı alevlere uyanmak kader değil!

Dünyanın nefes almayı unuttuğu yıllar…

Devamını Oku
31.07.2025
LGS ve Eğitimin Hal-i Pürmelali, Siyasi Ahlakın Evrildiği Yer ve Bahçeli’nin Temsil Önerisinin Anlattıkları

Bu yıl LGS’de 500 tam puan alan 719 öğrenciyle rekor kırıldı. Geçtiğimiz yıl bu sayı 352’ydi. Sınav zor; ama başarı fazla…

Devamını Oku
24.07.2025
Speed ve Galata: Sistem Hatası Veriyor - Kulenin Tepesinden Bakınca Görünen; Liyakatsizlik

İstanbul’un siluetine yüzyıllardır tanıklık eden Galata Kulesi…

Devamını Oku
17.07.2025
Dev aynasındaki bireyler ve hakikatin yerine geçenler

Dev aynasındaki bireyler ve hakikatin yerine geçenler

Devamını Oku
10.07.2025
Ütopyanın Maskesi, Distopyanın Gölgesi

Bir hayal ve bir kâbus: Ütopya ve distopya. Genellikle “var olmayan dünyalar” diye tanımlanırlar.

Devamını Oku
03.07.2025
İsrail-İran Savaşı Ekseninde Çivisi Çıkan Dünya

İnsanlığın kolektif aklı çöküyor gibi uzunca bir zamandır...

Devamını Oku
19.06.2025
Görmenin ve anlamanın göreceli olduğu bir dünyada hakikati kim belirler?

Batı felsefesi binlerce yıldır görmeyi yüceltir. Duyular arasında en "akıllı", en "ruha yakın" olan hep görme sayılmıştır. Platon, Timaios’ta, “Görüşümüz gerçekten de bize en büyük yararı sağlamıştır,” der. Çünkü ona göre göz, zihnin kapısıdır; ruhun dışarıyı yokladığı bir uzantı.

Devamını Oku
12.06.2025
Kendi Celladına Aşık Olmak: Gücün Büyüsüne Kapılan Toplumlar

Toplumlar bazen göz göre göre karanlığa yürür. Hatta yürümekle kalmaz, o karanlığa âşık olurlar. Tıpkı bazı bireylerin kendine zarar veren ilişkilerde ısrarla kalması gibi.

Devamını Oku
29.05.2025
Dans Vebası: İnsanlığın Ayaklarıyla Çığlık Atışı

1518 yazı. Strasbourg’un taş sokaklarında bir kadın, Frau Troffea, kimseye aldırmadan dans etmeye başladı. Ne müzik vardı ne şenlik. Zaten yüzünde de neşeye dair tek bir iz yoktu.

Devamını Oku
22.05.2025
İstanbul’u imar adaleti kurtaracak (Değiştirilmesi Gereken Boğaziçi İmar Yasası ve Kentsel Dönüşüm)

İstanbul'u imar adaleti kurtacak (DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN BOĞAZİÇİ İMAR YASASI VE KENTSEL DÖNÜŞÜM)

Devamını Oku
01.05.2025
Ülkenin Gerçek Beka Sorunu: Umudu Tükenen Toplumlarda Nüfus Kaçınılmaz Olarak Yaşlanır

Ülkenin Gerçek Beka Sorunu: Umudu Tükenen Toplumlarda Nüfus Kaçınılmaz Olarak Yaşlanır

Devamını Oku
24.04.2025
Sadece Ahmet Değil: Bu Ülkede İyilik Konu Edildi, Kötülük Sıradanlaştı

Sadece Ahmet Değil: Bu Ülkede İyilik Konu Edildi, Kötülük Sıradanlaştı

Devamını Oku
17.04.2025
Beyin Göçü Savaşları veya Zekânın Büyük Kaçışı: Türkiye Neden Tutamıyor?

Beyin Göçü Savaşları veya Zekânın Büyük Kaçışı: Türkiye Neden Tutamıyor?

Devamını Oku
20.03.2025
Suriye'de Alevi katliamı; göz ardı edilen kan ve gözyaşı ve diğer yaşananlar

Suriye'de Alevi katliamı; göz ardı edilen kan ve gözyaşı ve diğer yaşananlar

Devamını Oku
13.03.2025
Kritik Trump-Zelenski Zirvesinin Perde Arkası: Güç Oyunları, Bir Kez Daha Kürt Açılımı ve Edip Akbayram’ın Ardından…

Kritik Trump-Zelenski Zirvesinin Perde Arkası: Güç Oyunları, Bir Kez Daha Kürt Açılımı ve Edip Akbayram’ın Ardından…

Devamını Oku
06.03.2025
Boşvermişlik Yangınları: Teğmenlerin İhracından Otel Trajedisine Bir Toplumsal Duyarsızlığın Anatomisi

Boşvermişlik Yangınları: Teğmenlerin İhracından Otel Trajedisine Bir Toplumsal Duyarsızlığın Anatomisi

Devamını Oku
06.02.2025
Toplumun Karanlık Kavşakları: Bir mimarın son durak hikâyesi, trafik çilesi ve asfalt üzerinde insanlık cinneti

Toplumun Karanlık Kavşakları: Bir mimarın son durak hikâyesi, trafik çilesi ve asfalt üzerinde insanlık cinneti

Devamını Oku
26.12.2024
Hakikat yorgunu bir toplum: Beyin çürümesi, haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler

Hakikat Yorgunu Bir Toplum: Beyin Çürümesi, Haksızlıklar, Hukuksuzluklar, Adaletsizlikler

Devamını Oku
18.12.2024
Suriye’nin Küllerinden Yükselen Kaos: İnsan Hakları Günü’nde Yeni Haritalar, Yeni Sınavlar

Suriye’nin Küllerinden Yükselen Kaos: İnsan Hakları Günü’nde Yeni Haritalar, Yeni Sınavlar

Devamını Oku
17.12.2024
Suriye’nin küllerinden yükselen kaos: İnsan Hakları Günü’nde yeni haritalar, yeni sınavlar

Suriye’nin küllerinden yükselen kaos: İnsan Hakları Günü’nde yeni haritalar, yeni sınavlar

Devamını Oku
10.12.2024