Ankara Devlet Tiyatrosu, Alexis Michalik’in yazdığı “Edmond” başlıklı oyunla seyirciyi tiyatrocuların dünyasına götürüyor. İpek Özgüven’in Türkçeleştirdiği yapıtı İlham Yazar sahnelemiş. Dekor tasarımı Murat Gülmez, giysi tasarımı Tuğçe Özdemir, ışık tasarımı Mustafa Bal imzasını taşıyan yapımın müziğini Ali Erel, koreografisini Burçak Işımer yapmış. Sahne olayı 30 oyuncunun katkısıyla gerçekleştirilmiş.

Yazar Alexis Michalik, Polonyalı bir babayla İngiliz bir annenin çocuğu olarak 1982’de Fransa’da doğmuş ve orada yaşamış. Tiyatro eğitimini tamamladıktan sonra, yazdığı metinleri sahneye taşımış. Günümüzde yalnız tiyatro için değil sinema ve televizyon için de metin üreten bir yazar, yönetmen ve oyuncu. Önce Avignon’da sahnelenen Shakespeare ve Moliere uyarlamalarıyla tanınmış. Moliere Ödülleri’ne çokça aday gösterilen ve zaman zaman da bu ödüllere değer bulunan yazarın 2016’da kaleme aldığı, 2017’de Paris’te sahnelenen “Edmond” ödüllü oyunlarından biri.
‘CYRANO’NUN YAZILMA SERÜVENİ
Perde arası ile birlikte üç saat süren oyunda yaşanan tiyatrocular serüveni bizi 1895 yılının Paris’ine götürüyor. Yapıt, Fransa’nın neo-romantik akım yazarlarından Edmond Rostand’ın “Cyrano de Bergerac”ı yazma sürecini ve oyunun ilk kez sahnelenişini 80 tabloda anlatıyor. Tablo sayısının aşırı yüksekliği oyunun iki ayrı düzlemde yer almasıyla açıklanabilir. Bir düzlemde “Cyrano” metni biçimlendirilirken yaşanan süreç gösterilirken ikinci düzlemde, bu oyunun çeşitli bölümleri sahneleniyor. Böylece hem sahnedeki “Cyrano”dan bölümler hem de sahne gerisindeki tiyatrocu yaşantılarını izliyoruz.
Michalik’in böylece oluşturduğu “oyun içinde oyun”un bir başka çekici özelliği de sahnede hem “trajedi” hem de “komedi” türlerinin yer alması. Yazar Rostand’ın sahne gerisindeki öyküsü “Cyrano”nun yazıldığı dönemde Fransa’da çok popüler olan bulvar komedisi biçeminde yazılmış. (Bu nedenle, dönemin usta komedi yazarları Georges Feydeau ve Georges Courteline de oyunda yer alıyor). “Cyrano” ise Rostand’ın “trajedi” olarak biçimlendirdiği bir dram. Böylece seyircinin, izlediği sahneye göre gülmesi ya da hüzünlenmesi amaçlanıyor.
İLHAM YAZAR’IN HÜNERLİ REJİSİ
“Edmond”, içerdiği çekici özelliklere karşın, Fransızcanın komedideki nüanslarından tam tat alamayan seyirci için çok uzun bir oyun. Yönetmen İlham Yazar bu gerçeğin bilinciyle kimi tabloları çıkarmış ya da kesmiş. Ancak “Cyrano” metninin kimi tablolarda yer alan ünlü şiirsel söylemini kısaltmaya kıyamamış. Çözümü sahne olayını hızla devindirmekte aramış. Oyunu çeşitli yükseltiler oluşturan platformlar üstüne yerleştirmiş. Gerekli dekorları da bu farklı düzlemler üstünde kurmuş. Böylece oyuncuların tablodan tabloya geçişte duraklamaksızın hareket edebileceği bir akış sağlamış. Ayrıca, tüm oyuncular koreografik bir düzen içinde dekor parçalarını taşıyarak uzam değişikliklerini gerçekleştirmekle görevlendirilmiş. Dekor, ışık ve koreografi tasarımı kusursuz bir sahne trafiği oluşmasında önemli işlevler taşıyor.
Yapımı sırtlayan oyuncuların oluşturduğu sahne trafiği her türlü övgünün üstünde bir ustalıkla hızlandırılmış. Dahası, bütün rollerde düzeyli yorumlar izliyoruz. (Çok sayıdaki oyun kişisinin kimlik özelliklerine göre yapılan giysi tasarımı, dönemin Paris’ini canlandırma işlevi de görüyor). Ağırlıklı rolleri üstlenen Serdar Kayaokay (Constant Coquelin), Cihan Kaymak (Honore), Eren Özkan (Volny), Müjgan Aksoy (Jeanne), Mihriban Rezzan Seyhan (Rosemonde), Ali Karaca (Jean Coquelin) ve Floury Kardeşler’de Orhan Özyiğit ile Onur Kocabaş yorumlarıyla öne çıkıyor. Epeyce “karta kaçmış”, çalçene oyuncu Maria’yı oynayan Fulya Koçak, bu rolde fars oyunculuğundaki ustalığını gözler önüne seriyor. Başroldeki Özgür Deniz Kaya ise gerek ses ve jest kullanımı gerekse bir tablodan bir başka tabloya geçişte benimsediği hareket düzeniyle çok enerjik ve sevimli bir komedi oyunculuğu sunarak Edmond Rostand karakterini taçlandırıyor.
Yönetmen İlham Yazar’ın -seyircinin algısını zorlamadan- “kısaltma” çabalarına karşın ikinci yarıda sahne trafiğinin enerjisi düşse de Devlet Tiyatroları’na yaraşır bir çalışma izlemenin sevinci oyun ötesinde de sürüyor.