Ayşegül Yüksel

Oktay Arayıcı ‘Nafile Dünya’ demişti

30 Ocak 2024 Salı

Oyun yazarı, senarist, radyo programcısı Oktay Arayıcı’yı 21 Ocak 1985’te yitirmiştik. Ülkemizde nice fırtınaların estiği 1970’li ve 80’li yılların yıldız tiyatro yazarlarından biriydi. Öldüğünde yalnızca 49 yaşındaydı. Türk tiyatrosuna bir kez daha yazık oldu. Çünkü tiyatromuzun ilerici, toplumcu kanadına yazar ve/ya da uygulamacı olarak emek vermiş olan Sermet Çağan, Güner Sümer, Asaf Çiyiltepe ve Vasıf Öngören’le aynı kuşaktandı ve onlar gibi, yeterince yapıt üretemeden, aramızdan çok erken ayrıldı. Senaryo ve oyun yazarı olarak yaptığı çalışmaların çoğu ödüllere değer bulunmuştu.

Arayıcı’nın 2000’li yıllarda en çok sahnelenen oyunu “Rumuz Goncagül”dür (1981-82 AST). Evde kalma korkusuyla rumuz kullanarak gazetelere ilan veren bir genç kızın öyküsü çerçevesi içinde biçimlendirildiği için “popüler” anlayışa daha çok seslenen, geleneksel tiyatromuzun çeşitli örgeleriyle bezeli olan, epik tiyatronun düşünsel ağırlığının da yer yer duyulabildiği bu müzikli güldürü yanında, en ünlü oyunları, toprak reformu olgusunu Türkiye’nin 70’li yıllardaki güncel tartışma gündemi içinde epik tiyatro yöntemleriyle işleyen “Bir Ölümün Toplumsal Anatomisi” (1978-79 Devlet Tiyatroları) ve “Seferi Ramazan Bey’in Nafile Dünyası”dır.

70’LERİN EN ÖNEMLİLERİNDEN

Her üç oyunun da dünya prömiyerini izlemiş bir seyirci olarak benim oyum “Nafile Dünya”dan yanadır. 1971’de ilk kez Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenen oyun, metnin ve sahnede canlandırılışın pek çok özelliği nedeniyle, 70’li yılların en önemli sanat olaylarından biri olarak tiyatro tarihimize geçmiştir. Yalçın Tura’nın müziği ve Ergin Orbey’in rejisiyle sunulan oyun, sanatçılardan özenli ve duyarlıklı yorumlar isteyen bir yapıttır. Şablon tiplemeler ve kaba bir üslup anlayışıyla oynandığında, sahne olayı olarak değerinden çok şey yitirir. AST yapımında Ramazan’ı kısa bir süre için Rana Cabbar oynamış. Benim izlediğim Komiser, Erkan Yücel’di. Arayıcı’nın hemen ardından, henüz 41 yaşındayken yitirdiğimiz bu parlak oyuncu, son derece titiz bir ekip çalışmasının ürünü olan yapımda, Ramazan’ı ancak Charlie Chaplin’in “Şarlo” ile yarattığı trajikomik etkiyle kıyaslanabilecek bir ustalıkla yorumlamıştı.

Oyun, 12 Mart döneminin baskı ortamında sıkıyönetimce Ankara ve İzmir’de yasaklanmış, Ankara Sanat Sevenler Derneği tarafından ise “yılın oyunu” seçilmişti. Arayıcı’nın “seyirlik komedya” adını verdiği “Nafile Dünya”nın iletisi, polislik uğraşına 1930’larda başlayan ve zaman içinde Cumhuriyet rejimine ve/ya da devlete hizmet ilkesine hep bağlı kaldığı için, yozlaşan toplumsal koşullara yenik düşen bir küçük adamın komik olduğu denli trajik öyküsü doğrultusunda biçimlenir. Komiser Ramazan, bir bakıma, kurmaca dünyamızın bir başka küçük adamı olan, Orhan Kemal’in Murtaza’sına selam göndermektedir.

BRECHT TİYATROSUNDAN BİZE

Ramazan nesli gitgide tükenmekte olan insanlarımızdandır. “Para”nın tüm değerleri çiğnediği toplumsal ortamda, namus, doğruluk, görev sorumluluğu gibi erdemleri savunduğu için çeşitli kesimlerden kişilerin çıkarlarıyla çatışan, kahramanlığın artık geçerli olmadığı bir dünyada “kahramanlığa soyunduğu” için başarılı olamayan ve neden başarılı olamadığını anlayamayan Ramazan’ın içinde bocaladığı “ironi” Brecht tiyatrosunun “eleştirel bakış açısı” ile biçimlendirilmiştir. Bu yaklaşım, seyirlik geleneğimizin tipleme ve söyleşim yoluyla gerçekleşen “sıcak” iletişim ortamına sindirilmiştir. Ramazan’ın serüveni böylece, atılan her kahkahanın bıraktığı “buruk tat” ile biçimlenir. 

Arayıcı’yı yitireli 39 yıl olmuş. Oysa oyunlarının ilk gecelerinde, seyirciyi selamlamak için sahneye çağrıldığında, yerinden hızla kalkarak, zarif adımlarla ilerleyişi, sahnedeki ince uzun görüntüsünü dingin, özgüvenli bir gülümsemeyle süsleyişi sanki dün yaşanmış gibi gözümün önünde...

Nafile Dünya” çivisi yerinden oynamış toplumsal düzene “ironi”nin aynasını tutan, yazıldığı 55 yıl öncesinden bu yana güncelliğini hep koruyan bir oyun. Çok daha sık sahnelenmeli...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Halkevlerinde tiyatro 13 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları