Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Arap Lawrence, İngiliz Fuat!

31 Aralık 2014 Çarşamba

[Haber görseli]

Bilen bilir, Türkiye dediğimiz topraklarda Türk egemenliğinin sona erdiği ve Lozan Antlaşması’nın rafa kaldırıldığı bir geleceğe kurgulanmış iki roman yazdım.
2003’te yayımlanan Bir Gün Gece’de*, hazin sonu Marmara depreminin hazırlayacağını; 2008’de yayımlanan Destina’da** artık Türklerin olmayan topraklarda uluslararası güçlerin iktidar ve paylaşım savaşını bilimkurgu türünde hayal etmiştim.
Dikkatli okurlarım, zaten “kader” demek olan Destina adlı romanımda bugün Türkiye’nin elinden sessizce çıkan Doğu Akdeniz’deki egemenliğini, KKTC yok sayılarak Kıbrıs açıklarında gaz kuyuları açmasına engel olamadığı İsrail/ ABD/Yunan enerji ortaklığını yıllar önce yazdığımı, elbette gözden kaçırmadılar.
Türkiye’nin “makus talihine” tıpış tıpış yürüyüşünü, romanın mekânı Kıbrıs’ın “birleşik”, ama Türk olmayan geleceğinin 2026 yılına ayarlı kurgusunda okudular.
“Milliyetçi” Türkiye, Destina yayımlandığı sırada imzaladığım Ermenilerden özür metniyle ayağa kalktı. Çoğu imzacı imzasını geri çekti, ben çekmedim. Bedelini de ağır ödedim. Uğradığım satılmışlık iftiraları bir yana, Anadolu’ya dağıtımı yeni başlayan Destina’nın satışları çakıldı. Oysa bu kitabı yazabilmek için sayısız araştırma yapmış, üç yıl emek vermiştim...

***

Vatana ihanet suçu işlediğime hükmeden kitapçılar, siparişlerini iptal ve kitapları iade ettiler. Romanın İstanbul satışlarına bakarak yeni baskılarını yapan yayıncı dostum Kenan Kocatürk zor durumda kaldı. Ama gık demeden, onurla göğüsledi, imzam yüzünden uğradığı zararı. Kendisine bugün, sizin tanıklığınız önünde teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.
Destina, sonuç olarak 17 bin civarında okura ulaşabildi.
İşte o okurlar, yaşadığımız günlerde harlanan Rusya ile Batı bloku restleşmesinden, Türkiye’den yavaş yavaş kopartılan Güneydoğu’ya; Osmanlı’ya gider iken Türkiye’den olduğumuzu gösteren her adımda kitabı anımsar ve bana da “öngörüleriniz doğrulanıyor” diye yazarlar.
Ne yazık ki doğrulanıyor. Ne yazık ki. Ve ben hiçbir “cambaza bak” gösterisiyle ilgilenmiyor, ipi kimin tuttuğunu, cambazın arkasına neyin saklandığını merak etmiyorum artık. Çünkü kurguyu anladım, filmin sonunu biliyorum.
Örneğin sosyal medya cambazı Fuat Avni’nin kim olduğunu hiç merak etmiyorum!

***

Ama merak eden, merakının peşine de hafiye gibi düşüp iz süren bir arkadaşım, akılcı bir çözüme ulaşmış gibi. İzlediği yöntem ve vardığı sonuç öyle ilginç ki, Fuat Avni’nin kim olduğunu merak eden okurlarımla paylaşmak isterim:
Fuat Avni adını taşıyan kişi ya da kişiler, 17/25 Aralık 2013 operasyonlarından sonra ortaya çıktı. İlk tweet’ini 18 Şubat 2014 tarihinde attı ve Emniyet’te başlayacak soruşturmanın bırakın gününü, saatini bile verdi.
Arkadaşım, Fuat Avni’nin tüm cikciklerini (tweet’lerini) inceledikten sonra şöyle bir kanıya vardı: Bu cikciklerin gerçek ve önemli istihbarat içerenleri, önce İngilizce yazılmış, ardından özenle Türkçeye çevrilmişlerdi.
Örneğin, 28 Aralık 2014 tarihli cikcikteki “Toplantıda Elkadı’nın aveneleri, gönderilen sıcak paranın hakkının verilmesi ve paranın devamının buna bağlı olduğu mesajını verdiler” ifadesi, alışık olduğumuz “içimizdeki hain” üslubundan çok, ABD Dışişleri sözcülerinin ciddi ve çalışılmış özgüvenini taşıyor.
Keza 15 Aralık’ta cikciklediği, “Gülerce’nin şaşırmış yüz ifadesinin altındaki gerçekleri yakında göreceksiniz. İfadesi kapsamında büyük bir operasyonun temeli atıldı” mesajı gibi tahliller, gerçekten İngilizceden Türkçeye çeviri örnekleri...

