Köşe Yazısı

A+ A-
Arif Kızılyalın

O futbolsa bizdeki ne?

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Geçen hafta içi büyük bir futbol buluşmasına tanıklık ettik ülkece. İki İngiliz devi Liverpool ve Chelsea Vodafone Park’ta bir futbol resitali sundular adeta. Takım savunması, total futbol, kenar bindirmeler, merkezden gelişen hücumlar; ne ararsanız vardı temaşa adına. En önemlisi, Türkiye’de “VAR”lığıyla “YOK”luğu çokça tartışılan Video Hakem Uygulaması (VAR) ile ilgili uygulamalı eğitim de vardı çarşamba gecesi Dolmabahçe’de. Fransız kadın hakem Stephanie Frappart, VAR’ın nasıl uygulanması gerektiğini anlattı tüm futbol paydaşlarına. Hatta öyleki, stattaki birçok kişi hakemin tartışmalı pozisyonlarda VAR’a danıştığının farkına bile varmadı. Çünkü, 30’ar saniyede fişi çekti S.Frappart, kararını verdi, uyguladı. Demek ki, görüntülerin incelendiği odadaki arkadaşlarına güveniyordu; penaltılarda bile izleme gereği duymadı pozisyonları. Maç kesilmeyince oyun da hızlandı. Kasıtlı olmayan faullerde top eğer rakibe gitmediyse düdük çalmadı. Ofsaytlarda bile avantaj kuralından vazgeçmedi.
Çok değil, aradan 2 gün geçtikten sonra Denizli’de oynanan Süper Lig açılış maçını izleyin tekrar ne demek istediğimi anlarsınız. Fransız kadın hakemin toplam 1.5 dakikada çözdüğü pozisyonların üçte birine 5-10 dakika harcadı bizim hakemler! Oyun durdu, sinirler gerildi, zaten olmayan tempo iyice düştü!
Elbette Süper Kupa finaline sadece futbol yönünden bakmamak gerek; anlayana müthiş bir ahlak dersi de vardı geçen haftaki Süper Kupa finalinde. Hakeme itirazlar bir, bilemediniz iki saniye sürdü, kenardaki Jürgen Klopp ile Frank Lampard hemen hemen hiç itiraz etmedi. Şimdi Liverpool ile Chelsea’nin yerlerine Süper Lig’deki 18 ekipten ikisinin adını yazın ve maçı sanal olarak oynatın zihninizde! Her iki devredeki VAR incelemelerinin süresi en az 15 dakikayı bulmaz mıydı? Hakem, dut ağacı gibi sallandırılıp; en az 5-6 ağır küfür ağız okuma sistemine takılmaz mıydı? Aralarında İspanyol, Fransız, Hollandalı, Mısırlı oyuncuların bulunduğu 25 kişilik grup, saydığımız bu futbol azınlıklarının hiçbirine tevessül etmedi. Niye bu bir özel maç mıydı? Gazozuna oynayıp önemsemediler mi acaba 120 dakikalık finali?
Hayır, izlediğimiz maç anlı şanlı bir kupa finaliydi, ama Batı artık ayırdına varmış; futbolun temaşa yönünün “para ettiği” gerçeğinin farkındalar.
O yüzden kaos sadece bizim coğrafya için geçerli. Çünkü o para ediyor. Öyleki, İngiltere, Fransa ya da Hollanda’dan “efendi efendi” gelen futbolcular daha ilk maçta bize uyum sağlayıveriyorlar!
Uzun lafın kısası, çarşamba geceki futbolsa şu bizim bir iki gündür izlediğimiz şey, pazar meydanındaki itiş kakış olmalı...

Tümü Arif Kızılyalın - Son yazıları

Farklı duygular 14 Eylül 2019 Cmt
Bizim coğrafyanın sporu oldu artık! 10 Eylül 2019 Sal
Silin gözyaşlarınızı geleceğimiz var! 9 Eylül 2019 Pzt