Lefter'in Anımsattıkları
Ülkü Tamer
Son Köşe Yazıları

Lefter'in Anımsattıkları

21.01.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n

Neredeyse her Türk erkeği gibi ben de futbol tutkunuyum. Baba Hakkıların dönemine yetişemedim. Gazhanenin dumanları arasında Dolmabahçede maç seyretmeye başladığımda sahada Gündüz Kılıçlar, Süleyman Sebalar, Şükrü Gülesinler, Küçük Fikretler vardı.

\n

Maç sonuçlarını, teknik direktörlerin, antrenörlerin taktikleri değil, futbolcuların hırsı belirlerdi.

\n

O günlerden bu yana, Galatasarayı tutmama rağmen, bende krallık tahtına hep Lefter oturdu.

\n

Geçen haftaki ölümü beni geçmişe götürdü yine. İzninizle bu hafta futboldan söz edeceğim.

\n

***

\n

Kaleciler arasında en çok Turgayı severdim ben. Hani, Şiir gibi futbol oynuyorderler ya... Turgay, şiirle düzyazının karışımıydı. Şiirin inceliği, düzyazının sağlamlığı vardı onda. Topu köşeden çıkarıp umutsuzluğu umuda çevirirken şiirdi. Kalesinde bir başka kale gibi güvenle dururken ise düzyazı.

\n

Bek denilince, önce iki ad geliyor aklıma, ikisi de sol bek: Doktor Vedii ile Mehmetçik Basri.

\n

Vedii, Beşiktaşın en yararlı oyuncularından biriydi. Gösterişsizdi. Yalın bir futbolu vardı. Edebiyatta onun futbolunun karşılığı, olsa olsa araştırma-incelemeolurdu. Okur çoğunluğunun ilgisini çekmeyen, insanın başucunda bulundurduğu değil de kitaplığında sakladığı bir kaynak. Eksikliğini ancak yokluğunda fark ettiğiniz bir kitap.

\n

Fenerbahçeli Basri ise her maçını, son maçını oynuyormuş gibi oynardı. Coşkulu bir destandı. Yürekliliğin, çılgınlığın ve fiyakanın simgesiydi.

\n

Sağ haflar arasında Fenerbahçeli Selahattini severdim en çok. Santrhaf denince Ali İhsan Karayiğit. Sol haf ise Çengel Hüseyindi.

\n

Forvette, birbirlerinden kolay ayıramayacağım oyuncular vardı. Sözgelimi, sağaçıkta... Galatasaraylı İsfendiyar, Beşiktaşlı Süleyman Seba, İstanbulsporlu Kasapoğlu... Ama Fenerbahçeli Küçük Fikret bir başkaydı.

\n

Fikret Kırcan, futbolunu da kendisi gibi yakışıklı kılmıştı. Zarifti. Karşısındaki beki çalımla yere indirip çizgiye doğru ilerlerken neredeyse dönüp ondan özür dileyecek incelikteydi.

\n

En sevdiğim futbolcuları sıralarken beni en çok zorlayan mevki sağiç olmuştur hep. Fenerbahçeli Erol ile Can, Galatasaraylı Suat, İstanbulsporlu Aydemir... Ama benim sağiçim Recepti. Recep Adanır. Topu götürürken, pasını verirken, başını hafifçe kaldırıp şutunu atarken bambaşkaydı.

\n

Santrforum elbette Metin Oktay. Türk futbolunun en usta golcüsü. Şimdi bir oyuncu cezaalanına topla girip de kaleciyle karşı karşıya kalınca bile ne olacağını kestiremiyoruz. Metin ise cezaalanı dolaylarında topu ayağına alıp kaleye doğru bir baktı mı, “Goool! diye bağırmaya başlardık.

\n

Lefter, bence sadece soliçlerin değil, yurdumuza gelmiş geçmiş futbolcuların en büyüğüydü. Gerçekten Ordinaryüs Profesördü. Dersini uyutarak değil, sihirbazlık gösterileri yaparak, tadını çıkara çıkara verirdi.

