Bir Cumhuriyet projesi: Seyyar Terbiye (eğitim) Sergisi

Bir Cumhuriyet projesi: Seyyar Terbiye (eğitim) Sergisi

05.06.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1933’te, Cumhuriyet’in 10. yılında, hem genç Cumhuriyet’in on yıllık birikimini halka göstermek, hem de özellikle eğitim, sağlık konularında ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine ve halka yeni bilgiler vermek, yeni teknolojik araç ve gereçleri tanıtmak için bir trende Seyyar Terbiye Sergisi düzenlendi. Bu gezici sergi, 45 gün içinde 15 farklı şehirde 10.000’den fazla insanla buluştu.  

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti her şeyden önce bir aydınlanma, bir uygarlaşma projesidir. Mustafa Kemal Atatürk, her türlü uygar yaşam olanaklarından yoksun bırakılmış, aydınlanmamış ve sanayileşmemiş bir din-tarım toplumunu aydınlatmak ve çağdaşlaştırmak istemiştir. Bunun için her şeyden önce 7’den 70’e tüm toplumu bilgilendirmeyi, bilinçlendirmeyi amaçlayan bir eğitim seferberliği başlatmıştır. Bu kapsamda ilginç ve özgün projeler de geliştirilmiştir. İşte o projelerden biri de 1933 yılında bir trende düzenlenen Seyyar Terbiye (Eğitim) Sergisi’dir.

TRENDE GEZİCİ SERGİ DÜŞÜNCESİ 

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. yılına büyük önem veriyordu. Bu nedenle hükümet, çok kapsamlı bir 10. yıl kutlama programı yapmıştı. Kutlama hazırlıklarına aylar öncesinden başlanmış, Cumhuriyet’in on yılda yaptığı ekonomik yatırımları, kültürel atılımları ve toplumsal yenilikleri en etkili biçimde anlatabilmek için çeşitli projeler hazırlanmıştı. Bu kapsamda özellikle sergilerden ve sinemanın gücünden yararlanılmak istenmişti. Ayrıca Cumhuriyet’in on yılda yaptıklarını sadece Ankara, İstanbul ve İzmir gibi birkaç büyük kentte sergilemek yetmezdi, her kentte ayrı ayrı sergi açmak da dönemin koşullarında pek olanaklı değildi. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere Cumhuriyet’in on yıllık aydınlanmasını Anadolu’nun çeşitli kentlerine, köylerine ulaştıracak başka bir şey düşünülmeliydi. 

Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı), Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamaları kapsamında, şehir şehir dolaşacak bir trende gezici bir sergi açmaya karar verdi. Aslında bu özellikle ilkokul öğretmenlerini yeni eğitim teknikleri konusunda bilgilendirecek bir eğitim sergisi olacaktı. 29 Mart 1933 tarihli Cumhuriyet gazetesinde serginin amacı şöyle açıklanıyordu: “Bu sergi ile güdülen amaç muallimleri, bilhassa ilk mektep muallimlerini muhtelif okutma ve yetiştirme mevzuları ve yeni terbiye hareketleri hakkında aydınlatmak ve halk terbiyesine faydalı olmaktır.”

Sergide Cumhuriyet’in on yıllık kısa zamanda, özellikle eğitim ve sağlık alanında yaptığı ve yapmayı düşündüğü yenilikler görsellerle, afişlerle, özel tasarımlarla, çeşitli konferanslarla ve sinemayla halka anlatılacaktı. Sergide, Cumhuriyet’in on yıllık birikimi, eğitim, sağlık konusundaki yeni bilgiler, bilimsel ve teknolojik gelişmeler ve çeşitli kitaplar sergilenecekti. 

