Ecevit'in Doğum Gününde Erdoğan'lı Gözlem

Ecevit'in Doğum Gününde Erdoğan'lı Gözlem

28.05.2013 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün Bülent Ecevit’in doğum günü.
Yaşasa idi, 88 yaşına basacaktı.
Ecevit, Başbakanlığı sırasında
Tayyip Erdoğan ile hiç karşılaşmadı.
Erdoğan da Başbakan iken, Ecevit ile hiç bir araya gelmedi,
Ecevit, Danıştay saldırısında öldürülen Daire Başkanı
Mustafa Özbilgin’in cenaze törenine gitmişti.
Tayyip Bey de törene katılsa halef - selef belki orada karşılaşacaklardı.
Ama katılmadı, katılamadı.
Ecevit o törende rahatsızlandı.
Evine döndü, daha sonra beyin kanaması geçirdiği anlaşılınca GATA’ya kaldırıldı.
Erdoğan da ertesi gün, dönemin Dışışleri Bakanı
Abdullah Gül ile birlikte ziyarete geldi.
Rahşan Hanım, Erdoğan ve Gül ile karşılaşmak istemedi.
Ev sahipliğini parti adına Genel Sekreter sıfatıyla bendeniz yaptı.
GATA’nın VIP Salonu’nda kahve çay ikramından sonra, Başbakan bodoslomadan söze girdi:
“Yav, törenin çok kalabalık olacağı belliydi. Hava da sıcak. Sağlığı da pek müsait değilmiş. Cenazeye gelmesine neden izin verdiniz ki?”
Yani demek istiyordu ki:
“Asıl kabahat sizde yani, Rahşan Hanım’da!”
Bu sözleri nedense bana bakarak söylüyordu.
Rahşan Hanım, Tayyip Bey’i ilk ve en iyi çözenlerdendi.
Niye aniden ortadan kaybolduğu böylece anlaşıldı!
Başbakan bendenize bakıyor ve açıkça yanıt bekliyordu.
O günlerde milletvekili sıfatı da taşımadığımız için kendimi daha çok gazeteci gibi hissetmenin de rahatlığıyla:
“Efendim, dedim, Sayın Ecevit, Cumhuriyet kuşağı devlet adamlarından, eğer devletin temel direklerinden biri olan Danıştay’a bir saldırı olmuş ve bir mensubu görevi başında şehit edilmiş ise Ecevit gibi bir insan sürünecek durumda da olsa cenazesine gider. Kimse buna engel olamazdı!”
Bu yanıtın ucundaki
“Ülkenin başbakanı olarak asıl siz neden o cenaze törenine katılmadınız?” sorusunu hemen anladı ki..
Hiç üstelemedi.
Bu kez bir başka yönden bir başka atışa geçti:
“Haberler var. Rahatsızlandığı halde ona dondurma yedirmişsiniz!!”
Tayyip Bey, hasta ziyaretine değil adeta yargılamaya gelmiş gibiydi.
Demek istiyordu ki:

\n

“Benim muhterem selefimi iyi koruyamadınız. Hem hasta hasta cenazeye getirdiniz, hem de dondurma yedirdiniz!”
Tipik Tayyip Erdoğan’lıktı bu.
O sırada Başbakan’ın korumalarını atlatıp ata binmesi ve atın sırtından düşmesi olayı hâlâ gündemdeki tazeliğini koruyordu.
O talihsiz olayı ima ederek:
“Doğrudur. Eve dönerken dondurma alındı. Ama dondurma kendisine verilmedi! Sayın Ecevit’in korumaları onu iyi koruyor.”
Başbakan
“Öyle mi” diyerek hafifçe tebessüm etti.
Çizmeden yukarı çıkmak için çanak tutmanın gereği olmadığını mı fark etmişti.
Yoksa bendenize mi öyle gelmişti, bilmek zordu.
Bu fırsattan yararlanıp Kocatepe Camisi’nde her cenaze töreninde yaşanan kargaşanın asıl nedenini dile getirmenin tam zamanı diyerek söze devam ettim:
“Sayın Ecevit’in fenalık geçirmesine yol açan, cami girişinin yanlış planlanmış olması. Sıcak ve kalabalıktan çok, musalla taşı ve çevresine ulaşmanın zorluğu ve merdivenlerin yanlış planlanması ve tabut taşımaya uygun olmaması. Bu ıstırap ve kaos her cenazede yaşanıyor. Bunun düzeltilmesi gerek!”
“Bu söylediğiniz haklı olabilir belki. Ama bizim mimarların eserlerine ve planlarına dokunmak mümkün değil. Dokundurtmuyorlar!”
“Mimar Sinan’ın Süleymaniye’sine bile dokunuluyor! İstenirse Kocatepe’de her cenazede yaşanan bu işkence düzeltilir!”
Başbakan yine hafif bir tebessümle Gül’e bir nazar atıyor.
Birlikte kalkıyorlar.

