Ya direneceksin ya tükeneceksin!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Ya direneceksin ya tükeneceksin!

07.11.2018 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Şamil Tayyar “AKP karşıdevrim partisidir” dedi. Bildiğimiz gerçeği, bir dönem vekillik yapan, yandaş gazeteci tarafından işitmek güzel oldu. Biz söyleyince liberaller ayağa kalkardı bir zaman. Dokunulmazlığı vardı karşıdevrimcilerin. Garip koalisyondu doğrusu: AKP,FETÖ, liberaller. Zaman zaman yanlarına farklı grupları kattıkları da oldu ya neyse. Siyasal yararcılık intihardır. Nitekim RTE işi biteni tarihin çöplüğüne atarak, bugün tek başına egemen olmayı başardı. Tamamlamak üzere olduğu karşıdevrimin keyfini çatıyor.
“Devrim” sözcüğü kulağa hoş gelir, kitleleri etkilemek, ayağa kaldırmak için siyasetçinin ağzından kolayca çıkar. Oysa kolay değildir devrimci olmak. Var olan düzeni ortadan kaldırmak, yerine yenisini koymak cesaret ister. Devrimci giriştiği kavganın sonunda elbette yepyeni düzen düşler. Daha önce sınanmadığı için, yeni durumun nasıl sonuçlar doğuracağını kestiremezsiniz. Hesabın dışına taşar yaşam, tarih kendi bildiğince akar. Sıkça söylenir “Devrim kendi çocuklarını yer önce” diye.
Değerli Marksist düşünür, yazar Terry Eagleton “Hiçbir devrimin ilk on beş yirmi yılını savunamam, orada kan ve gözyaşı vardır” derken tam da yukarıda sözünü ettiğim koşulları göz önünde tutmuştur. Türk Devrimi diğerlerine göre daha talihlidir. Dış güçlerle mücadele edilmiş olması, görece lehte sonuçlar doğurmuş, yeni devlet oluşumunu kolaylaştırmıştır. Devrimci kimse bu fırsatla yeni düzeni inşa etmeye koyulmuştur. Yazık ki yarım kalan devrimden söz ediyoruz. Cumhuriyet fikri yeni insan arzuluyordu. Bu yönde çok ciddi, büyük adımlar atıldı. Kuşkusuz, her zaman olduğu gibi derin acılar da yaşandı. Sonuçlarıyla değerlendirmek gerekir. Onca iç, dış düşmana karşı kul olmaktan kurtulup yurttaş olmaya geçen halk yaratıldı. Lakin devrime sahip çıktı mı bu halk? Esas soru, sorun budur.
“Halk yaratmak” cümlesini duyunca kimilerinin beynine kan fışkırıyor. Devrim yaratı işidir. Robespierre’nin düşünü kurduğu toplumsal düzeni tüm Fransız halkının dilediğini kim iddia edebilir? O devrimciydi, sonunda kellesi giyotine gittiyse de ardından “Fransa’nın yaşaması için kral ölmeli” cümlesini bıraktı. Lenin, Rus halkının büyük düşünü yerine getiren kişi değildir! Bolşevik Devrimi insanların düşlerine sığmayacak büyüklükteydi. Ancak devrimci önder eliyle biçimlenebilirdi. Mustafa Kemal için de aynı sözler geçerlidir. Nihayetinde öyküsü olmayan, bölük pörçük insanlardan halk yaratma işidir devrim. Büyük yaratıdır!
Aydınlanma kavgası güçtür. Halk; bilim, sanat, eşitlik, adalet talep etmez çoğunlukla. Karnı doyuyor mu ona bakar örneğin. Günlük sorunları çözüme kavuştukça şükreder, başkaldırmak şöyle dursun, kolayına geldiği için boyun eğer sıkça! Bundan dolayı onu suçlamak aklına gelmez devrimcinin. Lakin buna uygun davranmak, dalkavukluk etmek ihanettir halka. Sabahattin Eyüboğlu’ndan alıyorum: “Halkı sevmek başka, halka yaranmak başka: O kadar başka ki, halkı seven ona yaranmaktan kaçınır, tiksinir de, sevmeyen yaranmasını başarabilir ancak. Halkı bir parmağında oynatmak, dilediği gibi ağlatıp güldürmekle övünen kişi kendi aşağılığını halka yükler ve iğrenir ondan. Kim kıralı soytarıdan daha fazla küçümseyebilir.”
Halkı sevecekseniz, itiraz ederek koyulacaksınız işe. Sevimsiz olmayı, toplum dışına itilmeyi göze alacaksınız. Karşı-devrimciler büyük gürültüler koparırken yığınlarla üstünüze yürürken geri adım atmayacaksınız. Kolay mı? Değil elbet. Bugün, sanki çöküş tamamlanmamış, her şey yolunda gibi davranan, hâlâ eski Türkiye(!) günlerini sürermiş sanısıyla siyaset yapanlara gülmem bundandır. İsteyerek ya da tersi kurulan yeni düzene taş döşemektedirler. İtirazlarının ne olduğu anlaşılamamaktadır. Sıkça dillenen “muhalefet krizi var” söyleminin kökünde bu var. Adı konmadan yapılan itiraz, itiraz değildir. Karşıdevrime, tek adım geri gitmeden itiraz edecek, direneceksin. Karşıdevrime eklenen muhalefet gericidir!
Ahmet Kural’ın Sıla’ya kalkan eli… Fatih Terim’in ağzından tükürükler saçarak hakemlere sövmesi… Orhan Gencebay’ın inatla kula kulluk etmeye devam etmesi… Arda’nın elinde silahla hastane basması… Ülkenin tanıtım filminde Nusret’in rol model olarak sunulması… Acuntv’nin uyuşturan yayınlarıyla izlenme rekoru kırması… Atatürk tacirliğiyle geçinenlerin CHE muamelesi görmesi… Hepsi ve fazlası karşıdevrimin göstergesidir.
Diyeceğim, harf devriminden kılık kıyafet devrimine dek “çağdaşlaşma” çabası değerli sonuçlar vermiştir, lakin her devrimin ardından olduğu gibi, çöküş sürecine girilmiştir. Burada iki yol çıkacak karşımıza, dünyanın çoğu ülkesinde olduğu gibi ya faşizme teslim olacağız ya da güç olanı başarıp devrimi tamamlayacak eşit, adil yaşanan ülke kuracağız. Kısaca özetlersek: Necip Fazıl da bizim Nâzım Hikmet de bizim” diyerek gidilecek yol yoktur. Ya birisin, ya öteki!
AKP ile mücadele ahlaki görevdir. 

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020