SEYYAR TERBİYE TRENİ

O yıllarda bilimsel, eğitici, öğretici etkinlikler “terbiye” olarak adlandırılırdı. Örneğin 1920’li-1930’lu yıllarda bilimsel, eğitici ve öğretici filmlerin tümüne “Terbiyevi Filmler” denilmekteydi. Bu nedenle trendeki bu gezici sergiye “Seyyar Terbiye Sergisi”, serginin düzenlendiği trene de “Seyyar Terbiye Treni” adı verilecekti. Cumhuriyet gazetesindeki bir haberde sergiden “Seyyar Pedagoji Sergisi” diye de söz edilmişti. (Cumhuriyet, 23 Nisan 1933, s. 2)

Cumhuriyet, 23 Nisan 1933

Sergi, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine uygun olarak eğitim ve sağlık konusundaki yenilikleri, müzeyi, sinemayı, kütüphaneyi, çağdaş bilgileri, merkezden uzaktaki kentlerde, kasabalarda ve köylerde yaşayan halkın ayağına götürecek ve Cumhuriyet’in on yılda yarattığı çağdaş dönüşümü halka gösterecekti. Böylece hem öğretmenlerin yeni eğitim teknikleriyle tanışması, hem halkın bilgilendirilip bilinçlendirilmesi hem de genç Cumhuriyet’in tanıtılıp sevdirilmesi amaçlanıyordu.

Trendeki gezici sergi ekibi Eğitim Bakanlığı Okul Müzesi Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, Bakanlık Müfettişi Reşat Şemsettin Sirer, Bakanlık Sağlık Müfettişi Doktor Celal Otman, Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Öğretmeni Hayrullah Örs, İzmir İlköğretim Müfettişi Ferit Oğuz Bayır, gazeteci Sadri Ertem’den oluşuyordu.

Vakit, 2 Haziran 1933

AYDINLANMA VAGONLARI

Seyyar Terbiye Sergisi’nin düzenlendiği Seyyar Terbiye Treni, TCDD’nin 1927 yılında Avrupa’da özel olarak yaptırdığı üç vagondan oluşuyordu. Gezici sergi, konferansların verildiği bir "mektep" vagonu ile görsel-eğitsel malzemelerin sergilendiği iki vagonda düzenlenmişti.

Vagonlar, çocuk sağlığı panoları, okul öncesi ve ilköğretim dönemi eğitim araçları, resimler, grafikler, çocuk yayınları, ilk ve orta okul meslek öğretiminde öğretmen yetiştirme konusunda ve öğretmenin kendini yetiştirmesinde kullanılacak yardımcı araçlarla, beden, sağlık bilgisi konusunda filmler, afişler ve kitaplarla doluydu. Özenle hazırlanan gezici sergi, Gazi Eğitim Fakültesi işliklerinde üretilmiş malzemelerle donatılmıştı. 

Sergiyi gezenler, daha sonra derslik vagonundaki konferanslara katılabilecekti. Bu konferanslarda olabildiğince görsel ve işitsel öğretim araçları (projeksiyon, film, resim, mikroskop, gramafon) kullanılacaktı. Lise olan yerlerde ayrıca özel konuşmalar ve laboratuvar uygulamaları yapılacaktı.

BİRİNCİ VAGON: MÜHİM VE MÜSPET İŞLER

Gezici sergisinin birinci vagonunda Cumhuriyet’in ilk on yılındaki “mühim ve müspet işler” sergileniyordu. Bu vagon, “Cumhuriyet idealini” anlatmayı, bu idealin nasıl hayata geçirilebileceğini öğretmeyi amaçlıyordu. Bu bölümde Cumhuriyet döneminde çeşitli alanlardaki gelişmeyi gösteren grafikler, Milli Mücadele sırasında ülkenin siyasi durumunu gösteren tablolar, ziraat ve sanayiye ait grafikler vardı.

Bu bölümde ayrıca Cumhuriyet öncesi eski okul binalarıyla yeni binaları karşılaştıran fotoğraflara, Ankara, İstanbul ve İzmir’deki okulları gösteren resimlere, yeni sınıfların ve pedagojik uygulamaların anlatıldığı bilgilendirme afişlerine, küçük çocukların bakımı ve eğitimine yönelik yeni yaklaşımların aktarıldığı yeni kitaplara yer verilmişti. Bu bölümde çeşitli okullardaki kütüphanelerin, temsil, bahçe, oyun ve derslerin, modern okul malzemelerinin fotoğrafları vardı. Bu bölümde ziyaretçilere kısa sunumlar da yapılıyordu.

İKİNCİ VAGON: SAĞLIK BİLGİLERİ

Gezici serginin ikinci vagonunu orta öğretime ve sağlık bilgilerine ayrılmıştı. Bu vagonda gençleri ve halkı ilgilendiren sağlık koruma levhalarına, afişlere ve kitaplara yer verilmişti. Bu vagonda, yeni okullarda öğrenci faaliyetlerine ve Gazi Muallim Mektebi öğrenci işlerine ait fotoğraflar da sergilenmişti.

MEKTEP VAGONU: SİNEMALI, GRAMAFONLU VE RADYOLU EĞİTİM

Gezici serginin mektep vagonunda ise seyyar muallim kütüphanesine ve konferans salonuna yer verilmişti. Bu vagonda Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın, Kızılay’ın, Çocuk Esirgeme Kurumu’nun, Maarif Cemiyeti ile çeşitli milli kütüphanelerin yayınları sergilenmişti. Buradaki salonda, eski ve yeni eğitim yaklaşımlarının, Millet Mekteplerinde gerçekleştirilen çalışmaların, Halkevlerinde ve köy odalarındaki eğitim faaliyetlerinin anlatıldığı konferanslar düzenlenecekti. Bu vagonda, gramofon ve radyo yardımıyla uygulanacak bir yetişkin yaygın eğitimine de yer verilmişti. Sergi boyunca Tonguç ve Örs iş eğitimi ve uygulamaları; Sirer, eğitim ve öğretim akımları; Otman, okul sağlığı; Bayır ise İzmir ilkokullarındaki yeni uygulamalar konusunda konferanslar vermişti. Bu vagonun dershane bölümünde bir de Gazi Mustafa Kemal Atatürk köşesi hazırlanmıştı. Bu köşede Atatürk’ün hayatının çeşitli dönemleri gösteren fotoğraflar, nutuklarından alınmış parçalar ve Atatürk heykeli vardı. 

GEZİCİ SERGİNİN YARATTIĞI ETKİ 

İçinde Seyyar Terbiye Sergisi’ni taşıyan Seyyar Terbiye Treni, 21 Nisan 1933 tarihinde Ankara’dan Samsun’a doğru hareket etti. Gezici sergiyi taşıyan tren Kırıkkale, Yerköy, Fakılı, Kayseri, Sarıoğlan, Şarkışla, Sivas, Yıldızeli, Zile, Turhal, Amasya, Havza, Ladik, Kavak ve Samsun’da 15 istasyonda durdu. Serginin ara istasyonlarda bir iki gün, büyük istasyonlarda bir hafta kalması planlanmıştı. Halk büyük bir ilgiyle sergiyi gezdi. Halka çeşitli konferanslar verildi, sergiler düzenlendi, filmler gösterildi. Tam 1002 km yol yapan Seyyar Terbiye Treni, 4 Haziran 1933 tarihinde görevini tamamlayarak Ankara’ya döndü. Eğitim Bakanlığı’nın bastırdığı “Seyyar Terbiye Sergisi Kılavuzu” adlı broşürde sergi vagonlarındaki konular ve mektep vagonundaki konferanslar üzerine açıklayıcı bilgiler yer alır. Trende, konferans verenler arasında, daha sonra Köy Enstitüleri projesini hayata geçirecek olan İsmail Hakkı Tonguç da vardı.

