Ayşe Emel Mesci

Ali Cem Köroğlu’nun hesabını kim verecek?

07 Aralık 2020 Pazartesi

İçim yanıyor.

Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sahne tasarımcılarından birini, güzel insan Ali Cem Köroğlu’nu kaybettik.

Bugün aslında sanatın ve tiyatronun insanlığa nasıl umut aşıladığı üzerine bir yazı yazacaktım. Ama cumartesi sabahı gelen telefonla film koptu: Ali Cem Köroğlu artık aramızda değil!

İçim yanıyor ve bana bir cinayetin anatomisini yazmak kaldı bugün.

Bir cinayetin anatomisi

Öznur Oğraş Çolak, 6 aralık (Pazar) günü çıkan haberinin başlığında çok doğru bir soru soruyor: Ali Cem Köroğlu’nu kim öldürdü?

Çeşitli tiyatro sanatçısı dernekleri zaten bir süredir yaptıkları açıklamalarla ısrarla soruyorlardı: Giderek ağırlaşan pandemi koşullarında, Devlet Tiyatroları neden hâlâ ısrarla açık tutuluyor, tüm çalışanların ve seyircilerin hayatı niçin tehlikeye atılıyordu? Ali Cem Köroğlu’nun ölümünden sonra Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) tarafından yapılan açıklamada belirtildiği gibi “İzmir’den çok tatsız ve kötü söylentiler yayılmakta” idi.

Ne olmuştu İzmir’de?

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’un oğlu Akın Kurt’un oynadığı tek kişilik oyun “Karıncalar/Bir Savaş Vardı”nın İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi’nde 24 Kasım’da yapılan prömiyerinden sonra Akın Kurt’un PCR testi pozitif çıkmış, Covid-19’a yakalandığı anlaşılmış, ardından oyunun dekor-kostüm tasarımcısı Ali Cem Köroğlu’nun yanı sıra, oyunun yönetmeni olan, bir dönem Ankara Devlet Tiyatrosu müdürlüğü de yapmış sevgili Akif Yeşilkaya, oyunun yönetmen yardımcısı Ersin Ayhan’ın da aralarında olduğu, sanatçısından teknik elemanına, temizlik görevlilerine kadar toplam 25 kişiye Covid-19 tanısı konmuş, yaklaşık 30 kişi de “temaslı” olarak saptanmıştı. (Bu arada bu kişilerin DT’de çalışmayan ailelerinin durumu hakkında bir bilgim yok.)

‘Kırmızı Salı’

Söylendiğine göre, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt bir süre önce tiyatrodaki ofisinden ayrılıp eve geçti. Kısa bir süre sonra da Covid-19 testi pozitif çıkınca, karantina süreci başladı. Bu arada eşi de oğlu Akın Kurt’un prömiyer öncesi yanında olmak ve prömiyeri izlemek için İzmir’e gitmişti. İzmir’de rahatsızlandı, nitekim prömiyeri de izleyemedi. Prömiyer günü, Akın Kurt kendini çok iyi hissetmediğini söyledi ve ertesi gün Covid-19 testi yaptıracağını açıkladı. Bütün bu gelişmelerin sonucunda, yukarıda özetlediğim acı tablo ortaya çıktı. “Karıncalar”ın 24 Kasım Salı günü yapılan prömiyeri, İzmir Devlet Tiyatrosu ve sevgili Ali Cem Köroğlu için “Kırmızı Salı” oldu; cinayet göz göre göre gelmişti.

‘Korona olursam kurtulamam ben’ demişti...

DETİS’in açıklamasındaki iki madde çok önemli: Birincisi, derhal soruşturma açılmalı ve olaydan birinci derecede sorumlu yetkililere, soruşturmanın selameti adına, “tedbiren” görevden el çektirilmelidir. (Çeşitli kişilere telefonlar edilerek, olayı örtbas etmeleri yönünde baskı yapıldığı söylentileri dolaşıyor.) İkincisi, “Karıncalar” oyununda çalışan herkes, bilgilerine/tanıklıklarına başvurmak üzere soruşturmaya dahil edilmelidir.

Ayrıca, başka çeşitli bölgelerinden de pandemi haberleri gelen Devlet Tiyatroları salgın süreci boyunca perdelerini kapatmalı, çalışanların ve seyircilerin sağlıkları ve hayatları güvence altına alınmalıdır.

Cehalet, vurdumduymazlık, insan sağlığını ve hayatını hiçe sayan vicdansızlık, yalancılık birtakım kifayetsiz muhterislerin şahsında el ele verdi, gerçek yaratıcı bir sanatçıyı, büyük bir değeri, iyi yürekli, güzel insan Ali Cem Köroğlu’nu koparıp aldı bizden. Bir arkadaşına “Korona olursam kurtulamam ben” demişti, sanki olacakları biliyormuş gibi...

Şimdi soruyorum, soruyoruz: Ali Cem’in hesabını kim verecek?

Bu süreçte hastalanan herkese geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Seçmeyi ve görmeyi bilmek 21 Haziran 2021