\n

***

\n

Başbakan ile baş başa ilk ve son deneyimin “ölümsüz bir anı” niteliği elbette yok.
Ama o gün ve sonrasında milyonlarca yurttaşımızla birlikte kendisyle ilgili zengin bir izlenim ve kanaat oluştu.
Ama bu izlenim ve kanaatim, restlantıya bakın ki dün AKP miletvekili
Nursuna Memecan’ın Hürriyet’te söyledikleriyle örtüşüyor:
“İnsanlarda bir korku var. (Yani çevresindeki AKP’lilerde demek istiyor.) Ya konuşunca herkesin içinde beni bozarsa. Aslında o tersleme değil, söylediğinin arkasında mısın diye seni test ediyor.”
Bendenizin naçiz Kocatepe itirazı deneyiminde tam da öyle oldu.
Merhum Ecevit’in kalabalık ve sıcak kadar Kocatepe Camisi’nin cenaze törenlerindeki münasebetsiz planı yüzünden rahatsızlandığını o da kabul etti.
Ki, çok musalla

\n

taşı çevresinde
ve merdivenlerde önemli ve medeni düzenlemeler yapıldı.

\n

Başbakan keşke muhalefetin bazı görüşlerine de kulak verebilse...
Ama ölen öldükten ve Basra harap olduktan sonra değil...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Dijital siber ama tekinsiz

23 Nisan’a günler kala ortaokul öğrencisi 14 yaşındaki İsa Arda, okul çantasına yerleştirdiği polis müdürü babasına ait beş ayrı tabancasındaki sayısız mermiyi ateşleyip 8 öğrenci ile bir öğretmeni katletti.

Devamını Oku
26.04.2026
Kökü mazideki ati!

Değil Türkiye’nin, İstanbul’un bile başına gelmediği 32 yıl önce şunları not etmişiz...

Devamını Oku
29.03.2026
Apo’nun gidişi, RTE’nin işi

PKK kurucu önderi, “sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun bir arada yaşama sorununa çözüm bulma amacı taşıdığını” da ilan etti.

Devamını Oku
01.03.2026
Türkiye Cumhuriyeti ve cıhar mıh!

Ramazan arifesinde ve tam da TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Raporu’nun açıklamasına günler kala çok önemli ve tarihsel bir başka açıklamaya daha tanık olduk:

Devamını Oku
23.02.2026
Umut hakkı ve FETÖ

Tarih yazmak değildir her siyasi liderin işi...

Devamını Oku
15.02.2026
Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Devamını Oku
08.02.2026
Siyasetin ve ömrün sınırları-İsmail Cem

Onu da bir başka 24 Ocak’ta kaybettik.

Devamını Oku
01.02.2026
Tekinsiz... Bak ama anma!

Milyonlarca veli, yüz binlerce öğretmen iyi tanıyor, biliyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Kara kışta karanlık politika

Bugün 21 Aralık.

Devamını Oku
21.12.2025
Düş kurma günü...

Ne 21 yaşına yeni basmış, dünya ölçeğinde piyanist olma yolundaki Tuna Tüney’le ilgili ne de Türk Beşleri ile Mozart’ın Türk Marşı’nı okyanusun ötelerine taşıyan ulusal onurumuz maestro Gürer Aykal’ın coşkuyla seslendirdiği “Ey vatan gözyaşların dinsin...” marşı ile... “8 Aralık çok önemli gün!” diyor.

Devamını Oku
07.12.2025
Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Devamını Oku
30.11.2025
Risk-almak vermek

En dehşetengiz proje nedir?

Devamını Oku
23.11.2025
Abalar Feda Muazzez Hanım'a

Abalar fena Muazzez Hanım'a

Devamını Oku
16.11.2025
10 Kasım sırtlanlığı

10 Kasımlarda “Atam sen rahat uyu!” sloganını duyamaz olduk: Biliyoruz ki “Saygı duruşu, sap gibi durmaktır” diyen zihniyet iktidar olduğundan beri Atatürk’e rahat uyu demenin manası yok.