Cumhuriyet, 5 Haziran 1933

Türkiye’deki en özgün ve en ilginç halk eğitim uygulaması olan Seyyar Terbiye Sergisi’nden ve sergi kapsamındaki etkinliklerden yaklaşık 10.000’den fazla kişi yararlandı. Yolculuk boyunca 1300 öğretmenle karşılaşılıp görüşüldü. Sergi boyunca 947 ilkokul öğretmenine, 300 orta-lise öğretmenine mesleki konularda seminer verildi. Öğretmenler özellikle Halkevleri ve köy odalarında 92 konferans verdiler. Büyük şehirlerde halka ve aydınlara da toplumsal, bilimsel ve sağlık konularında konferanslar verildi. Trende 44 gün boyunca projeksiyon makinesiyle çeşitli konularda filmler gösterildi. Halka 10.000’den fazla ücretsiz kitap dağıtıldı. Uğranılan ve kalınan yerlerde halkla konuşuldu, halkın istediği konularda da halka bilgi verildi. Halka, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri anlatıldı. 

10 yaşındaki genç Cumhuriyet, kuldan birey haline getirmeye çalıştığı yurttaşlarına, yaklaşık 1.5 ay devam eden bu gezici sergiyle yeni eğitim tekniklerini ve araçlarını, çocuk bakımını ve çocuk yetiştirmeyi, salgın hastalıklardan korunmayı, modern tarım ve üretim yöntemlerini öğretti, kütüphaneyi, kitabı ve sinemayı tanıttı. Cumhuriyet’in kısa sürede yarattığı birikimi gösterdi, Cumhuriyet ideallerini anlattı, Cumhuriyet’in kurucu önderi Atatürk’ü tanıttı. Bu sergi, Anadolu’da görev yapan 1300 civarında öğretmenin bilgi ve görgüsünü artırarak onlara yeni ufuklar açtı. 

1933’te, Cumhuriyet’in 10. yılında, Eğitim Bakanlığı’nın bir trende düzenlediği ve 15 kasaba ve kenti ziyaret eden Seyyar Terbiye (Eğitim) Sergisi, Cumhuriyet’in bir aydınlanma, bir uygarlık projesi olduğunun en açık kanıtlarından biridir. Cumhuriyeti kuranlar, Cumhuriyet’in 10. yılında Anadolu’da görev yapan öğretmenlerini, öğrencilerini ve halkı en yeni bilimsel bilgilerle tanıştırmak istemiştir. Öte yandan gezici serginin düzenlediği yer (tren), serginin biçimi, içeriği, kapsamı, (gezici olması, bilimsel bilgileri, çağdaş teknolojileri içermesi) serginin hedeflediği kitleler, (öğretmenler, öğrenciler ve halk) Cumhuriyet’in akla ve bilime dayılı çağdaş eğitim anlayışının ve halkçı aydınlanma modelinin en özgün uygulamalarından biri olarak tarihteki yerini almıştır. 

5 Haziran 1933’te gazeteler Eğitim Bakanlığı’nın seyyar sergisinin Ankara’ya döndüğünü yazıyordu. Serginin akılcı ve bilimsel niteliği dikkat çekiyordu. Tam 91 yıl sonra 5 Haziran 2024’te bugün ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın Maarif modelinin akılcı ve bilimsel eğitimi nasıl yok edeceğini konuşuyoruz. 

KAYNAKLAR

“Seyyar Terbiye Sergisi Ankara’ya Dönüyor”, Cumhuriyet, 5 Haziran 1933, s. 6

“Seyyar Terbiye Sergisi”, Cumhuriyet, 29 Mart 1933, s.3. 

“Seyyar Pedagoji Sergisi Kırıkkale’de”, Cumhuriyet, 23 Nisan 1933, s. 2.

“Seyyar Terbiye Sergisi”, Vakit, 2 Haziran 1933, s.1,9; 

“Seyyar Terbiye Sergisinde-8”, Vakit, 9 Mayıs 1933, s. 6.

“Seyyar Terbiye Sergisi”, Vakit, 14 Mayıs 1933, s.1.

