Tarih tekerrür mü ediyor?
Ahmet Süha Umar
Son Köşe Yazıları

Tarih tekerrür mü ediyor?

29.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.

“Tarihi ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi” der büyük şair Mehmet Âkif Ersoy. Geçmişten ders almayanlar, aynı deneyimleri tekrar tekrar yaşamaya mahkûmdurlar.

TÜRKİYE TALAN EDİLİYOR 

AKP iktidarı ile Anadolu’nun her köşesinde başlayan, görülmemiş doğa katliamı her geçen gün genişleyerek sürüyor. Madenlerimiz uluslararası şirketler tarafından talan ediliyor. İnsanımızın geleceği olan ormanlar, meralar, tarım alanları hunharca yok ediliyor. Bu yok ediş, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle daha da hızlanmış ve milli parklar da dahil en değerli doğal varlıklarımız, tek bir kişinin imzasıyla yabancılara ikram edilir hale gelmiştir. Türkiye’nin nadir elementlerinin de ABD’ye verileceği anlaşılıyor. Bu vahşi madencilik, Türkiye’nin tarımına, hayvancılığına, balıkçılığına, ormanlarına, su kaynaklarına vahim olumsuz etkileri dikkate alınmadan sürdürülüyor. Yasalar hatta anayasa açıkça ihlal ediliyor. Bu etkinlikleri durdurmak için mücadele veren halkın önüne kolluk güçleri dikiliyor. Yargının verdiği durdurma, iptal karlarları yok sayılıyor.

Çıkarılan, altın dahil hemen tüm maden cevherleri neredeyse tek bir gramı Türkiye’de bırakılmaksızın yurtdışına götürülüyor. Bir bölümü yurtdışında işlenip, Türkiye’ye ihraç edilerek vurgunun Türkiye’ye maliyeti daha da yükseliyor.

DÜYUNU UMUMİYE’Yİ YENİDEN YAŞAMAK 

Gelişmeler 1881-1923 Düyunu Umumiye sürecini anımsatmaktadır. İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya ile yapılan görüşmeler sonunda, 12 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) tarihinde imzalanan Muharrem Kararnamesi’yle, Osmanlı Devleti’nin iç ve dış borçlarının tahsili yetkisi bu kuruma verilmiş, Avrupalı devletler tuz, ipek, tütün, alkollü içki ve balık sektörlerinden gelecek vergilere el koymuşlardır. Devletin ekonomik faaliyetlerinin yönetiminin yabancıların denetimine bırakılmasıyla Osmanlı Devleti ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir.

Osmanlı Devleti’nin bu duruma düşmesinin nedeni devletin kötü yönetilmesi ve sık sık başvurulan dış borçlanma; alınan borçların üretime değil saray yapımına, padişahın lüksüne, verimsiz alanlara harcanmasıdır.

BORÇ BATAĞINDAKİ TÜRKİYE 

Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması ile Düyunu Umumiye’yi sonlandırmış, Osmanlı borçlarının tamamını ödemiş ve 1923-2002 yılları arasında sadece 110 milyar dolar dış borç almıştır. 2002 yılında iktidara gelen AKP ise Türkiye’nin dış borcunu yaklaşık 548 milyar dolara yükseltmiştir. “Ekonomist” Erdoğan yönetimindeki Türkiye’de tarım, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık gibi tüm sektörlerde ve sanayide üretim düşmüş, ülkenin buğday dahil neredeyse tüm gıda ve diğer gereksinimi ithalatla karşılanır hale gelmiştir. Bu da dış borç ihtiyacını artırmış, Türkiye Cumhuriyeti bugün, Düyunu Umumiye döneminden bile çok daha vahim bir dış borç batağına saplanmıştır.

BUGÜNÜN DÜYUNU UMUMİYE GELİRLERİ MADENLERDİR

Düyunu Umumiye İdaresi Osmanlı’nın borçlarını, tuz, tütün vb. gelirlerine el koyarak tahsil ediyordu. Bugün AKP ve Erdoğan, Türkiye’yi içine düşürdükleri borç batağından, ülkenin madenlerini alacaklı devletlerin şirketlerine teslim ederek kurtulmaya çalışıyor. Bunu yaparken de doğaya verdiği zararla ülkenin geleceğini tehlikeye atıyor.

Cumhuriyetin kurduğu fabrikaların, inşa ettiği limanların, savunma ve haberleşme gibi kritik sektörler dahil her alandaki işletmelerin, şirketlerin özelleştirilerek yabancılara satılması; yap-işlet-devret köprü-yol projeleri; Kanal İstanbul gibi ciddi egemenlik sorunlarına da yol açabilecek rant projeleri, her geçen gün ekonomik bağımsızlığın biraz daha kaybedilmesine yol açmaktadır.

