Alacakaranlıkta bir Cumhuriyet - Prof. Dr. Cengiz Kuday
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Alacakaranlıkta bir Cumhuriyet - Prof. Dr. Cengiz Kuday

08.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet gazetemizin unutulmaz yazarı İlhan Selçuk’un aramızdan ayrılmasından çok kısa bir süre önce yanında bulunuyordum. İlhan Selçuk, ismimle hitap edecek kadar beni kendine yakın bulurdu. Ben de ona karşı aynı hisleri taşıyordum. Hatta kendisine yapılan önemli bir ameliyatta yanında bulunmuştum. Kendisi ülkemizin sorunlarını ve son zamanlardaki durumunu aramızdan ayrılmadan önce anlamış, bizlerden çok önce duymaya başladığı kaygılarını o dönemde paylaşmış ve Cumhuriyetimiz için çok endişe duyduğunu belirtmişti.

İlhan Selçuk çok vefalı, bilgin ve son derece ileri görüşlü bir insandı. Bana şöyle bir söz söylemişti: “Bu iş bitti artık.” Ben hemen kendisine itiraz etmiş; aman efendim, nasıl olur bizim Atatürkçü, hepsi Mustafa Kemal’in askerleri olan güçlü laik bir ordumuz, devrimleri sağlayan, onları korumaya çalışan üniversitelerimiz, birçok eksikliklerine rağmen sağlam olduğuna inandığımız bir hukuk sistemimiz, devrimlere inanmış, laik Cumhuriyet değerlerine inanmış sivil halk kurumlarımız var, demiştim. Beni dinleyip başını sallayarak “Keşke yanılıyor olsam” demişti.

Haklıymış; Atatürk’ün nutkunda bizlere söylemek istediği endişelerde... Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizin yıllardır hırpalanmış ve değerlerinin unutulmakta olduğu endişelerinde haklıymış... 

YOZLAŞMA HER ALANDA

Nâzım Hikmet’in de aynı şekilde “Memleketimden İnsan Manzaraları” adlı kitabında bu yozlaşmanın daha o zaman başladığını şiirleriyle anlatmaya çalıştığını görüyoruz. 

1935 yılıdır. “CHP Genel Sekreteri Recep Peker, CHP ile ilgili bir vesikayı Atatürk’e imzalatmaya getirdiğinde, Atatürk vesikanın üzerine ‘partim’ sözünü yazar. Peker, ‘Paşam niçin CHP yazmıyorsunuz’ diye sorar. Atatürk de ‘Ne bileyim sonuna kadar CHP’nin benim partim olarak kalacağını?’ diye yanıt verir.” (Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk) Ne kadar haklı ne kadar ileri bir görüş...

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet düşüncesi ve ilkeleri 1940’ların sonuna kadar ivme kaybederek sürmüş ve daha sonra da tükenme sürecine girmiştir. Biz ne yazık ki bu gidişatı göremedik. O zamanlar ordumuzun tümü Mustafa Kemal’in askerlerinden oluşuyordu. Ordumuz tümü ile Atatürk’ün ordusuydu. Yargımız tarafsız ve inanılırdı. Üniversitelerimiz, okullarımız devrimleri koruyan ve öğreten hocalarla ve bunları öğrenen, inanan ve uygulayan öğrencilerle doluydu.

HER ŞEYE RAĞMEN

Günümüz Türkiye’sinde ise bizi idare eden iktidar yeni bir yola girdiğimizi söylüyor. Bu yol nedir? Sonucu nedir? Gelecekte ülkemize, Cumhuriyetimize ne olacak? Örneğin; “Türk Halkları Federasyonu” mu olacak? Yoksa “Anadolu, Orta, Doğu Cumhuriyet Konfederasyonu” mu? Milletimiz bir ümmet mi olacak? Yoksa millet olarak kalabilecek mi? Bayrağımız nasıl olacak? İngiltere’nin, Amerika’nın ve diğer başka ulusların bayrakları gibi içindeki halkların bayraklarının bir toplamı gibi mi olacak? İdare şeklimiz federal bir model mi yoksa, Rusya ve benzer ülkeler gibi bir cumhuriyetler topluluğu mu olacak?

Yukarıda saydığım tüm bu endişe verici gelişmelere rağmen Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözünü rehber edinen bir kuşağın özgürlük, laiklik ve demokrasi değerlerimizi sürdüreceğine ve yaşatacağına inanıyorum. Gençlerimiz, geçmişin derslerinden güç alarak, bilimin ışığında ve aklın rehberliğinde, bu topraklarda yeniden bir uyanışın öncüsü olacaktır. Onların enerjisi, kararlılığı ve vatan sevgisiyle, Cumhuriyetimizin temel değerlerinin gelecekte de korunacağına ve bu belirsiz günlerin ardında aydınlık bir Türkiye’nin yükseleceğine inanıyorum.

Yazarın Son Yazıları

Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026
Kentler suskun - Aykurt Nuhoğlu

Siyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi gerektirir.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal'in 36 saat süren Çanakkale röportajı

10 Aralık 1915 günü Çanakkale’den ayrılan Albay Mustafa Kemal, 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026
Egemenlik bölünemez - Cihangir Dumanlı

İktidar terörü bitiren hükümet olarak siyasal kazanç sağlamak amacıyla “terörsüz Türkiye” sloganı ile yeni bir açılım süreci başlatmıştır.

Devamını Oku
21.04.2026
Faturanın büyüğü buzdağının altında - Mehmet Özdağ

AKP iktidarının enerji politikaları, kamu kaynaklarının şirketlere aktarıldığı bir finansal mekanizmaya dönüştü.

Devamını Oku
20.04.2026
Çocuklar nasıl yetiştiriliyor? - Mustafa Küpçü

Çocukluk yıllarımda anımsadığım bir olaydır; Dükkân komşumuzun atölyesinden gelen feryat figan bir çocuk sesi ile irkildik.

Devamını Oku
20.04.2026
Okul saldırılarını çocuklarla konuşmak

Bazı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına düşer, okur okumaz en yakınımızdakilerle paylaşma gereksinimi duyarız.

Devamını Oku
18.04.2026
Bir başka bakışla Köy Enstitüleri - Günay Güner

Geçen her yıl Köy Enstitülerinin değeri daha iyi kavranıyor, okullarımıza özlem artıyor.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyet eğitimine vurulan hançer! - İhsan Tayhani

Kuruluşunun üzerinden seksen altı yıl geçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyetin eğitim devrimi - Mustafa Gazalcı

Kuruluşunun 86. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim devrimidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

“Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz...”

Devamını Oku
17.04.2026
Bozkırın genç fidanları - Mücteba Binici

Önümde, zamanın yıpratıcı etkisinden nasibini almış, kenarları kıvrılmış, sararmış siyah-beyaz bir fotoğraf duruyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın yeni genetiği - Cumhur Utku

Savaş tanımı ve savaşın ilkeleri bu günlerde modern ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Devamını Oku
16.04.2026
Türkçemizi koruyalım - Erol Tuncer

Dil uzmanı değilim.

Devamını Oku
16.04.2026
Hukuk herkese lazım - Ahmet Özer

Giderek genişleyen baskı iklimi, Türkiye’yi devasa bir hapishaneye dönüştürdü.

Devamını Oku
15.04.2026
Özel emekli aylığı - Engin Ünsal

Uzun bir çalışma döneminin sonunda emeklilik kişinin huzur içinde geçim kaygısı olmadan sevdikleri ile geçireceği bir kavram olmalıdır.

Devamını Oku
15.04.2026
İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026