“Seyyar Terbiye Sergisi”, Hâkimiyeti Milliye, 21 Nisan 1933, s.1.

İsmet Arasan, “Terbiye Treni (Seyyar Terbiye Sergisi)”, Atatürk Ansiklopedisi, pdf.

Engin Tonguç, Bir Eğitim Devrimcisi: İsmail Hakkı Tonguç (Birinci Kitap), Ankara, 1997.

Alev Gözcü, “İsmail Hakkı Tonguç ve Seyyar Terbiye Gezisi”, Aramızdan Ayrılışının 50. Yılında İsmail Hakkı Tonguç ve Okulöncesinden Yükseköğretime Eğitim Sorunları, Çözüm Önerileri Sempozyum Bildirileri, İzmir, 2010, s. 368-376. 

“Eğitim Tarihimizin Unutulmuş Sayfası: Seyyar Terbiye Sergisi”, https://egitimkolektifi.com/  (Son erişim, 4 Haziran 2014)

 Aydın Karataş, “Aydınlanma Treni”, Aydınlık, 3 Haziran 2024. 

Yazarın Son Yazıları

Devlet İçinde Devlet DÜYUN-I UMUMİYE

“Düyun-ı Umumiye, ülkenin iktisaden sömürülmesine çalışan Avrupa sermayesinin bekçiliğini yapmıştı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet

“Memnuniyetle tekrar görüyorum ki laik Cumhuriyet esasında beraberiz...

Devamını Oku
11.02.2026
Laikliğin anayasaya girişi

“Din düşüncesi vicdani olduğundan, parti, din fikirlerini, devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin çağdaş gelişiminde başlıca başarı etkeni görür.”

Devamını Oku
04.02.2026
Misakı Milli nedir ne değildir?

Misakı Milli, İngiliz emperyalizmine teslim olmuş sarayın-sultanın değil, emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı yürüten Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü gibi arkadaşlarının eseridir.

Devamını Oku
28.01.2026
İran'da Atatürk etkisi ve Rıza Pehlevi

Atatürk’ten etkilenen liderlerden biri de İran Şah’ı Rıza Pehlevi’ydi.

Devamını Oku
21.01.2026
İslam dünyasının derin uykusu ve Atatürk

“Bütün Türk ve İslam âlemine bakın: Düşüncelerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişiklik ve ilerlemeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler…”

Devamını Oku
14.01.2026
ABD emperyalizmi, Venezüella ve Türkiye

“Nihayet barışı korumak için en hızlı ve etkili tedbir, barışı bozacak herhangi bir saldırganın istediği gibi hareket edemeyeceğini kendisine fiilen gösterecek uluslararası teşkilatların kurulmasıdır.” (Atatürk, 1935)

Devamını Oku
07.01.2026
Atatürk Ankara’dan sesleniyor

“Her Halde Âlemde Hak Vardır ve Hak Kuvvetin Üstündedir”

Devamını Oku
31.12.2025
Menemen Olayı, İrtica ve Laiklik

“Bizi yanlış yol sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten gelmiştir ” (M. Kemal Atatürk, 16 Mart 1923)

Devamını Oku
24.12.2025
Lozan Antlaşması ve ABD

“Bugün Türk Delegasyonu ile imzaladığımız dostluk ve ticaret antlaşması, benim elde etmek istediğimden çok uzaktır. Bu anlaşma, Türklerden koparmak istediğimizden çok fazla imtiyazı (ayrıcalığı) bizim Türklere verdiğimizin belgesidir.”

Devamını Oku
17.12.2025
‘ABD’nin ‘Yeni Türkiye’ hayali’

Samuel Huntington, “Medeniyetler Çatışması” adlı kitabında Türkiye’nin yönünü Batı’dan Doğu’ya çevirerek İslam dünyasının lideri olmasını öneriyor, bunun için de “Atatürk’ün (laik Cumhuriyet) mirasının reddedilmesi” gerektiğini belirtiyordu.