Devamını Oku
09.11.2025
Kasım notları

Kasım notları

Devamını Oku
02.11.2025
Durumlara rağmen doğa yasası şaşmaz

Para politikalarının mucidi ünlü ekonomist Milton Friedman (1912-2006) sanki bizimki için söylemiş: “Bir hükümet, bazen bir sorunu çözmeye kalkınca o sorun daha da büyük bir sorun haline gelir!”

Devamını Oku
26.10.2025
Şeytan-ı Racim-10.10.10

Ankara Tren Garı, Cumhuriyetin belleğinde bir istasyondan fazlasıdır.

Devamını Oku
12.10.2025
Trump ile trampa

Meşruiyet değildir AKP’nin en müşkül işi, müşkül odur ki meşruiyet ararken kördüğüm eder memlekette her işi.

Devamını Oku
28.09.2025
Amerikan açık pokeri

ABD’nin değil, dünyanın da tek adamı (!) Trump, sonunda bizim tek adamımız Erdoğan’ı bu perşembe günü Beyaz Saray’ında kabul edecek. Yaşasın.

Devamını Oku
21.09.2025
Kemal Bey... Tarihi ve talihi

Yarın 15 Eylül, tarihi bir gün.

Devamını Oku
14.09.2025
Baba-oğul ilişkisi

“Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula geçer. R.T. Erdoğan 1994”.

Devamını Oku
07.09.2025
Babadan numarasız selefe...

Tayyip Bey’in bekası için mesai harcayan etkili-yetkili külliye başdanışmanlarının 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in konuşmalarını da inceledikleri biliniyor.

Devamını Oku
31.08.2025
Erdal İnönü ve Kürt ittifakı...

TBMM tatilde, malum komisyon salı günü yine de toplanıyor.

Devamını Oku
17.08.2025
Kutlu olmayasıca Sevr!

Bugün 10 Ağustos 2025.

Devamını Oku
10.08.2025
Komisyonun yazgısı!

Şu satırlara bakar mısınız?..

Devamını Oku
03.08.2025
Yapay zeka Bodrum'da

Bodrum'da yabancı turistler ayrılırken okudukları kitapları otel lobilerindeki kitaplıklara “armağan” ediyorlar.

Devamını Oku
27.07.2025
Altan abisiz gazetecilik...

“Gazeteci olunmaz. Gazeteci doğulur” gerçeğine inanan kuşaktandı...

Devamını Oku
20.07.2025
Paşa gönül ittifakı...

Günlerdir tonlarca laf, demeç, açıklama, nutuk...

Devamını Oku
13.07.2025
Sessiz sabotaj...

İktidar belli ki geceleri meydanlardan caddelere taşan on binlerin, yüz binlerin anaforuna kapıldı.

Devamını Oku
06.07.2025
Keşke mutlak butlanlansa...

Tayyip Bey'e siyasette ikbal yolunu açanlar onu milletvekili bile değilken Beyaz Saray’da ağırlayanlardı.

Devamını Oku
29.06.2025
Bir yıldız kaydı...

Bugün Çetin Altan’ın 98. doğum günü. Kemal Gür’ün ölümünün de 4. günü. H Çetin Altan’ın sadık okurlarındandı.

Devamını Oku
22.06.2025
TERÖR ÇÖPLÜĞÜ ORTADOĞU...

Komisyonumuz 'yağmasa da gürlemeye' kararlı!

Devamını Oku
15.06.2025
Hepimiz bir tür kurbanız bayramı...

Kutlu olsun! Bayram gönüllere de gele, daha da gitmeye.

Devamını Oku
08.06.2025
MHP’nin ‘görünmez el’i

Tüm siyasal partiler kurulurken fabrika ayarına sahiptir. Zamanla ve/veya parti yönetimleri el değiştirdikçe bu ayar değişir, bozulur, tanınmaz hale gelebilir.

Devamını Oku
01.06.2025
Başbuğdan Bahçeli’ye vasiyet mi?

Bu bir “belge” yazı.

Devamını Oku
25.05.2025
Gitanjali ve Ecevit

Bugün 18 Mayıs 2025.

Devamını Oku
18.05.2025
Notre Dame’ın değil, TC’nin iki kamburu

Notre Dame’ın değil, TC’nin iki kamburu

Devamını Oku
11.05.2025
Nermin... Bir Cumhuriyet şarkısı

Nermin... Bir Cumhuriyet şarkısı

Devamını Oku
27.04.2025
Baharlar tekin değil!

Baharlar tekin değil!

Devamını Oku
13.04.2025
Ucuz üyelik yahnisi

Ucuz üyelik yahnisi

Devamını Oku
06.04.2025