\n

Solaçıklar arasında Şükrünün yeri ayrıydı. Şükrü Gülesin, hem futbol oynar, hem showyapardı. Bayram yeri gibiydi. Topu ayağına aldığı anda şenlik başlardı. Bir yandan topla, sahayla, sahanın çizgileriyle, karşısındaki futbolcuyla, kendi takım arkadaşlarıyla, hakemlerle didişir, bir yandan da ortasını yapar, golünü atardı. Ama hep keyif alarak, keyif saçarak yapardı bunu.

\n

***

\n

Çocukluğumun, ilkgençliğimin futbolcuları bunlardı. Saydıklarımın dışında daha niceleri var... İstanbulsporun kalecisi Sabih ile soliçi İhsan, Vefalı Tahtabacak İsmet, Beykozlu Ekerbiçer, Beşiktaşlı Nazmi, Galatasarayın Baba Gündüzü, Reha, Kadrisi... Kimler, kimler yok ki.

\n

Böylesine renkli oyuncuları seyretmiş olduğum için kendimi şanslı sayıyorum.

\n

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Notlar...

Devamını Oku
05.01.2013
Yoksul Köylü

Devamını Oku
29.12.2012
Hep Andığımız Memet Fuat

Devamını Oku
22.12.2012
Mücap-Adile- Selim

Devamını Oku
15.12.2012
Bir Tiyatro Anısı

Devamını Oku
08.12.2012
Doğru Bir Seçim

Devamını Oku
24.11.2012
Yeni Bir Kitaplık

Devamını Oku
17.11.2012
AST Yarım Yüzyılı Devirdi

Devamını Oku
10.11.2012
Sağım Solum Şair

Devamını Oku
03.11.2012
Bir Bayram Anısı

Devamını Oku
27.10.2012
Anılar: Adnan Özyalçıner

Devamını Oku
20.10.2012
Şen Olasın Halep Şehri

Devamını Oku
06.10.2012
Yaşasın Kurşunkalem!

Devamını Oku
29.09.2012
Sıfırcı Hoca'nın Sazenuşhan'ı

Devamını Oku
22.09.2012
Önce Dilinizi Öğrenin

Devamını Oku
15.09.2012
'Güneşin ve Ateşin Tadı'

Devamını Oku
08.09.2012
Genç Yazarlara

Devamını Oku
01.09.2012
Antep

Devamını Oku
25.08.2012
Tiyatronun Büyülü Işığıydı

Devamını Oku
18.08.2012
Kitabevi-Okur DeğilKitapçı-Okur İlişkisi

Devamını Oku
11.08.2012
Arif Güzel'leri Yaşatmalıyız

Devamını Oku
04.08.2012
Frankfurt Hazırlıkları Başladı

Devamını Oku
28.07.2012
Güle Güle Dodo

Devamını Oku
21.07.2012
Hiç Ödün Vermedi

Devamını Oku
14.07.2012
Vüs'at O. Bener...

Devamını Oku
07.07.2012
Peride Celâl (30.06.2012)

Devamını Oku
30.06.2012
Tiyatroculuğu Hemen Öğrenenler - 2

Devamını Oku
23.06.2012
Tiyatroculuğu Hemen Öğrenenler

Devamını Oku
16.06.2012
Tiyatroya Destek

Devamını Oku
09.06.2012
Üç Ölüm

Devamını Oku
02.06.2012
Gece Kimin Sahibi?

Devamını Oku
26.05.2012
Öğretmen (19.05.2012)

Devamını Oku
19.05.2012
Altunizade Maçları

Devamını Oku
12.05.2012
Sanat Yaşamın Bir Parçası Olmalı

Devamını Oku
05.05.2012
'Kolayca Yayımlatan' Yazarlar (21.04.2012)

Devamını Oku
21.04.2012
'Kolayca Yayımlatan' Yazarlar (21.04.2012)

Devamını Oku
21.04.2012
Hakkı Telif Beyefendi Nerede?

Devamını Oku
07.04.2012
Ortalık Barbara Cartland'lardan Geçilmiyor

Devamını Oku
31.03.2012
Baskının Yaratıcısı ve Uygulayıcısıydı

Devamını Oku
17.03.2012
Gazanfer Özcan'ı Gülümseyerek Anmak

Devamını Oku
18.02.2012