Devamını Oku
10.12.2025
Atatürk’ün ders kitabında ‘Demokrasi ve Kadın Hakları’

“Özetle kadın, seçmek ve seçilmek hakkını elde etmelidir...

Devamını Oku
03.12.2025
Millet Mektepleri

“Türk harflerinin bütün vatandaşlara kapılarının önünde ve işlerinin başında öğretilebilmesi için daha bu sene içinde Millet Mektepleri teşkilatı yapacağız.

Devamını Oku
26.11.2025
Vahdettin nasıl kaçtı?

“17 Kasım 1922 günlü resmi bir telgrafın ilk cümlesi şu idi: ‘Vahdettin Efendi bu gece saraydan kaçmıştır.’

Devamını Oku
19.11.2025
Türkiye'de Opera ve Vals

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” (M. Kemal Atatürk)

Devamını Oku
05.11.2025
Cumhuriyetimiz

Dile kolay, ilan edildiğinde bazı İngiliz yetkililerin sadece iki yıl ömür biçtikleri Türkiye Cumhuriyeti 102 yaşında...

Devamını Oku
29.10.2025
Cumhuriyet’in şeker fabrikaları

“Meclis kürsüsünde bir de ‘üç beyaz’ parolası revaçtaydı...

Devamını Oku
22.10.2025
Nutuk 98 Yaşında: ‘İşte Bu Ahval ve Şerait İçinde…’

Atatürk Nutuk’u bir açılış ve kapanış döngüsüyle yapılandırır.

Devamını Oku
15.10.2025
Atatürk'e saygı duymayan teğmen: ‘Din Dilinin Türkçeleştirilmesi’

Mustafa Kemal Atatürk’e saygısı olmayanın onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Anayasasına da saygısı yoktur.

Devamını Oku
08.10.2025
Patrikhane ve Ruhban Okulu

Heybeliada Ruhban Okulu Fener Patrikhanesi’ne bağlıydı.

Devamını Oku
01.10.2025
Dil devrimini anlamak

“Gece meşguliyetimiz, bildiğin gibi dil dersleri… Gündüz de yalnız olarak aynı mesele üzerinde birkaç saat çalışıyorum.”

Devamını Oku
24.09.2025
Tek Partiden Çok Partiye: ‘Partili Cumhurbaşkanlığından Tarafsız Cumhurbaşkanlığına’

“Aramızdaki farkı bilelim. Biz, mutlakıyetten bugüne geldik. Siz ise bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz.”

Devamını Oku
17.09.2025
Tarih Kürsüsü ve Suçluların Telaşı ‘CHP’nin Mallarına El Konulması’

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 102 yaşına girdi.

Devamını Oku
11.09.2025
ETHEM: “İsyan ve İhanet”

“Efendiler, askerî harekâtı çapulculuktan, devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun mâsum çocuklarını fidye dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret zanneden, şarlatanlıklarıyla, yaygaralarıyla bütün bir Türk vatanını bezdiren...

Devamını Oku
03.09.2025
Büyük Zafer'in sırrı

Tam 103 yıl önce, 26 Ağustos 1922’de, Afyon Kocatepe’de, sabah saat 05.00’te, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın işaretiyle Türk tarihinin en önemli taarruzu Büyük Taarruz başladı.

Devamını Oku
27.08.2025
Aşiret-Tarikat Sorunu

Yeni açılım sürecinde etnik ayrılıkçı siyaset ve dinci, liberal ortakları, gerçeği çarpıtmaya devam ediyorlar.

Devamını Oku
20.08.2025
Saltanat Şurası’ndan Saray Komisyonu’na

1920 yılında Sevr Antlaşması’nı kabul etmek için kurulan “saltanat şurası”nın ve uygulamak için kurulan “barış komisyonu”nun amacı vatanı, milleti değil, sarayı, (sultanı) ve hükümeti kurtarmaktı.