***

Fuat Avni’nin 11 Aralık’ta attığı “Ülke çapında 400 kişinin gözaltına alınmasını hedefleyen operasyonla HÜKÜMET DARBESİ başlatıyor” mesajı, The Independent’ın da gözünden kaçmamıştı!
Koca gazete, milyonlarca cikcik arasından Fuat Avni’nin mesajını cımbızla çekip çıkarmış ve “Tayyip Erdoğan’ın hedef gösterdiği 400 kişinin tutuklanması bekleniyor” başlığıyla gayet ciddi bir yorum yapmıştı.
Yetmedi.
Teknoloji ve sosyal medya haberciliğinde dünyanın 10 büyüğü arasında sayılan Mashable, bu yorumu ve iddiayı haberleştirip 6 milyona yakın Twitter takipçisiyle paylaştı.
The Independent, İngiliz gazetesi. Mashable İnc.’in sahibi İskoçyalı Pete Cashmore ve merkez adresi de Aberdeen, İskoçya.
Fethullah Gülen cemaatinin bir ABD projesi olduğunu biliyoruz.
Alman istihbaratının yıllardır hem Almanya, hem de ABD hesabına Ankara’yı dinlediği bir süre önce ortaya çıktı.
Alman, Amerikan ve daha nicelerinin teknoloji harikası “Koca Kulak”larını dikip, casuslarına cirit attırdığı yerde, zaten müttefikleri Birleşik Krallık’ın eli armut mu toplar dersiniz?
Arapçada “fuad”ın anlamı yürek, “avni”nin anlamı yardım...
Osmancıklara müjdeler olsun, Arap Lawrence’dan bir yüzyıl sonra, işte karşınızda İngiliz Fuad!
Buyrun, paylaşın kozunuzu.

Yeni yılınız kutlu ve mutlu olsun, sevgili okurlarım.

*Yeni baskısı 2015’te, Kırmızı Kedi Yayınları
**Literatür Yayınları

 

G NOKTASI
BU GECENİN ARKASI
Mevsimlere de siner bu
kokular
insanlara da
gençler sevda
yaşlılar umut diyorlar
gökyüzünde son
uçuşlarıyla
kanat çırpmıyor ki kuşlar
böyleler yıldız
tarihlerinden beri
rüzgârlar ayrılıkları
denizler mavilikleri
sayıklar
çocukluk masallarıyla
büyür
ilk sevdiğimiz
gülmeler bakışmalar
sonradan ayrılık
olur hepsi
ezer geçer acılar
yanlış ellerde savrulur
hayatlar
gece yarısına doğru
azgınlaşırken sesler
unuttuğun renklerle
geçer
havai fişekler eğlenceler
sabaha yakın
eski yalnızlıklarını çağırır
gözlerinin hüznü
gelirler hemen
yavaşça ilişirler masanın
bir yanına
kimseler görmez
bütün yaşadıkların
bu gecenin arkasına
saklanır
bitmeyen özlemlerin
yeni yıllara kalır.
A.KADRİ ERGİN

“Cinayet işlemeye hazırlanan devlet, kendisine vatan dedirtir.”
FRİEDRİCH DÜRRENMATT

Tümü Mine G. Kırıkkanat - Son yazıları

Faşizmin ön odası 11 Kasım 2018 Paz
Alfabe bahane, cehalet şahane! 4 Kasım 2018 Paz
Altın yıllardan teneke yıllara… 28 Ekim 2018 Paz