Tarihte, ekonomik bağımsızlığını kaybeden bir ülkenin varlığını sürdürebildiğini gösteren bir örnek yoktur. Böyle bir ülkenin dış politikasının başarılı olması, ülke çıkarlarını koruyabilmesi de mümkün değildir.

DOĞAYA VERİLEN ZARARIN TELAFİSİ ÇOK ZORDUR

İktidarların bir ülkeye verebileceği siyasi, sosyal vb. zararların telafisi, güç de olsa, zaman da alsa olanaklıdır. Doğaya verilen zararın telafisi ise ya tümüyle olanaksızdır veya binlerce yıl alabilir. Tek çıkar yol, Türkiye’nin ekonomisini çökerten ve doğasına büyük zarar veren, ülkeyi 22 yılda Düyunu Umumiye koşullarına geri döndüren AKP-Erdoğan iktidarının hemen yapılacak bir seçimle değişmesidir.

Türkiye ekonomisinin dönüşümünün geniş bir değerlendirmesi için bkz. “Yirmi Birinci Yüzyıl için Türkiye’nin Fabrika Ayarları: Ekonomide Karşı Devrim.” Meriç Köyatası, Naviga.

Yazarın Son Yazıları

Türkiye, Azerbaycan ve ABD

Diplomat, satır aralarını okuyabilen, bakan değil gördüklerinin ne anlama geldiğini anlayabilen kişidir.

Devamını Oku
07.10.2026
Çöken Türk diplomasisi

Diplomasi müzakereye dayanır ve yetenekli müzakereciler ister.

Devamını Oku
30.09.2026
Miçotakis ne yapıyor?

Miçotakis eski bir fotoğrafı albümden çıkarıp önümüze koydu.

Devamını Oku
23.09.2026
Türkiye Ortadoğuda ne yapmalı?

Tarih masal değil geleceğe ışık tutan bir rehberdir.

Devamını Oku
16.09.2026
Dönüşü olmayan yol

Türkiye AKP iktidarında, dönüşü olmayan bir yola girmiştir.

Devamını Oku
09.09.2026
Türkiye nasıl kurtulur?

Mevlana, “Anlatabileceklerin, karşındakinin anlamak istediği kadardır” demiş.

Devamını Oku
02.09.2026
İsrail ne diyor?

18 Ağustos’ta, Türkiye ile İsrail arasında bir gerilim yaşandı.

Devamını Oku
26.08.2026
Dünya dönüyor

Şarkıdaki gibi, “Dünya dönüyor, dönüyor...” Peş peşe gelen gelişmeler “Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan Ortak Savunma Anlaşması başımıza ne dertler açar?” derken Türkiye’nin ABD’den aldığı bazı ağır silahları ve mühimmatı Ukrayna’ya devretmek için ABD’den izin istediği ortaya çıktı.

Devamını Oku
19.08.2026
Yurtta sulh, cihanda sulh

Bir sabah kalktık ki Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bir savunma paktı imzalamışlar!

Devamını Oku
12.08.2026
Bu kimin dış politikası?

Dış politikanın amacı, devletin çıkarlarını korumaktır.

Devamını Oku
05.08.2026
Türkiye’nin geleceği

Türkiye’nin etrafında iki büyük vekâlet savaşı sürmektedir.

Devamını Oku
29.07.2026
Türkiye’nin dış politika sorunu

Devletlerin, çıkar çatışmaları nedeniyle dış sorunlarla karşılaşmaları doğaldır.

Devamını Oku
22.07.2026
NATO zirvesinin Türkiye’ye maliyeti

İttifakların bir bedeli vardır.

Devamını Oku
15.07.2026
Örnek bir diplomata veda

Türk diplomasisinin bir çınarı, büyükelçi Pulat Yüksel Tacar, “görgüsüzlük gösterisi” haline getirilen NATO zirvesine günler kala aramızdan ayrıldı.

Devamını Oku
08.07.2026
NATO Ankara zirvesi

AKP ve iktidarını sürdürme telaşındaki Erdoğan, Türkiye’yi CHP butlan kararı ve 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO Zirve Toplantısı’na kilitlemeye çalışıyor.

Devamını Oku
01.07.2026
Evdeki hesap çarşıya uymayınca...

Gerçeğin en yalın ifadesi olan atasözleri, insanoğlunun binlerce yıl yaşadıklarından çıkardığı derslerin, veciz biçimde ifadesidir.

Devamını Oku
24.06.2026
Osmanlı’yı batırdınız...

Kendi ifadesiyle, “Cumhuriyeti savaş meydanlarında kuran Cumhuriyet Halk Partisi”nin (CHP) başına, hukuksuz bir yargı kararı ile getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Osmanlı coğrafyasında var olması ve o coğrafyaya doğru büyümesi gerektiğini” söyledi.

Devamını Oku
17.06.2026
Türk diplomatı olmak

Diplomat hele büyükelçi olmak zordur.

Devamını Oku
10.06.2026
Caydırıcılığını yitiren Türkiye

Çatışan çıkarların uzlaştırılması sanatı olan diplomasinin başarısı, bir devletin iç durumuna, ekonomisinin ve silahlı kuvvetlerinin gücüne daha da önemlisi, iktidarın devletin gücünü kullanma iradesine, kararlılığına ve kullanabilme becerisine bağlıdır.

Devamını Oku
03.06.2026
İktidarlar sonsuz değildir

Demokraside iktidarlar değişir.

Devamını Oku
27.05.2026
Ey Türk gençliği!

Devletin ana unsurları, ülke ve ulustur.

Devamını Oku
20.05.2026
Bir AKP-Erdoğan klasiği: Afrika

1990’lı yıllarda Dışişleri Bakanlığı, Afrika kıtasının gelecekte dünya ekonomisinde önemli rol oynayacağını görüyor, Çin’in kıtaya ilgisini yakından izliyordu.

Devamını Oku
13.05.2026
Türkiye adım adım savaşa mı gidiyor?

Prusyalı General Carl von Clausewitz’in söylediği gibi, “Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır.”

Devamını Oku
06.05.2026
Türkiye çaresiz değildir!

Türkiye’nin içine düşürüldüğü çaresizlik, uzun diplomasi yaşamında kendisini hiç çaresiz hissetmeyen beni isyan ettiriyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Antalya’da sallanan parmaklar

17-19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek” konulu Antalya Diplomasi Forumu önemli ve ibretlik açıklamalara sahne oldu.

Devamını Oku
22.04.2026
Türkiye ve yeni dünya

Dünya yeni bir düzene doğru yol alıyor.

Devamını Oku
15.04.2026
Türkiye sömürge olmamalı!

Bir ülke nasıl sömürge olur?

Devamını Oku
08.04.2026
Tehlikeli ilişkiler

İran’ın direnişi, ABD ile İsrail’i, içte ve dışta gün geçtikçe zora sokuyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Ne yaptığını bilmemek

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı zafer kazanan tek devlettir.

Devamını Oku
25.03.2026
Biz füzelere bakarken

Böylesi hiç görülmedi.

Devamını Oku
18.03.2026
Kaybederek kazanmak

Trump, ABD savunma sanayi devlerini toplayıp silah ve mühimmat üretimini artırmalarını istemiş.

Devamını Oku
11.03.2026
Son hedef Türkiye

II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzen, ABD tarafından, sinsi ve acımasız yöntemlerle yıkılıyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Türk-Yunan sorunları. Hukuku doğru okumak

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, artık bir başbakanımız olmadığı için rütbesi yükseltilip Erdoğan tarafından ağırlandı.

Devamını Oku
25.02.2026
Türkiye için yeni fırsat

Münih Güvenlik Konferansı’ndaki tablo, Türkiye için yeni bir fırsattır.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ve Avrupa Birliği

AB kısa bir süre önce Hindistan’la Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladı.

Devamını Oku
11.02.2026
Doğru dış politika

İsrail’in, Ortadoğu’yu ABD eliyle yeniden şekillendirmek için Trump’a, Epstein şantajı yaptığı dahi konuşuluyor.

Devamını Oku
04.02.2026
Suriye dersleri

Atatürk’ün, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Numan Menemencioğlu’na, “Batı’nın emperyalist emellerine alet olmayın” dediği aktarılır.

Devamını Oku
28.01.2026
Grönland, NATO ve Türkiye

Trump’ın Grönland’a “el koyma” hırsı, ABD için yeni olmasa da bugün farklı bir anlam taşıyor.

Devamını Oku
21.01.2026
Bağımsız dış politika

Suriye ve İran’da yaşananlar, Türkiye açısından, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken gelişmelerdir.

Devamını Oku
14.01.2026
Amerikan Barışı!

Şili’nin sosyalist devlet başkanı Allende’yi intihara(!) sürükleyen, ABD (CIA) destekli General Pinochet darbesi (1973) sırasında Buenos Aires Büyükelçiliğimizde görevliydim.

Devamını Oku
07.01.2026