Devamını Oku
13.08.2025
'Doğu Sorunu' devam ediyor! 'Kürt Sorunu mu Türk sorunu mu?'

İngiliz Müsteşarı Hohler, 27 Ağustos 1919’da Londra’ya gönderdiği bir yazıda şöyle diyordu...

Devamını Oku
06.08.2025
LOZAN: Onurlu Barış

Lozan Barış Antlaşması 102 yaşında…

Devamını Oku
23.07.2025
Hedefteki Cumhuriyet

Mustafa Kemal Atatürk’e göre “Türk milleti” kavramı, sadece bir ırkın, bir etnik kimliğin, bir dinin veya mezhebin değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne “vatandaşlık bağı ile bağlı” eşit hukuka sahip tüm yurttaşların ortak-üst-ulusal kimliğinin adıdır.

Devamını Oku
16.07.2025
Atatürk’ün aşama stratejisi ve Türk Devrimi

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta, 21 Nisan 1920 tarihinde yayınladığı, TBMM’nin 23 Nisan 1920 Cuma günü dinsel bir törenle açılacağını duyuran bildirinin, “O günün duygu ve anlayışına uyma zorunluluğundan kaynaklandığını” belirtmişti.

Devamını Oku
09.07.2025
Yaşasın laiklik

“Laiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir. İzinden gittiklerini söyleyenler gibi ürkek, kararsız ve inançsız değil” (Uğur Mumcu- Cumhuriyet 1 Mart 1987)

Devamını Oku
02.07.2025
Atatürk’ün dünya barışını koruma formülü

Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna Savaşı devam ederken, güneyimizde İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları devam ediyordu ki, birden bire İsrail-İran Savaşı başladı.

Devamını Oku
25.06.2025
Sykes-Picot, Sevr, BOP ve Lozan

Şu gerçeği iyi görmek gerekir ki Sykes-Picot’tan Sevr’e, Sevr’den BOP’a, Türkiye’yi bölüp parçalamaya yönelik planların önündeki en güçlü kalkan Lozan Antlaşması’dır.

Devamını Oku
18.06.2025
Tek parti döneminde hac yasak mıydı?

1 Haziran 1927 tarihli ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal (Atatürk) imzalı bir Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre “Hac mevsiminde Hicaz’a gönderilecek Hıfzıssıhha uzmanlarından Dr. Şerafeddin Bey’e siyasi pasaport verilmesi” kararlaştırılmıştı.

Devamını Oku
11.06.2025
Atatürk'ün Mirası Büyükdere Fidanlığı

Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle 1928 yılında İstanbul’da “Büyükdere Meyve Islah Enstitüsü” kuruldu...

Devamını Oku
04.06.2025
Lozan ve Kürtler

“Kürtler küçük lokmanın pek kolay yutulacağını vaktinden çok evvel anlamışlardır. Türk birliğinden ayrılmak zihniyetinde bulunanları Kürtler kendi milletlerinden addetmezler. Kürtlerin mukadderatı Türk’ün mukadderatıyla eştir. (…) TBMM Hükümeti dâhilinde Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak telakkisini hiçbir zaman işitmek istemediğimizi arz ederiz.”

Devamını Oku
28.05.2025
1921 Anayasası ve Muhtariyet

“Vilayetler kendi başına bir devlet değildir. Amerika hükümeti müttehidesi gibi değildir. Her vilayetin haiz olduğu muhtariyet, mahalli işlere münhasırdır. O işler ki yalnız vilayeti alakadar eder. O işler o vilayetin işleridir.”

Devamını Oku
21.05.2025
Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine saldırmak

Lozan Antlaşması’nın ve 1924 Anayasası’nın hedef alınması; tam bağımsız, üniter, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin hedef alınması demektir.

Devamını Oku
14.05.2025
CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye yönelik saldırılar

CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye yönelik saldırılar

Devamını Oku
07.05.2025